gücüne ile cümle
gücüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Kysykää Herraa ja hänen voimaansa, etsikää alati hänen kasvojansa.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Mintalah kekuatan daripada-Nya, sembahlah Dia senantiasa
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Phải tìm cầu Ðức Giê-hô-va và sức mạnh Ngài, Phải tìm mặt Ngài luôn luôn.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Phải tìm cầu Ðức_Giê - hô-va và sức_mạnh Ngài , Phải tìm mặt Ngài luôn_luôn .
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Spør efter Herren og hans makt, søk hans åsyn all tid!
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!spørg efter HERREN og hans magt, søg bestandig hans Åsyn;
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!spørg efter HERREN og hans Magt, søg bestandig hans Åsyn;
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Szukajcie Pana, i mocy jego; szukajcie oblicza jego zawżdy.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Szukajcież Pana i mocy jego; szukajcie oblicza jego zawsze.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Vraag alles aan de HERE en laat Zijn kracht u tot steun zijn; blijf voortdurend in contact met Hem.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Zoek de HERE, ja, zoek Zijn kracht. Zoek onvermoeid Zijn tegenwoordigheid.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Ζητειτε τον Κυριον και την δυναμιν αυτου εκζητειτε το προσωπον αυτου διαπαντος.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!взыщите Господа и силы Его, ищите непрестанно лица Его;
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Търсете Господа и Неговата сила. Търсете лицето Му винаги.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!Търсете Господа и Неговата сила; Търсете лицето Му винаги.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!דרשו יהוה ועזו בקשו פניו תמיד׃
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!اطلبوا الرب وعزّه. التمسوا وجهه دائما.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!اطلبوا الرب وقدرته. التمسوا وجهه دائما.
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!要 尋 求 耶 和 華 與 他 的 能 力 、 時 常 尋 求 他 的 面
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!要 尋 求 耶 和 華 與 他 的 能 力 . 時 常 尋 求 他 的 面
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!要 尋求 耶和華 與 他 的 能力 、 時常 尋求 他 的 面
RABbe ve Onun gücüne bakın, Durmadan Onun yüzünü arayın!要 尋求 耶和華 與 他 的 能力 . 時常尋求 他 的 面
RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, Yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.나 여호와가 이같이 말하노라 무릇 사람을 믿으며 혈육으로 그 권력을 삼고 마음이 여호와에게서 떠난 그 사람은 저주를 받을 것이라
RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, Yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.כה אמר יהוה ארור הגבר אשר יבטח באדם ושם בשר זרעו ומן יהוה יסור לבו׃
RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, Yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.هكذا قال الرب. ملعون الرجل الذي يتكل على الانسان ويجعل البشر ذراعه وعن الرب يحيد قلبه.
RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, Yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.耶 和 華 如 此 說 、 倚 靠 人 血 肉 的 膀 臂 、 心 中 離 棄 耶 和 華 的 、 那 人 有 禍 了
RAB diyor ki, ‹‹İnsana güvenen, İnsanın gücüne dayanan, Yüreği RABden uzaklaşan kişi lanetlidir.耶和華 如此 說 、 倚靠 人 血肉 的 膀臂 、 心中 離棄 耶和華 的 、 那人 有 禍了
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Ahora, algunos podrían acusarme de ser ingenuo, al poner mi fe en el poder y la sabiduría del pueblo.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Bây giờ, có thể ai đó cho tôi là ngây thơ, tôi đặt niềm tin vào sức mạnh và sự khôn ngoan của người dân.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.어떤 분들께서는 제가 국민의 지혜와 권력을 믿는 것이 지나치게 순진하다고 여기실텐데요,
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Ktoś może mnie oskarżyć o naiwność, bo mam wiarę w moc i mądrość obywateli.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Manche mögen sagen, ich sei naiv, dass ich mein Vertrauen auf die Macht und Weisheit der Menschen setze.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Most azzal vádolhatnak egyesek, hogy naív vagyok, hogy az emberek erejébe és bölcsességébe vetem a hitemet.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Podem acusar-me de ser ingénuo, por pôr a minha fé no poder e na sabedoria do povo.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Teraz ma niektorí môžu obviniť z naivity, dávajúc moju vieru v moc a múdrosť ľudí.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Unii m-ar putea acuza de naivitate, de faptul că-mi pun încrederea în puterea şi înţelepciunea poporului.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Дехто може звинуватити мене у наївності за сліпу віру у силу та мудрість народу.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Некоторые скажут, что я наивен, раз так сильно верю в силу и мудрость народа.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.Някои може да ме обвиняват, че съм наивен да вярвам в силата и мъдростта на народа.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.כעת, יש שיאשימו אותי בנאיביות, בכך שאני סומך על הכוח והחכמה של האנשים.
