Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Every morning, there are 600 people queuing outside their offices to reclaim these characters.
(Islık) (Gülüşmeler)(Whistling) (Laughter)
(Gülüşmeler) Buna çok alıştım.(Laughter)
(Gülüşmeler) ♪♫♫♪♪♪♫♫♫♪♪♪ (Islık)(Laughter) (Music) (Whistling)
(Gülüşmeler) 2,5 metre uzunluğunda aldatıcı bir göze sahip boru.(Laughter) It's an eight-foot snout, with a googly eye.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.And inside it's got an 800-pound robot arm that I borrowed, (Laughter) from a friend.
(Gülüşmeler) 1971'de buradaydım,(Laughter)
Taş, kağıt, makas, kertenkele, Spock, göster [gülüşmeler]Rock, paper, scissors, scissors, Spock, shoot. [laugh]
Makas [gülüşmeler],[gülüşmeler] sadece denedim.Scissors. [laugh], [laugh] I tried.
Taş Kağıt Makas Kertenkele Spock göster! [gülüşler]Rock Paper Scissors Lizard Spock Shoot!
[gülüşler] İşte bu.On paper just from spock.
(Gülüşmeler) (Alkış) ♫ Soble:(Laughter) (Applause) ♫ Sobule:
Sonra ben -- (Gülüşler)So I -- (Laughter)
(Gülüşler) (Alkış)(Laughter) (Applause)
( Gülüşme )(Laughter) (Laughter)
(Gülüşmeler) Buna takılmıştı!He was obsessed with it!
Ya A'yı ya B'yi seçmek zorundasınız. (Gülüşler)You have to choose either option A or option B. (Laughter)
Atlantik Okyanusu'nu kürekle geçmeye karar verdim. (Gülüşmeler)(Laughter)
(Gülüşmeler) Teşekkür ederim.(Laughter) Thank you.
Fakat neyse, (Gülüşmeler)But anyway, (Laughter)
(Gülüşmeler) 2 numaralı opsiyon:(Laughter) Option number two:
(Gülüş sesi) (Alkış)(Laughter) (Applause)
"Onu taşaklarından yakaladı" (Gülüşler)"she's got him by the balls." (Laughter)
(Müzik) (Gülüşmeler)(Music) (Laughter)
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.You should hear some of the phone conversations that I have with people on my Bluetooth in the shop.
İnsanlar böyle bakıyor... (Gülüşmeler)And people are looking like this ... (Laughs)
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi. (Gülüşmeler)We didn't have high hopes for that outcome.
Size söyledim -- (Gülüşmeler)Now I told you -- (Laughter)
(Gülüşmeler). Onlar hakkında konuşacağız.(Laughter) We'll be talking about them.
(Gülüşmeler). Biçime bakabilirsiniz.(Laughter) You can look at the form.
Sadece söz edeceğim. (Gülüşmeler).(Laughter)
Ancak bizim "Frank" Yang olarak adlandırdığmız Chen Ning Yang -- (Gülüşmeler)But Chen Ning Yang, called by us "Frank" Yang -- (Laughter)
Ve [gülüşmeler] ben bile ağlıyordum.And [Laughter] I was even crying [Laughter].
[ Gülüşmeler ve alkış][Laughter and applause]
"Paralel bir evrende çapraz park edilmişim gibi hissediyorum."¥ (Gülüşmeler)"I feel like I'm diagonally parked in a parallel universe." (Laughter)
Gülüşmeler Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.I think that's an animal carcass behind her."
Beşimiz: iki Amerikalı, iki İtalyan ve bir İspanyol, biz -- (Gülüşmeler)So the five of us, two Americans, two Italians and a Spaniard, we — (Laughter)
Almanlardan daha iyi yaptığımızı söylemek yeter (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applause) (Laughter)
(Gülüşmeler) -- sanatın herhangi bir anlayışı için oyun bitti demek olur."(Laughter) — "will mean game over for any real understanding of art."
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Laughter) (Applause)
(Gülüşme) (Alkış)(Laughter) (Applause)
Bu yüzden... (Gülüşmeler)And so... (laughter)
Ben de "Katarlılar nerde?" dedim (Gülüş sesleri) (Alkış)(Laughter) (Applause) They said, "No, no, it's too hot. They come out later.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".They're smart."
"Orası neresi?" dedi (Gülüş sesleri)I said, "What?" He goes, "Where is it?" (Laughter) I go, "You're the driver, you should know."
(Gülüş sesleri) (Alkış)Who would have thought?
O, üçüncüde yoktu. (Gülüşler)(Laughter)
Ve - (Gülüşmeler) ve - baya tedirgin olmaya başlamıştım ve, bilirsiniz işteAnd -- (Laughter)
Ve - (Gülüşmeler)(Laughter)
Görmuyormusun?♫ ♫mutlu sevginin gülüşleri seninle paylaşayım♫Look at me. I'm happy. Can't you see? ♫ ♫ Let me share my happy loving smile with you. ♫
(Neden, neden bunu yapıyorsun?) (Gülüşmeler)(Laughter)
Bakın, ders kitabı, kürsüde duran bilge arkadaki uyuyan adam. (Gülüşmeler)Note the textbook, the sage on the stage, and the sleeping guy in the back.
(Gülüşmeler) - Merak etmeyin biz internetteniz.(Laughter)
(Gülüşmeler) Yüzde 99'u biplenirdi.(Laughter) 99 percent of it is just, would have been, you know, bleeped out.
MIT'de ve araştırma laboratuarlarında yedi yıl harcadığınızı hayal edin, (Gülüşmeler)(Laughter)
100 sayfa kadar sonra -- (Gülüşmeler)And 100 pages later. (Laughter)
( Gülüşmellr)(Laughter)
Yaşamımı altüst etti. (Gülüşler)It ruined my life -- (Laughter)
Ve siz aslında- (Gülüşler)And you can actually -- (Laughter)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod