gücünü ile cümle

gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun gücünü biliyordur.הכוח שלה הוא חוזק על.
3. sezonda yeni bir gücünü keşfeder. yeni gücü metal gücüdür.בעונה השלישית מזריק לעצמו את הנוסחה לקבלת כח ומקבל כח טעינת כוחות באנרגיה.
İtiş gücünü füzenin iki yanında bulunan roketlerden alır.בנוסף, מוצג מכל הדלק החיצוני כשלצידו שני הטילים.
Gücünü hayatta kalmak için kullanır.בגלל יכולותיו, הוא שורד.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.מסע הניסיון רק חיזק את נחישותו של הבן.
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.תגליות אלה עתידות היו לחזק את כוחה של יבשת אירופה ואת חוסנה הכלכלי.
Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve yüzüğü ele geçirdi.הוא אוחז באצבעו של פרודו, נושך אותה ולוקח את הטבעת.
Devil Bringer içinde Sparda'nın gücünü barındırır."השטן" (The Devil): המקבילה של הפופסמית' שמענה את סטרונג באד בגיהנום.
Bu ülkenin politik ve ekonomik gücünü bir hayli zayıflattı.כוחם הכלכלי והפוליטי היה רב.
Hitler, gücünün zayıflayacağından korkarak bu teklifi defalarca reddetti.היטלר לא קיבל את דעתו, אך אישר לו לדחות את נסיגת כוחותיו במספר ימים.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.לא היה לו עניין בפוליטיקה של ארצו, והוא העדיף לנהל את נכסיו בעזרת באי-כוחו.
İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder.אין כוחות שיש לזהותם, חוץ מאלה ששוכנים בחומר.
Natsu dostları için her şeyi yapabilecek ve gücünü dostlarından alan bir karakterdir.מרתה היא הדמות החזקה במשפחה ועושה הכל למען ילדיה.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.לעיתים קרובות הם מתוארים כבעלי כוחות על-טבעיים.
Gücünün adı ise el direkto diye kullanır.עבור שמות עצם ברבים, משתמשים ב-les.
2003 yılında çıkarılan bir yasa Meclis'in gücünü azalttı ve Halk Konseyi'nin gücünü artırdı.Закон от 2003 г. намалява властта на Меджлиса и увеличава тази на Народния съвет.
4 Yıllık Plan Ofisi'nde direkt olarak Hitler'in altında, Alman iş gücünün yönetimi ve kontrolünde görev aldı.Четиригодишен план, ръководейки и контролирайки германския труд.
919: Leo Fokas (yaşlı)'nın Romanos Lekapenos'un gücünü almak için yaptığı başarısız isyanı.919: Неуспешно въстание на Лъв Фока Старши срещу завземането на властта от Роман Лакапин.
Onun gücünü biliyordur.Тя го разпознава по силата му.
Tüm gücünü yitiren Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında yıkılmıştır.Той нанася непоправим удар върху Западната римска империя, която в 476 г. загива като държава.
Ve gücünü insanlar üzerinde denemeye karar verdi.Има опит за покушение над живота му.
Kendine inananları ve gücünü isteyenleri ölünce alır ve kancalarına geçirerek yanında taşır.А които незаслужено огорчават вярващите мъже и жени, те се нагърбват с клевета и явен грях.
Bu da tahrip gücünü katlar.Това също ускорява разрушението.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Предназначена е за унищожаване на живата сила и бойната техника на противника.
Alman Ordusu kısa sürede Doğu Cephesi'ne bütün gücünü yığdı.А германската офанзива трябва да бъде овладяна колкото се може по на изток.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Днес лабрисът често се използва като символ на феминизма и женската хомосексуалност.
Pencerenin kenarındaki meyveler ise hayal gücünün sınırlarını zorlar.Вградени плочи на южната стена между прозорците образуват кръст.
Yönetici gücünü ailesi ve kendisinden alır.Полицията и семейството му го търсят.
Dillon bu gücünü kendi çıkarları için kullanmışır.Така Дионис доказва своята власт.
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.Поръчителите му загубват цялото си състояние.
