gücün ile cümle

gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder.אין כוחות שיש לזהותם, חוץ מאלה ששוכנים בחומר.
Sonunda esas gücünle savaşabileceksin.כך תהיה מסוגל להילחם כשיש לך יתרון.
Natsu dostları için her şeyi yapabilecek ve gücünü dostlarından alan bir karakterdir.מרתה היא הדמות החזקה במשפחה ועושה הכל למען ילדיה.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.לעיתים קרובות הם מתוארים כבעלי כוחות על-טבעיים.
Ancak Sadrazam olduğu zaman 70 yaşına gelmiş ve çok buhranlı bir zamanda idare gücünden yoksun görünmüştü.היא הייתה קרובה לגיל 70 וראייתה נחלשה מאד.
Enerji gücüne sahiptir.אנרגיה פוטנציאלית
Gücünün adı ise el direkto diye kullanır.עבור שמות עצם ברבים, משתמשים ב-les.
2003 yılında çıkarılan bir yasa Meclis'in gücünü azalttı ve Halk Konseyi'nin gücünü artırdı.Закон от 2003 г. намалява властта на Меджлиса и увеличава тази на Народния съвет.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Той никога вече не бил способен да достигне предишната си мощ.
4 Yıllık Plan Ofisi'nde direkt olarak Hitler'in altında, Alman iş gücünün yönetimi ve kontrolünde görev aldı.Четиригодишен план, ръководейки и контролирайки германския труд.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Градът не е попадал в чужди ръце откакто галите извършват едно нападение преди около седем столетия.
919: Leo Fokas (yaşlı)'nın Romanos Lekapenos'un gücünü almak için yaptığı başarısız isyanı.919: Неуспешно въстание на Лъв Фока Старши срещу завземането на властта от Роман Лакапин.
Onun gücünü biliyordur.Тя го разпознава по силата му.
Onlar, sadece çeliğin gücüne güvenir.Те не разчитат само на дискусионната част.
Sezgilere yeteneğe ve hayal gücüne dayalıdır.Тя е тясно свързана с надеждата и въображението.
Ayırt etme gücünden yoksundur.Липса на собствено захранване.
Tüm gücünü yitiren Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında yıkılmıştır.Той нанася непоправим удар върху Западната римска империя, която в 476 г. загива като държава.
Ve gücünü insanlar üzerinde denemeye karar verdi.Има опит за покушение над живота му.
Ayrıca Power Over Me parçası Allah'ın gücünden ve yalnızca Allah'a sığınmak sözlerinden kurulmuştur.Защото само и единствено Аллах е всемогъщ, а Шейтана е само средство за изпитание на хората.
Süper insan dayanıklılığına, gücüne, hızına ve iyileşmesine sahiptir.Героят притежава свръхчовешка сила, висока скорост и устойчивост.
Tecna : Teknoloji gücüne hakimdir.Техна – фея на технологиите.
Kendine inananları ve gücünü isteyenleri ölünce alır ve kancalarına geçirerek yanında taşır.А които незаслужено огорчават вярващите мъже и жени, те се нагърбват с клевета и явен грях.
Bu da tahrip gücünü katlar.Това също ускорява разрушението.
Motor 500 CC gücündedir.Мощността на двигателя е 500 к.с.
Atılan bomba Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının yaklaşık 1.000 katı gücündedir.Бомбата е била около 1500 пъти по-мощна от атомната бомба, хвърлена над Хирошима.
Açılma gücüne karşı sekiz payandası vardır.В барабана има осем отвора за осветление.
Hızlı hücre yenilenmesi gücüne sahip.Има способността да се регенерира мигновено.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Предназначена е за унищожаване на живата сила и бойната техника на противника.
Alman Ordusu kısa sürede Doğu Cephesi'ne bütün gücünü yığdı.А германската офанзива трябва да бъде овладяна колкото се може по на изток.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Днес лабрисът често се използва като символ на феминизма и женската хомосексуалност.
Pencerenin kenarındaki meyveler ise hayal gücünün sınırlarını zorlar.Вградени плочи на южната стена между прозорците образуват кръст.
Barbara Jeliç çok etkili bir hücum gücüne sahipti.Известно е, че Луиджи Рива е притежавал невероятно силен шут.
