gücünü ile cümle
gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
John Locke ise iktidarın gücünü yasama, yürütme ve federatif olarak ayırır.John Locke je na primer predpostavljal ločitev oblasti na dva dela, zakonodajno in izvršno.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Zakon je svetu dovolil zvišanje davkov, čeprav te moči ni nikoli izkoristil.
Birkaç meta-analiz Büyük Beş'in geniş bir davranış dizisini tahmin gücünü ortaya koydu.Leksične študije so postavile temelj že pet-faktorskem modelu.
Arzava Krallığı gücünün doruğuna M.Ö. 15. ve 14. yüzyıllarda ulaştı.Kraljestvo Arzava je doseglo višek v 15. in 14. stoletju pr. n. št.
Zayıf insanlar solunum kas gücünü kalori alımlarını arttırarak arttırabilirler.Ljudje s KOPB in prenizko težo lahko izboljšajo moč svojih dihalnih mišic s povečanim vnosom kalorij.
Kar leoparı, kuzgun kurt ve onların gücünü savaştıkları her zaman çağırır.Občasno jo obiskujejo snežni leopardi, rjavi medvedi in volkovi.
Bir kişinin gücünü, bir Contractorunki kadar artırır.Povzdignil je status posameznika k statusu racionalnega bitja.
Bunun üzerine kral, bütün gücünü derebeylerine karşı kullandı.Tretjič, Mohamed je veličastno spoštoval vse tiste, ki so dvignili orožje zoper njega.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Bu tümen asıl gücünü Sovyetler Birliği'ne karşı kanıtladı.Dokazi so pokazali na odgovornost Sovjetske zveze.
Çünkü Atina'nın gücünün daha fazla büyümesinden çekiniliyordu.Nato je zaskrbljen zaradi rasti svoje moči sklenil zavezništvo z Atenami.
Kurulu rüzgâr gücünün %57.34'ü Kuzey Amerika ve Avrupa'dadır.Pomenljiv je tudi podatek, da jih 97,4 % deluje v Evropi in Ameriki.
Bu sefer mezhebin askeri gücünü kırdı.Šį kartą bazilikos drebėjimai nepaveikė.
Böylece gücünü kaybeder.Mana galėjo ir netekti savo galios.
Ona gücünü verdin.Jis tik rodė savo galią.
Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.Kiekvienas daimio savo ruožtu naudojosi samurajais, kad apgintų savo žemes ir išplėstų jų valdas.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.Dažniausiai tai būna vyrų choras, sukuriantis atitinkamą atmosferą.
İlerlemiş yaşı gücünü tüketiyordu ve tamamen gözdelerinin eline düştü.Bėgantys metai išsekino jo energiją ir jis atsidavė į favoritų rankas.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Suessi kriisi tõttu nõrgenes brittide võim Lähis-Idas, kuid ei kadunud täielikult.
Bu nüfus artışı iş gücünü, yatırımı ve zanaati arttırdı.Need määrad pidid stimuleerima tööd, kokkuhoidu, investeerimist.
Tüm gücünü yitiren Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında yıkılmıştır.Lääne-Rooma riik pealinnaga Roomas hävitati 476. aastal.
Böylece üç güç yüzüğü de dahil tüm güç yüzükleri gücünü kaybetti.Nagu kõik võimusõrmused, nii arendasid ka päkapikkude sõrmused veelgi juba olemasolevaid oskusi.
Senato evvelce halk meclislerinin elinde olan tüm yasama gücünü ve hukukî yetkileri kendisinde toplamıştı.Egiptuse Relvajõudude Ülemnõukogu võttis endale laialdased täidesaatvad ja seadusandlikud volitused.
"Sahne Tozu Tiyatrosu Gücünü Üstadlardan Alıyor"."Baltoscandal kompab Rakveres taas teatri piire".
Bunun üzerine kral, bütün gücünü derebeylerine karşı kullandı.Suurhertsog teostas võimu oma ministrite kaudu.
0 (gücünü kendinden alan)0 (autoalimentado)
0 (gücünü kendinden alan)0 (auto- alimentado)
0 (gücünü kendinden alan)0 (auto-alimenté)
0 (gücünü kendinden alan)0 (autonomo)
0 (gücünü kendinden alan)0 (egen kraft)
0 (gücünü kendinden alan)0 (eigene Stromversorgung)
0 (gücünü kendinden alan)0 (자체 전원 사용)
0 (gücünü kendinden alan)0 (samostojno napajanje)
0 (gücünü kendinden alan)0 (self-powered)
0 (gücünü kendinden alan)0 (selvforsynet)
0 (gücünü kendinden alan)0 (tenaga sendiri)
0 (gücünü kendinden alan)0 (własne zasilanie)
0 (gücünü kendinden alan)0 (αυτοτροφοδοτούμενο)
0 (gücünü kendinden alan)0 (автономне живлення)
0 (gücünü kendinden alan)0 (самостоятелно захранване)
0 (gücünü kendinden alan)0 (своё питание)
0 (gücünü kendinden alan)0 (נזון עצמאית)
0 (gücünü kendinden alan)0 (يشغل نفسه)
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.40년 뒤에 많은 사람들은 파괴의 힘이 인간의 환경지배로 나타난 것을 알게 되었고,
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.40 שנה מאוחר יותר, הקהל הזה, יותר מאחרים מודע היטב לכוח ההרסני שיש למין האנושי על הסביבה שלנו.
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.وبعد 40 عام .. هذه الجماعة أكثر من ذي قبل بدأت تدرك القوة المدمرة التي نقوم بها - كبشر - تجاه بيئتنا
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.人類が地球環境を変えるほどの 破壊力を持っていることに気づきました 人類はやっとこの問題に立ち向かいはじめたようです
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.Denn die USA haben ein Veto-Recht bei Entscheidungen, weil sie der größte Kapitalgeber sind.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.Já que os EUA detêm poder de voto sobre as decisões, sendo o maior fornecedor de capital.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.미국은 최대자본제공자로써 거부권을 갖고 있기 때문이다
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.Koska Yhdysvaloilla on veto-oikeus päätöksentekoon, sillä se on suurin valuutan tuottaja.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.SUA are drept de veto asupra deciziilor deoarece aduce cel mai mult capital.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.USA har nemlig vetoret over beslutninger, fordi de bidrager med mest kapital.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.USA har vetorätt, som största kapitalägare.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.ZDA imajo namreč pravico veta glede odločitev, saj so vložile največ kapitala.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.Οι ΗΠΑ έχουν τεράστια δύναμη για βέτο σε οποιαδήποτε απόφαση, μιας και είναι οι μεγαλύτεροι παροχής κεφαλαίου.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.Защото САЩ притежават правото на вето над нейните решения, като най-големия доставчик на капитал.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.США имеет право вето над его решениями, так как он крупнейший поставщик капитала.
ABD karalar üzerindeki veto gücünü elinde tuttuğundan Kapitalizmin en büyük destekçisidir.،حيث تمتلك الولايات المتحدة حق نقض القرارات . لأنها هي التي تقدم أكبر قدر من رأس المال
Ahlaksal hayal gücünü geliştirmek diye adlandırdığım şey olabilir.그것은 제가 도덕적 상상을 확장하는 것이라고 부르는 것입니다.