Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)Y digo: "¿Dónde están los de Qatar?" (Risas) (Aplausos)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)Zeptal jsem se: Oni na to:
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)Ρώτησα, "πού βρίσκονται οι άνθρωποι από το Κατάρ;" ( Γέλια) (Χειροκρότημα)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)"А где же катарцы?" (Смех) (Аплодисменты)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)"Къде са катарците?" (Смях) (Аплодисменти)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)Я запитав: "А де ж катарійці?" (Сміх) (Оплески)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)שאלתי, "יש פה אנשים מקטאר?" [צחוק] [מחיאות כפיים]
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)قلت له : أين القطريين ؟ (تصفيق)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)(拍手) 返事はこうでした 「今は暑すぎますね
Bende o telefonu hiç görmediğimi söyledim. (gülüşmeler)Eu i-am zis, "Nu am vazut niciodata asa ceva (Rasete)
Ben de üç dolarla bu işi halletmenin bir yolunu buldum ama sakın fon sağlayıcılarıma söylemeyin. (Gülüşmeler)Zaproponowałem sposób za trzy dolary, ale nie mówcie moim sponsorom.
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Dite "Sì" (Risate)
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Dites, " Oui. " (Rires).
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Mondja, "A-je" (Nevetés)
"Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Powiedz, "Aye" (Śmiech).
Ben hep prezervatif taşıyorum, ve kimseyle yatamıyorum. (Gülüşmeler)Tôi lúc nào cũng mang bao cao su và tôi không bao giờ làm thế (Tiếng cười)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Acum, perspectiva mea este extrem de -- (Râsete)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Az én szemszögem, egy kiváltképp -- (Nevetés)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Bây giờ cách vẽ của tôi một cách cụ thể là -- (Cười)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır. Başka türlü yapamam.Můj pohled je hodně ("Diplomacie lichotek:
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Nun ist mein Blickwinkel ein spezifisch ... (Lachen) ein spezifisch amerikanischer Blickwinkel.
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Obecnie moja perspektywa jest szczególnie -- (Śmiech) moja perspektywa jest szczególnie amerykańska.
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Bien, mi perspectiva es particularmente... (Risas)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Cara pandang saya secara khusus -- (Tawa)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)이제 제 관점은 특별히 -- [검은 옷이 당신의 눈을 돋보이게 하네요] (웃음)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Mais mon point de vue est particulièrement -- (Rires)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Mijn perspectief is bepaald -- (Gelach-
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Mitt perspektiv är ett ganska -- (Skratt)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Môj pohľad je predovšetkým - ("Lichotivá diplomacia: Čierna naozaj zvýrazňuje vaše oči.") (smiech)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Η δική μου σκοπιά είναι μια ιδιαίτερα- (Γέλια)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Моё будущее совершенно
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Мої плани на майбутнє абсолютно -- (Сміх)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)Сега моята гледна точка е особено - (Смях)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)עכשיו הפרספקטיבה שלי היא בפרט -- (צחוק)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)حسناً .. إن منظوري هو في الحقيقة .. (ضحك)
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler)私の見方は 特に アメリカ人的な見方です
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Ce n'est pas ma faute, parce que ... (rires)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Đâu phải lỗi của tôi - (Tiếng cười)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Es ist nicht meine Schuld... (Gelächter)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Het is niet mijn fout, want -- (Gelach)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Itu bukan salah saya, karena -- (Tawa)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)제가 보고 있는 사람들의 탓이라는 점입니다. (웃음)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Nem rajtam múlik. (Nevetés)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Není to moje chyba, protože — (Smích)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Nie je to moja vina, lebo ... (Smiech)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)No es mi culpa, porque... (Risas)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Non è colpa mia, perché -- (Risate)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Nu e vina mea. (Râsete)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)(Risos)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)To nie moja wina. (Śmiech)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Δε φταίω εγώ, επειδή -- (Γέλια)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)Не е моя грешка, защото...(Смях)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)זו לא אשמתי, כי - (צחוק)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)وليس خطئي. (ضحك)
Benim değil, çünkü -- (Gülüşmeler)それと 思いがけないことが起きました
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim. GülüşmelerНямах предвид това (Смях)
Benim için risk, onun için değil. Çünkü bunu şu ana kadar sadece 1 kez yaptık. (Gülüşmeler)제게 그런거지 이분에게 그런게 아니죠?
Benim için risk, onun için değil. Çünkü bunu şu ana kadar sadece 1 kez yaptık. (Gülüşmeler)بالنسبة لي، ليس بالنسبة له. أليس كذلك؟ لأننا لقد فعلنا هذا مرة واحدة فقط من قبل.
Benim için risk, onun için değil. Çünkü bunu şu ana kadar sadece 1 kez yaptık. (Gülüşmeler)テクノロジーは お好きですよね?
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e. (Gülüşmeler)Stephanie Mann, que foi suficientemente louca para responder aos meus e-mails.