gücünü ile cümle
gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Поэтому эта коррумпированная элита в этом регионе лишилась даже способности обманывать.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Така корумпована еліта, в цьому регіоні, втратила вже навіть вміння брехати.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Тъй като корумпирания елит в този регион загуби дори силата на заблудата.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.בגלל שהאליטה המושחתת באזור זה איבדה את כוח השקר.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.لأن ھذه النخبة الفاسدة في المنطقة فقدَت حتى قوّتَھا في الخداع،
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.人々を騙す力さえ 失ってしまったからです 過去も現在も
Çünkü , ilişkiye gidersen, bu büyük olasılık zihnin hayal gücünün tetiklemesiyle olacak, ızdırap çekeceksin.Mert ha kapcsolatra hajtasz, arra gyakran csak az elméd és a fantáziád késztet, és szenvedni fogsz.
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.그리고 그것은 아주 좋은 발상이었습니다. 그들이 한 것은 공공재를 조달하기 위하여
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.Và đó là một ý tưởng thiên tài, bởi những gì họ làm
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.וזו היתה הברקה גאונית לגמרי, כי מה שהם עשו היה לרתום את כוח החוזה,
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.ولقد كان هذا القرار عبقري لان ما قاموا به انهم استغلوا قوة العقد،
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.なぜなら企業は 公共財を供給するのに 条約の執行力や民間の力を
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?De ce această minoritate mult mai substanțială nu face nici o mișcare pentru a-și exersa mușchiul politic?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Dlaczego ta znacznie pokaźniejsza większość nie zrobi czegoś, by napiąć polityczne muskuły?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Hvorfor udnytter dette langt større mindretal ikke sine politiske muskler?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Kenapa kelompok minoritas yang penting ini tidak menggerakkan kekuatan politiknya?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?어째서 이처럼 훨씬 내실있는 소수들이 적극적으로 나서서 정치적 영향력을 행사하지 못할까요?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Miért van, hogy ez a jóval nagyobb méretű kisebbség nem tesz semmit politikai erejének gyakorlása érdekében?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Miksi tämä paljon voimakkaampi vähemmistö ei tee elettäkään näyttääkseen poliittista hauistaan?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Perché questa tanto più corposa minoranza non fa nulla per esercitare il suo peso politico?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Porque é que esta minoria substancialmente maior não age para exercer o seu músculo politico?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?¿Por qué ésta minoría mucho más importante no toma la iniciativa para ejercer su poder político?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Pourquoi cette bien plus grande minorité ne fait-elle rien pour utiliser son pouvoir politique ?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Prečo táto podstatne väčšia menšina nevyužije svoju politickú silu?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Proč se tato daleko významnější menšina neodhodlá k uplatnění svého politického vlivu?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Varför tar denna långt mer betydande minoritet inte tag i saken och använder dess politiska muskler?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Waarom onderneemt deze veel grotere minderheid niets om haar politieke kracht uit te oefenen?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Zakaj se ta veliko številčnejša manjšina ne premakne in ne razgiba svojih političnih mišic?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Γιατί αυτή η πολύ πιο ουσιαστική μειονότητα δεν κινείται για να ασκήσει την πολιτική της ισχύ;
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Защо това значително по-солидно малцинство не направи ход, за да упражни политическата си мощ?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Почему эта далекая от меньшинства группа не старается натренировать свой политический мускул?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?Чому тоді ця набагато більш ваговита меншина не почне користуватися своїми політичними мускулами?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?מדוע המיעוט הזה, הגדול בהרבה,
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?מדוע המיעוט הזה, הגדול בהרבה, אינו עושה משהו כדי להפעיל את שריריו הפוליטיים?
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?لماذا لا تقوم هذا الاقلية المهمة.. .. حشد أصواتها للتأثير على الاحزاب السياسية؟
Daha büyük olan bu azınlık grubu neden politik gücünü göstermek için çaba sarf etmez ki?その政治的な力を行使するために 運動を起こさないのでしょうか? さて数の話はこれぐらいにして 質についてはどうでしょうか
Daha da iyisi, hayal gücünü dinlendirmeli. . . .여기선 색이 모든 것이죠
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.A čo vidím ešte dôležitejšie je sila hudby, ktorá dokáže spájať srdcia.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.A tak vidím, a to je ještě důležitější, jak síla hudby spojuje srdce.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.E eu vejo, até mais importante do que isso, o poder da música para ligar corações.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.És ami még fontosabb, hogy látom, ahogy a zene ereje összeköti a szíveket.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Et ce qui compte c'est que je vois le pouvoir de la musique qui rapproche les cœurs.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.E vedo, cosa ancor più importante, il potere della musica che connette i cuori.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.I co ważniejsze, widzę jak muzyka zbliża serca.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Ik zie, nog belangrijker, het vermogen van muziek om harten te verbinden.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.저는 사람들의 마음을 연결해 주는 음악의 힘을 더욱 더 강하게 느꼈죠.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Pero veo algo más importante: el poder de la música para conectar corazones.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Și mai văd chiar mai important puterea muzicii de a uni inimile.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Und noch wichtiger: Ich sehe, wie die Kraft der Musik Herzen verbinden kann.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Và tôi thấy rằng, quan trọng hơn cả, là sức mạnh của âm nhạc để kết nối trái tim.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Και βλέπω, κυρίως, τη δύναμη της μουσικής να συνδέει καρδιές.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.И виждам, което е по-важно, силата на музиката да свързва сърцата.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.И тогда я поняла, что ещё важнее то, что музыка соединяет сердца.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.ولاحظت اهمية قوة الموسيقى لربط القلوب
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.音楽の力が 心を一つにしたことです 四川省に行った時もそうでした
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Baru-baru ini, kita diingatkan pada kekuatan alam itu sendiri secara tragis dalam gempa bumi di Haiti.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Gần đây, chúng ta đã từng bị cảnh báo về sự tàn phá nặng nề từ thiên nhiên với trận động đất ở Haiti.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.최근에는 자연의 파괴의 힘을 떠올리게 하는 사건이있였습니다. 바로 아이티 지진입니다.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Nedavno nas je na uničujočo moč narave same spomnil potres na Haitiju.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Nedávno sme znovu tragicky pocítili ničivú silu prírody pri nedávnom zemetrasení na Haiti.