Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Dan komt WWII en geeft ons doelzoekende raketten en atoombommen.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Depois veio a IIª grande guerra que nos deu misseis guiados e bombas atómicas.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Na scénu prichádza Druhá Svetová vojna, ktorá nám dala riadené strely a atómovú bombu.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Po niej przychodzi II Wojna Światowa a wraz z nią kierowane pociski i bomby atomowe
Babam, Raytheon'da güdüm sistemleri tasarlayıcısı olarak çalışmaya başladı.Dostał pracę w firmie Raytheon, projektował systemy naprowadzania.
Babam, Raytheon'da güdüm sistemleri tasarlayıcısı olarak çalışmaya başladı.Er bekam einen Job bei Raytheon, wo er Lenkungssysteme entwarf.
Babam, Raytheon'da güdüm sistemleri tasarlayıcısı olarak çalışmaya başladı.레이시온사에 직장을 구하셨고, 그 곳에서 유도 시스템을 디자인하셨습니다.
Babam, Raytheon'da güdüm sistemleri tasarlayıcısı olarak çalışmaya başladı.הוא השיג עבודה ברייתיון בעיצוב מערכות ניווט
Babam, Raytheon'da güdüm sistemleri tasarlayıcısı olarak çalışmaya başladı.حصل على وظيفة لدى رايثيون مصمما لنظم التوجيه,
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.A hajtóerő, hogy azért cselekedjünk, mert fontos.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.A vontade de fazer as coisas porque elas importam.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.By robić coś, co ma znaczenie.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Der Antrieb, um Dinge zu tun, weil sie von Bedeutung sind.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Động cơ làm việc bởi vì điều đó có ý nghĩa.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Drivkraften til at gøre ting fordi de betyder noget.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Halu tehdä asioita, koska niillä on merkitystä.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.자신에게 중요한 것을 하고 싶어 하는 욕망,
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.La fuerza para hacer cosas porque importan.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.La spinta a fare le cose perché hanno senso.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.L'envie de faire les choses parce qu'elles ont du sens.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Motivasi untuk melakukan sesuatu karena itu penting.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Motivaţia de a face lucrurile fiindcă sunt importante.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.V touze dělat věci proto, že na nich záleží.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.V túžbe robiť veci preto, lebo na nich záleží.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Η παρόρμηση να κάνουμε πράγματα επειδή είναι σημαντικά.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Подтикът да правиш нещата, защото са значими.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Поштовху робити справу тому, що вона має значення.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.Стремлении делать что-то, потому что это важно.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.הדחף לעשות דברים כי אכפת לך.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.الدافع لفعل الأشياء يجعلها مهمة.
Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.大事なのは-
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.A hajtóerő, hogy a dolgokat önmagukért tegyük.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.A vontade de fazer as coisas pelo que elas são.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde. Bazı şeyleri önemli oldukları için yapma güdüsünde.De drive om dingen te doen om de dingen zelf, omdat ze ertoe doen.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Der Antrieb, Dinge um einer Sache willen zu tun.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Động cơ để làm việc vì mục đích của chính mình.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Halu tehdä asioita niiden itsensä vuoksi.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.자신의 것을 하고 싶어하는 욕망,
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.La fuerza de hacer las cosas por su propio interés.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.La pulsione a fare le cose per il loro valore.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.L'aspiration à faire les choses pour les faire.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Motivasi untuk bertindak karena kita menginginkannya.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Motivaţia de a face lucrurile de dragul lor.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.V touze dělat věci z vlastních důvodů.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.V túžbe robiť veci z vlastných dôvodov.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Η παρόρμηση να κάνουμε πράγματα ως αυτοσκοπό.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Подтикът да правиш нещата заради самите тях.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Поштовху робити справу заради неї самої.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.Стремлении создавать вещи ради них самих.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.הדחף לעשות דברים עבור עצמך.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.الدافع لفعل الأشياء لذاتها هي.
Bazı şeyleri yapmış olmak için yapma güdüsünde.それが重要なことだからやるという意欲
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.2人の子供の脳の写真です
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Agya és teste elsatnyul.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Cervello e corpo non raggiungeranno il pieno sviluppo.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Creierul şi corpul se vor opri din creştere.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Hjärnan och kroppen blir hämmad.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Hun hersenen en lichamen zullen onvolgroeid blijven.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Ihre Gehirne und Körper werden verkümmern.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.Jego mózg i ciało będą skarłowaciałe.