gücün ile cümle

gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat bu, Sutekh’in geleceği yok etme gücünü almaktadır.Điều này làm cho việc chinh phục Aztec còn lại dễ dàng hơn.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Khủng hoảng Suez khiến quyền lực của Anh tại Trung Đông bị suy yếu, song nó không sụp đổ.
Bu saptırma gücüne coriolis kuvveti denir.Lực này chính là lực Coriolis.
Bu bölgede gücünü artırdı.Họ ra sức tăng cường lực lượng trong khu vực này.
Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.Các daimyō gây dựng lực lượng, đánh nhau với các daimyo khác để giành lãnh địa.
Stormy: Şimşek, yıldırım ve hortum gücüne sahiptir.Thor: thàn sấm chớp, sức mạnh, giông bão và chiến đấu.
Motor 500 CC gücündedir.Động cơ có công suất 635 kW.
'Ejder Ateşi (Dragon Fire/Flame)' gücüne sahiptir.Cháy lên nào Dragon (燃えろドラゴン, Moero Doragon?)
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.Hãy để họ nắm hết quyền lực.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.Những năm cuối cuộc đời ông đã bị khuấy động bởi cuộc nổi loạn của người con trai cả của ông.
Böylece Zeus gücüne güç katmıştır.José thừa hưởng sức mạnh của người cha.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.そこで、死の恐怖を超越するために修行に励む。
Allah Cebrail’e, “Bu kuluma kırk yiğidin gücünü verdim” dedi.続けてこの願の目的を述べ重ねて誓った(「四誓偈(重誓偈・三誓偈)」)。
Ancak, kendisi de, yaratma gücüne sahiptir.クヌム - 創造神の一柱。
Asya'da rüzgâr gücü 10.600 MW'lık toplam rüzgâr gücüne sahiptir.アジアの風力発電では合計10,600 MWの電気を生み出している。
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.かれらの発見はヨーロッパ諸国の経済と国力の強化に寄与した。
Bazı işkolları iş gücünün oldukça sabit bir payını koruyordu.幾つかの部門は公正に一定の労働力のシェアを保った。
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.自分の強さに絶対の自信を持っている。
Morfin (eski adıyla morphium) de adını Morpheus'tan ve onun rüya görmeye sebep olan gücünden alır.薬物のモルヒネ(旧名モルフィウム)の名前は、その夢を誘発する力からモルペウスにちなんで名づけられた。
İnsan artık yaptığı ürünü değil, kendi emek gücünü belirli bir ücret karşılığında anlaşarak satmaktadır.凡人が相手でも正面から非難してはならないし、ましてや相手が諸侯であるならなおさらである。
Bu arada gizli gücünü keşfeder.特殊な力が秘められているらしい。
Dört yıl süren bu görev sırasında üstün yeteneğini e yaratıcılık gücünü ortaya koydu..その後4年間、彼はこの楽器の熟達のためにほとんどの時間を費やすことになった。
O'nun gücünü detaylıca açıklayan birkaç uzunca kitap serimiz var.本の真の力を発揮させた数少ない一人。
İletim hattına verilen gücün bir kısmı hattın direncinden dolayı kaybolur.伝送線路に入力した電力の一部は抵抗により失われる。
Birinci Pön Savaşı'nın en belirgin politik sonucu Kartaca'nın deniz gücünün zayıflama çökmesidir.第一次ポエニ戦争におそらく最も直結した政治的な結果は、カルタゴの大きな海上支配力が失われたことである。
Buz gücüne sahiptir.氷の力を使う。
Ancak yeniden dirilmiş, bütün kötülüğünü yaymak için tüm gücünü kullanmıştır.それは柊蓮司が持つ“あらゆるものを下げる力”「柊力(ひいらぎちから)」だったのである。
Şiddetin, gücün tecessüsüdür (cismanileşmesi).願力(がんりき)とは、誓願の力のこと。
Ayırt etme gücünden yoksundur.分裂能力は持っていない。
Ancak, hemen kendine gelip gücünü toplaması gerekecektir, çünkü arkadaşları büyük bir tehlike içindedir.今は当たってすぐ懐に入ろうとするから、大きな相手には引っ張り込まれてしまう。
Görünmez olma gücüne sahiptir.人の姿を見えなくする力を持つ。
Fransa’nın gücünü azaltarak sınırlarını sağlama almak.私は失敗し、あなたの権力の限度が晒されるでしょう。
İkisinin ilişkilerini geliştirmek için tüm gücünü kullanır.2人の仲を進展させようと協力する。
Birlikte taşın gücüne dayanırlar.芯の強さを持ち合わせている。
Almanya'da rüzgâr gücü, ülkenin toplam gücünün yaklaşık %7'sine denk gelmektedir.石油精製能力はドイツ全体の7%以上であった。
'Ejder Ateşi (Dragon Fire/Flame)' gücüne sahiptir.ブラッドタイプはF「(FLAME)炎」の力を持つ。
Ama maskeyi takıp, gücünü kullanmayı başarır.ベルトを操作して怪力を得る。
(2) Yaratılan ve yaratma gücüne sahip olan.魔界の創造と終焉を司るもの。
175 Beygir gücünde V6 motora sahip araçta 4 ileri otomatik şanzıman bulunmaktadır.トラックに3枚のウイングで防御が可能なWD145を搭載。
INT (Intelligence) (Zeka) Büyüyle saldırı gücünüzü ve sihirsel yetenekleri iyileştirmeyi etkiler.その知謀と妖術を持って玄偉の暗躍を助ける。
İyileştirme gücüne sahiptir.治癒能力を持っている。
Onun gücünü kabul edin.彼の力も認めている。
Motoru 100 hp gücündedir.エンジン出力60馬力。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Hattaki 3 dB'lik kayıp yaklaşık olarak gücün yarılanması anlamına gelir.3dBの損失はパワーで約半分の損失に相当する。
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.以後帝国はかつての栄華を取り戻すことはなかった。
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.だが、かつての勢力を取り戻すには至らなかった。
Uzlaşımsal olarak, Güneş'in aydınlatma gücüne eşittir: 3.827 × 1026 W, veya 3.827 × 1033erg/s.1太陽光度は、3.839 × 1026 W、3.839 × 1033erg/sに当たる太陽の光度と等しい。
Gücünü çok iyi bilmemektedir.その力は計り知れない。
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.だが、彼らは我々に力の強さを見せつけた。
3- Gücün karşısında durma.^ 3位決定戦を行なわず。
Bitip tükenmeyen bir hayat gücüne sahiptir.不死身の再生能力を持つ。
Su gücünü kullanır.水の力で戦う。
Geleceği görme gücüne sahip nadir taşlardandır.未来を見通す力を持つ青年。
Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.兵站の軽減化によりローマ軍の機動力が増す事となった。
Baharda doğanın yenilenmesini, gücünün çoğalmasını gösteren bir bayram.春への希望を与える自然の大きな胎動がある。
İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder.事件とは、容態以外の要件事実をいう。
Bu bilgilenmeler için “çizgi”nin gücünden de yararlanılmaktadır.この能力こそが物語を追う上での「鍵」となる。
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.1778年にはアメリカとフランスの同盟が成立し、陸軍も海軍も同等な兵力となった。
Zihin gücüne sahiptir.体力に自信がある。

İlgili Sayfalar