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.الديمقراطية بلا حدود الآن البعض قد يتهمني بالسذاجة لوضع ثقتي في قوة و حكمة الشعب
Şimdi bazıları beni, halkın gücüne ve irfanına inandığım için, saf olmakla suçlayabilir.民衆の知恵と力を信頼し過ぎだと 批判する人もいるでしょうが 何十年も政界にいる私は 現実主義者でもあるのです
Sizler ve ben, vatandaşlar olarak, bu ülkenin alacağı rotayı belirleme gücüne sahibiz.여러분과 저는 시민으로서 이 나라의 앞 날을 정할 주권이 있습니다.
Sizler ve ben, vatandaşlar olarak, bu ülkenin alacağı rotayı belirleme gücüne sahibiz.Tú y yo, como ciudadanos, tienen el poder de fijar el rumbo de este país.
Sizler ve ben, vatandaşlar olarak, bu ülkenin alacağı rotayı belirleme gücüne sahibiz.皆さんと私は 米国民として 我々の時代の議論を形にする義務があります
Sonra geride kalan BM barış gücüne savaş açar.Aidid czeka na wycofanie Marines... by rozpocząć wojnę z oddziałami pokojowymi ONZ.
Sonra geride kalan BM barış gücüne savaş açar.- bliver mad delt ud og orden genindført.
Sonra geride kalan BM barış gücüne savaş açar..שנותר במקום
Sonra geride kalan BM barış gücüne savaş açar.في يونيو,هاجمت قوات عديد وذبحت 24 جندي من قوات حفظ السلام,وبدأت تستهدف الامريكيين
Sonuç olarak 8 dolar fazla alım gücüne sahibiz.$8多くなりました。
Sonuç olarak 8 dolar fazla alım gücüne sahibiz. Peki bugünün parasıyla,Zatem mamy 8$ więcej siły nabywczej przy obecnym poziomie cen.
Sonuç olarak 8 dolar fazla alım gücüne sahibiz. Peki bugünün parasıyla,Získáme o 8 dolarů větší kupní sílu v dnešních penězích.
Sonuç olarak 8 dolar fazla alım gücüne sahibiz. Peki bugünün parasıyla,Отже, ми отримали на $8 більшу купівельну спроможність у сьогоднішніх грошах.
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A moja reč a moja kázeň nezáležala v presviedčavých ľudskej múdrosti slovách, ale v dôkaze Ducha a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A mowa moja i kazanie moje nie było w powabnych mądrości ludzkiej słowach, ale w okazaniu ducha i mocy,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.A řeč má a kázaní mé nebylo v slibných lidské moudrosti řečech, ale v dokázání Ducha svatého a moci,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.ja minun puheeni ja saarnani ei ollut kiehtovia viisauden sanoja, vaan Hengen ja voiman osoittamista,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.내 말과 내 전도함이 지혜의 권하는 말로 하지 아니하고 다만 성령의 나타남과 능력으로 하여
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min tale og min forkynnelse var ikke med visdoms overtalende ord, men med Ånds og krafts bevis,
Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruhun kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.og min Tale og min Prædiken var ikke med Visdoms overtalende Ord, men med Ånds og Krafts Bevisning,