Ama ben burada bekleyeceğim. (Gülüşmeler)Tôi sẽ đứng ở đây (Tiếng cười)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Pero saben, es una colaboración entre mis fans y yo, asi que dije, "Dale" (Risas)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Но знаете ли, това е едно сътрудничество между мен и моите фенове, така че казах " Така да бъде" (Смях)
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz. (gülüşmeler)(Смях)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Aber da besteigt man eine Ziege ... " (Lachen)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Ale człowiek przeleciał jedną kozę..." (Śmiech)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Ale pretiahnete jednu kozu..." (smiech)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Ale vojedeš jednu ovci ... " (Smích)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)De megbaszol egy kecskét..." (Nevetés)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)하지만 네가 염소 한마리와 잠자리를 했다면..." (웃음)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Maar je naait één geit ... " (Gelach)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Mais tu te tapes une chèvre ... " (Rires)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Mas foi só eu foder uma cabra..." (Risos)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Ma ti fotti una capra..." (Risate)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Men knepper man én ged..." (Latter)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Men man drar över en enda get ..." (Skratt)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Nhưng mày chỉ cần làm tình với một con dê ..." (Cười)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)No. Pero tienes sexo con una sola cabra..." (Risas)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Nu. Dar violezi o capră .... " (Râsete)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Tapi kalau kamu meniduri seekor kambing ... " (Tawa)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Και πας και πηδάς μια κατσίκα..." (Γέλια)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Но веднъж да изчукаш една коза..." (Смях)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Но стоит тебе трахнуть одну козу..." (Смех)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)אבל פעם אחת זיינתי עז..." [צחוק]
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)لكن تنكح نعجة واحدة .." (ضحك)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)(笑) 物語を語ること—
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Aber das verhindert nicht, dass beide völlig falsch sind.
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ale nie oznacza to, że obie nie mogą być całkowicie fałszywe. (Śmiech)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ale to jim nebrání v tom, aby byly obě naprosto mylné. (Smích)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Dar asta nu le împiedică pe ambele să fie complet false. (Râsete).
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)De ez nem akadálya annak, hogy teljesen hamisak legyenek. (Nevetés)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)하지만 그렇다고 두 사실 모두를 완전히 틀린 것으로 간주해서는 안 됩니다. (웃음)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Maar dat weerhoudt hen niet om allebei volslagen verkeerd te zijn. (Gelach)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Mais ça ne les empêche pas d'être toutes les deux complètement fausses. (Rires)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ma questo non impedisce ad entrambe di essere completamente false. (Risate)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Mas isso não impede que ambas sejam totalmente falsas. (Risos)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Nhưng điều này không có nghĩa là cả hai không hoàn toàn sai (Tiếng cười)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Pero eso no las libra a ambas de ser completamente falsas. (Risas)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)To ale nebráni tomu, aby boli obe tieto myšlienky totálne nepravdivé. (smiech)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Αλλά αυτό δεν εμποδίζει και τα δύο στο να είναι ΕΝΤΕΛΩΣ ΕΣΦΑΛΜΕΝΑ.
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Но това не им пречи да бъдат и двете абсолютно погрешни. (Смях)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Хотя это абсолютно не значит, что обе эти мысли не могут быть в корне неверны. (смех)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)אבל זה לא מפריע לשניהם להיות לגמרי לא נכונים. (צחוק)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)ولكن لا يمنع أن يكونا الأمرين زائفين بشكل كلي. (ضحك)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)(笑) どちらも間違っています
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)Dar se porneşte o discuţie.
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)ولكنها تشعل النقاش.(ضحك)
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)私たちがこれに取り組んでいるのは ヒマだからではありません (笑)
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır. (Gülüşmeler)Siis -- mutta tässä -- ja -- paljastaako kamera liikaa?
Ama bu resmi göstermemin nedeni burada onun sorunu çözmek üzere olduğunu görebilmeniz. (Gülüşmeler)Ο λόγος όμως που θέλω να σας τη δείξω είναι γιατί πρόκειται να λύσει αυτό το πρόβλημα.
Ama enerjiyi takdir etmedim değil, bunu söyleyeyim. (Gülüşmeler)Maar ik waardeer de energie die het gaf.
Ama enerjiyi takdir etmedim değil, bunu söyleyeyim. (Gülüşmeler)Tôi sẽ nói thế (Cười)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ano, je to špatně, ale když předpokládáme, že to je správně..." (Smích)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Da e greșită, dar presupunând că ar fi corectă..." (Râsete)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Igen, ez hamis, de tegyük fel, hogy igaz." (Nevetés)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ja, det er forkert men hvis nu det var rigtigt..." (latter)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ja, es stimmt nicht, aber angenommen, es würde stimmen, dann ..." (Gelächter)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)그게 맞는다고 가정하면..." (웃음)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Oui c'est faux, mais supposons que ce soit vrai..." (Rires)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Sí, está mal, pero suponiendo que esté bien..." (Risas)