Bu iyi bir şey, iyi, iyi. (Gülüşmeler)لكن لا بأس. انها جيدة. انها جيدة. انها جيدة.
Bu iyi bir şey, iyi, iyi. (Gülüşmeler)でも 美術評論家のコメントは すごいですよ
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Muzyka) (Śmiech) (Oklaski)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Nevetés) (Taps)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Nó rất tuyệt (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Râsete) (Aplauze)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Rires) (Applaudissements)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Skratt) (Applåder)
Bu iyi. (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Смях) (Аплодисменти)
Bu, iyi işleyen kilo verme yollarından biri... ancak devamlı değil, sorun da bu. (Gülüşmeler)(Rires)
Bu John McCain'in işine yarar mıydı sizce? (Gülüşmeler)Πιστεύετε οτι θα είχε βοηθήσει τον Τζον ΜακΚέιν; (Γέλια)
Bu, kamuya açık bütçe. (Gülüşmeler)Đây là ngân sách công khai.
Bu, kamuya açık bütçe. (Gülüşmeler)Ini adalah anggaran yang terbuka untuk umum.
Bu, kamuya açık bütçe. (Gülüşmeler)Αυτός είναι δημόσιος προϋπολογισμός.
Bu, kamuya açık bütçe. (Gülüşmeler)Это бюджет, открытый для публики.
Bu, kamuya açık bütçe. (Gülüşmeler)ご覧のように実際に触れられず
Bu kelime "belaltı edilmiş"dir. Şaşırmış ve öfkeliden türetilmiş bir birleşimdir. (Gülüşmeler)Ordet är "irrivånad": en blandning av irriterad och förvånad (Skratt)
Bu Kendinle Konuş Şapkası. (Gülüşmeler)Cái này gọi là Chiếc mũ Tự Thoại (Tiếng cười)
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor. (Gülüşmeler)Αυτό δε σημαίνει πως ευθύνονται τα λαχανικά ούτε το ελαιόλαδο.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi. (Gülüşmeler)To jak prowadzenie głupiego przez ślepego (Śmiech)
Bu kuklalar Dünya Bankası raporlarının geri dönüşüm ürünlerinden yapıldı. (Gülüşmeler) (Alkışlar)Boneka ini terbuat dari laporan Bank Dunia yang didaur ulang. . .
Bu kuralların varlığından da önemli olan şey bunların sürekli değişmeleridir. (Gülüşmeler)Lebih dari itu, semua peraturan ini terus berubah (Tawa)
Bu kuralların varlığından da önemli olan şey bunların sürekli değişmeleridir. (Gülüşmeler)Và trên tất cả những quy tắc này chúng vẫn đang thay đổi (Tiếng cười)
Bu makinenin onlarla üç farklı davranış aşamasıyla dalga geçtiğini biliyorlar. (Gülüşmeler)Sanno che la macchina ha interagito con loro, in tre diversi modi (Risate)
Bu Marlboro ülkesinden. (Gülüşmeler)Acesta este ţara Marlboro (râsete)
Bu Marlboro ülkesinden. (Gülüşmeler)Questo è dal Marlboro Country (Risate)
Bu Marlboro ülkesinden. (Gülüşmeler)(Smích)
Buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)И выглядеть это будет примерно так.
Buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)И резултатът ще е нещо такова.
Buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)Ось так це приблизно буде виглядати.
Buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)سيبدو كشيئ من هذا القبيل.
Buna benzer bir şey. (Gülüşmeler)真ん中の写真は ちょっと不自然ですが
Buna bir bakalım. (Gülüşmeler)("Není ve skutečném měřítku!") (Smích)
Buna bir bakalım. (Gülüşmeler)Nicht maßstabsgerecht] (Lachen)
"Buna dinazor diyemezsin, ama velociprator'a bak, o acaip fiyakalı." (Gülüşmeler)"Îi poți spune dinozaur, dar ia uită-te la velociraptor, velociraptorul este cool" (Râsete)
Buna hepimizin dikkat etmesi gerek. (Gülüşmeler).Daarvoor zullen wij allen moeten waken.
Buna hepimizin dikkat etmesi gerek. (Gülüşmeler).De eso es de lo que tenemos que cuidarnos todos nosotros.
Buna hepimizin dikkat etmesi gerek. (Gülüşmeler).그런데 그런 걸 우리가 조심해야 하죠.(웃음).이 모임에선 특히 말입니다.
Buna hepimizin dikkat etmesi gerek. (Gülüşmeler).Ето за какво ние всички трябва да внимаваме.
Buna hepimizin dikkat etmesi gerek. (Gülüşmeler).「その本の論旨が全て怪しいという先入観を読者に抱いてほしくないからだ」
Buna izin verilmemişti zaten. (Gülüşmeler)Vì tôi gần như chẳng được phép làm điều đó (Tiếng cười)
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Apesar disso, nesta terra de violência e caos, podemos ouvir risos escondidos agitando-se nas árvores.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.A přece v této zemi násilí a chaosu můžete slyšet skrytý smích ozývající se mezi stromy.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Cependant, dans ce pays de violence et de chaos, on peut entendre des rires cachés qui parcourent les arbres.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.하지만, 이 폭력과 혼란의 땅에서 숲을 흔드는 숨은 웃음소리를 들을 수가 있습니다.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Ma, in questa terra di caos e di violenza, si sentono le risate nascoste che fanno ondeggiare gli alberi.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Még, ezen az erőszak és káosz földjén is hallhatsz rejtett nevetést ami megingatja a fákat.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Men i detta land av våld och kaos, kan du höra dolda skratt svajande i träden.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Sin embargo, en esta tierra de violencia y caos se puede oír la risa escondida meciendo los árboles.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Și totuși, în această lume a violenței și a haosului, poți auzi râsete ascunse care mișcă arborii.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Toch is in dit land van geweld en chaos, tussen de bomen een verborgen lachen te horen.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.W tym chaotycznym miejscu słychać jednak ukryty śmiech poruszający drzewa.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Παρ' όλα αυτά, στη γη της βίας και του χάους, ακούς κρυφά γέλια ανάμεσα στα δέντρα.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.И все пак, в тази земя на насилие и хаос, можете да чуете скрит смях, поклащащ дърветата.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.И здесь, на этой земле насилия и хаоса можно услышать затаенный смех, колышущий листву деревьев.\
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.Однак в цьому краї хаосу і насильства можна почути потайний сміх, який гойдає дерева.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.ועדיין, בארץ זו של אלימות וכאוס, ניתן לשמוע צחוק חבוי המנדנד את העצים.
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.ورغم ان الكونغو بلد العنف والفوضى الا انه يمكن سماع ضحكات خفية تتجول على اغصان الاشجار
Buna rağmen, bu şiddet ve kaos topraklarında siz ağaçlarda sallanan gizli gülüşmeleri duyabilirsiniz.ひそやかな笑い声が 木々を揺らすのを聞くことができます 誰がそんなことをしているのでしょう?
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."저기, 특수상대론과 불일치 하는 것 같은 실험을 한 사람이 있는데 DC 밀러라고 말야. 어떻게 생각해?" 그러면 그는 이렇게 말할 겁니다. "아, 틀렸을 거야." (웃음)