gücüne ile cümle
gücüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durumda bireyin davranışları sadece kendi kişisel gücüne ve bilincine dayalıdır.在這種情況下,個人的行動只受他們個人的權力和良心所約束。
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.它相當於太陽的光度,其值為3.827 × 1026 瓦特,或是, 3.827 × 1033爾格/秒。
Modeller ise (yine de sınırlı bir tahmin gücüne sahip olmasına rağmen) yalnızca betimleyicidir.導演沒有說教,只以劇情啟發觀眾的思維。
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.對自己的體力非常有自信。
Buz gücüne sahiptir.力量是冰。
'Ejder Ateşi (Dragon Fire/Flame)' gücüne sahiptir.必殺技為「戰龍吼炎/Dragon Fire」。
Aydınlatma gücüne göre grubun baskın üyeleri: sarmal NGC 1566, merceksi NGC 1553, ve eliptik NGC 1549'dur.以亮度排序,集團的統治成員依序為:螺旋星系NGC 1566、透鏡星系 NGC 1553、和橢圓星系NGC 1549。
Bu Vigenère şifre bariz gücüne rağmen, hiçbir zaman yaygın olarak Avrupa'da kullanılır oldu.维吉尼亚密码表面上的强度并没能使其在欧洲得到广泛使用。
İyileştirme gücüne sahiptir.擁有治癒的能力。
Bitip tükenmeyen bir hayat gücüne sahiptir.擁有不死的能力。
Açılma gücüne karşı sekiz payandası vardır.조선시대 문과 급제자는 8명이다.
İyi bireyin gücüne güç katan şey, kötü ise onu güçsüz kılan şeydir.능히 바른 정(定)심소를 장애하여 악혜(惡慧)의 의지처가 됨을 업으로 삼는다.
Dev hayvan yeniden doğmuş ve eski gücüne kavuşmuştu ki Mammon'un müritleri korkudan sindiler.짐승이 다시 살아나 새 힘을 얻으리니 맘몬의 추종자들은 공포에 떨리라.
Sarıkamış'tan sonra normal gücüne asla ulaşamadı.상하이 도착 직후 그는 아무일도 못했고 정상적인 생활이 불가능했다.
Birlikte taşın gücüne dayanırlar.사람들을 돌로 만드는 힘을 가졌다.
Bu arada Baldwin, Selahaddin Eyyubi’nin Mısır'daki ana askeri gücüne bir saldırı planlıyordu.한편 보두앵은 이집트에 있는 살라딘의 세력 기반에 대한 공격을 계획하고 있었다.
Bu anahtar herhangi bir zaman kapısını açma gücüne sahip.이것은 가끔 문이 열려 있을때만 가능하다.
Hız gücüne sahiptir.엄청난 속도를 가지고 있다.
O zaman gözlem gücüne başvurulur.이는 관측가능량이라고도 불린다.
Sezgilere yeteneğe ve hayal gücüne dayalıdır.그의 권능은 꿈과 환상에 있으며.
Hızlı hücre yenilenmesi gücüne sahip.빠른 재생 능력을 가지고 있다.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.난이도가 올라간다고 해서 적이 강해지거나 구조물이 많아지는 것은 아니다.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.하지만 그는 자신의 이전 형성을 되찾지 못하였다.
Hayvanların gücünü kullanır ve eşyaları oynatma gücüne sahiptir.짐승들을 다루고 거느리는 능력을 갖고 있다.
Bu herhangi bir script becerisi gerektirmez fakat script yaklaşımının tüm esnekliğine ve gücüne sahiptir.גישה זו לא דורשת מהבודק יכולת כתיבת תסריטים, אך עדיין יש לה את הכוח והגמישות של גישה מבוססת תסריטים.
Ultimate gücüne kavuşup bütün uzaylıların enerjisini emip dünyayı ele geçirmeye çalışır.מנסה בכל מחיר להשיג את הכוח של אנרגיית השמש על מנת לכבוש את העולם.
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.בנקודת זמן מסוימת החזיקה ברית המועצות במאגר כלי הנשק הגרעיניים הגדול ביותר בהיסטוריה.
Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir.משיכה זו היא כוח קוריוליס.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.טננט, התלהב מהתגשמות חלום הילדות שלו.
Kilise artık kendisine ait çeviriyi etkin biçiminde dikte edebilme gücüne sahip değildi.הקהילה גם לא יכלה יותר להרשות לעצמה להחזיק מערכת דתית גדולה.
Enerji gücüne sahiptir.אנרגיה פוטנציאלית
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Той никога вече не бил способен да достигне предишната си мощ.
Onlar, sadece çeliğin gücüne güvenir.Те не разчитат само на дискусионната част.
Sezgilere yeteneğe ve hayal gücüne dayalıdır.Тя е тясно свързана с надеждата и въображението.
Süper insan dayanıklılığına, gücüne, hızına ve iyileşmesine sahiptir.Героят притежава свръхчовешка сила, висока скорост и устойчивост.
Tecna : Teknoloji gücüne hakimdir.Техна – фея на технологиите.
Açılma gücüne karşı sekiz payandası vardır.В барабана има осем отвора за осветление.
Hızlı hücre yenilenmesi gücüne sahip.Има способността да се регенерира мигновено.
Barbara Jeliç çok etkili bir hücum gücüne sahipti.Известно е, че Луиджи Рива е притежавал невероятно силен шут.
Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir.Ta se sila zove Coriolisova sila ili Coriolisov učinak.
Çekici şimşek gücüne sahiptir.Majú schopnosť silného lomu svetla.
Süper insan dayanıklılığına, gücüne, hızına ve iyileşmesine sahiptir.Má schopnosť nadľudskej sily, odolnosti a trvanlivosti.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.Je ekvivalentná svietivosti Slnka, 3,827 × 1026 W.
O, Voldemort’un gücüne aldandı.Namiesto toho padnú do Voldemortovej pasce.
Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir.Pri takýchto extrémnych parametroch už bolo započítanie Coriolisovej sily nutné.
İnsanların hayal gücüne ve tasarım yeteneğine dayalıdırlar.Človekov potencial in njegove priložnosti.
Böylece Zeus gücüne güç katmıştır.Tako je Joahim utrjeval svojo moč.
Ancak kimse onun gücüne sahip olamaz.Nihče mu ne more ugrabiti, česar nima.
Onu bozma gücüne sahip değildir.Vseeno pa ni imel namena deliti svoje moči.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.Saulės šviesis yra lygus 3,827 × 1026 W arba 3,827 × 1033erg/s.
Özellikle Avrupa, Orta Çağ sonlarına kadar Bizans'ın ekonomik gücüne erişemedi.Europa šiuo atžvilgiu neprilygo Bizantijai iki viduramžių pabaigos.
Bir kilowattlık güç yaklaşık olarak 1,34 beygir gücüne (HP) eşittir.1 kW (kilovatas) apytiksliai lygus 1,34 AG.
Bu birçok çelik alaşımın tensil gücüne eşittir ancak titanyum %45 oranında daha hafiftir.Titanas yra toks pat tvirtas kaip plienas, bet 45 % lengvesnis.
Açılma gücüne karşı sekiz payandası vardır.Atidarymo metu turėta 800 eksponatų.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.Jų privalumai – didesnis tvirtumas ir nesideformavimas nuo drėgmės.
Daha sonra tekrar kurulmasına rağmen, imparatorluk eski gücüne bir daha hiç kavuşamadı.Netgi Ačehams atsitraukus, buvusi galybė niekada nebuvo atkurta.
Dev hayvan yeniden doğmuş ve eski gücüne kavuşmuştu ki Mammon'un müritleri korkudan sindiler.Ja metsaline sündis uuesti ja oli tugevam kui enne ja mammona kummardajad värisesid suures hirmus.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Ta ei tohtinud oma endisesse töökohta enam siseneda.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Vasakrinde peamine eesmärk on sotsialistlikku ühiskonna ehitamine Venemaal.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.Ta oskab lennata ja keeldub suureks kasvamast.