Yönetici gücünü ailesi ve kendisinden alır.Полицията и семейството му го търсят.
Dillon bu gücünü kendi çıkarları için kullanmışır.Така Дионис доказва своята власт.
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.Поръчителите му загубват цялото си състояние.
Dolayısıyla MR cihazında dünyanın manyetik alan gücünün yaklaşık 25 bin katı bir manyetik alan kullanılır.За сравнение силата на магнитното поле на повърхността на Земята е около 50 000 nT.
Realizmin anahtar kavramlarından biri de gücün uluslararası dağılımıdır.Интерференцията по същество е процес на преразпределение на енергията.
Ocak 1959'da, Sovyet uydusu Luna 1 ilk doğrudan Güneş rüzgârı gözlemiş ve gücünü ölçülmüştür.Godine 1959. je sovjetski satelit Luna 1 prvi uočio Sunčev vjetar i mjerio njegovu jačinu.
Bunlar: STR (Strength) (Güç) Saldırı gücünüzü ve taşıyabileceğiniz en yüksek ağırlığı etkiler.Vi se borite protiv istine koja je jača od vas sviju i koja će vas pobjediti!"
İnsanlarda büyü gücü ve büyü gücünden yoksunluk, doğuştan gelen bir özelliktir ve kalıtım yoluyla aktarılır.Kod ljudi, sposobnost korištenja magije ili njen nedostatak određen je rođenjem.
Bu şiir ise yaratıcı hayal gücünü ifade için yapılan hazırlığın bir parçasıdır.”"Lirska poezija kao poticaj za likovno izražavanje i stvaranje".
Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir.Ta se sila zove Coriolisova sila ili Coriolisov učinak.
Lütuf kavramı ayrıca Tanrı’nın gücünü ifade eder.Ante nastavi oduševljeno riječ Božju.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Tiberije je učvrstio moć Rima i obogatio državnu riznicu.
Hükümdarlığı, İspanya'nın gücünü ve prestijini bir hayli sarstı.Vladavinu dinastije obilježio je značajan uspon moći i ugleda Carstva u Europi i prednjoj Aziji.
Ordusunun gücünün sınırlarını iyi biliyordu.Snažno je djelovao na preustroju vojnih postrojbi.
Gücün SI birimi watt'tır.SI mjerna jedinica za snagu je vat .
Kayıt toplam kurulu gücün %2'si kadar olabilir.Prema studijama, to može povećati učinkovitost do 2%.
Milgram ayrıca otoritenin gücü ile uyuşumun gücünü birleştirdi.Milgram tiež spojil silu autority so silou prispôsobovania sa.
Takibeden haftalarda Schuschnigg yeni atadığı bakanların kendi gücünü ele geçirmeye çalıştıklarını fark etti.V priebehu nasledujúcich týždňov si Schuschnigg uvedomil, že jeho noví ministri pracujú na prevzatí vlády.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Američania vytvorili v roku 1778 koalíciu s Francúzskom, ktorá vyrovnala vojenské a námorné sily.
Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır.Využitie nosnej sily zvierat pribudlo až neskôr.
Çekici şimşek gücüne sahiptir.Majú schopnosť silného lomu svetla.
Ve Peter'a gücünü nasıl kontrol edeceğini öğretir.David sa potrebuje naučiť ovládnuť svoj strach.
Ancak örgüt artık eski gücünde değildi.Komunita už nebola schopná obnoviť svoju predchádzajúcu moc.
Süper insan dayanıklılığına, gücüne, hızına ve iyileşmesine sahiptir.Má schopnosť nadľudskej sily, odolnosti a trvanlivosti.
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.Je ekvivalentná svietivosti Slnka, 3,827 × 1026 W.
O, Voldemort’un gücüne aldandı.Namiesto toho padnú do Voldemortovej pasce.
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.Po porážke v tejto bitke Rád nemeckých rytierov svoj bývalý vplyv už naspäť nezískal.
Carrie aslında telekinezi gücünün olduğunu keşfeder.Carrie postupne zisťuje, že má telekinetické schopnosti (schopnosť pohybovať predmetmi na diaľku).

İlgili Sayfalar