Dolayısıyla MR cihazında dünyanın manyetik alan gücünün yaklaşık 25 bin katı bir manyetik alan kullanılır.За сравнение силата на магнитното поле на повърхността на Земята е около 50 000 nT.
Ocak 1959'da, Sovyet uydusu Luna 1 ilk doğrudan Güneş rüzgârı gözlemiş ve gücünü ölçülmüştür.Godine 1959. je sovjetski satelit Luna 1 prvi uočio Sunčev vjetar i mjerio njegovu jačinu.
Bunlar: STR (Strength) (Güç) Saldırı gücünüzü ve taşıyabileceğiniz en yüksek ağırlığı etkiler.Vi se borite protiv istine koja je jača od vas sviju i koja će vas pobjediti!"
Bu şiir ise yaratıcı hayal gücünü ifade için yapılan hazırlığın bir parçasıdır.”"Lirska poezija kao poticaj za likovno izražavanje i stvaranje".
Lütuf kavramı ayrıca Tanrı’nın gücünü ifade eder.Ante nastavi oduševljeno riječ Božju.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Tiberije je učvrstio moć Rima i obogatio državnu riznicu.
Hükümdarlığı, İspanya'nın gücünü ve prestijini bir hayli sarstı.Vladavinu dinastije obilježio je značajan uspon moći i ugleda Carstva u Europi i prednjoj Aziji.
Ordusunun gücünün sınırlarını iyi biliyordu.Snažno je djelovao na preustroju vojnih postrojbi.
Milgram ayrıca otoritenin gücü ile uyuşumun gücünü birleştirdi.Milgram tiež spojil silu autority so silou prispôsobovania sa.
Takibeden haftalarda Schuschnigg yeni atadığı bakanların kendi gücünü ele geçirmeye çalıştıklarını fark etti.V priebehu nasledujúcich týždňov si Schuschnigg uvedomil, že jeho noví ministri pracujú na prevzatí vlády.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Američania vytvorili v roku 1778 koalíciu s Francúzskom, ktorá vyrovnala vojenské a námorné sily.
Ve Peter'a gücünü nasıl kontrol edeceğini öğretir.David sa potrebuje naučiť ovládnuť svoj strach.
Bu yenilgiden sonra İsveç İmparatorluğu bir daha eski gücünü kazanamamıştır.Po porážke v tejto bitke Rád nemeckých rytierov svoj bývalý vplyv už naspäť nezískal.
Carrie aslında telekinezi gücünün olduğunu keşfeder.Carrie postupne zisťuje, že má telekinetické schopnosti (schopnosť pohybovať predmetmi na diaľku).
Jon’un tavsiyesini takiben, Stannis kabilelerin bağlılığını kazandı ve gücünü arttırdı.Kvôli úlohe Jona si Kit musel zlepšovať svoje zručnosti s mečom a nechať narásť dlhšie vlasy.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Patrila pod vplyv Sparty.
Ayrıca onu takip edebilmek için kartal gücünü kullanıp onu kontrol edebilir.Tiež sa tam naučila bojovať a ovládať svoj Power Suit.
Musa: Müziğin gücünü kullanır.Rozmýšľala nad adekvátnosťou využitia hudby.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.To by si ale vyžadovalo úplne prebudovanie Milána, čo sa samozrejme nikdy nestalo.
1842'de John Hutchinson, spirometreyi icat etti ve bu sayede nefes gücünün ölçümü mümkün kılındı.Leta 1842 je John Hutchinson izumil spirometer, kar je omogočilo merjenje vitalne kapacitete pljuč.
Bizans devletinde imparator tek ve mutlak yöneticiydi ve gücünü ilahi kaynaklardan aldığı kabul ediliyordu.V bizantinski državi je bil edini in absolutni vladar cesar, katerega oblast je bila božanskega izvora.
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.Pri tem pa je plemstvo izgubilo vso moč.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Utrjeval je rimsko oblast in bogatil njeno zakladnico.
Bu bölgede gücünü artırdı.Tokrat so njegovo moč povečali.
2) Mavi şişe : Kısa bir süreliğine zıplama gücünü arttırır.Eruptivne spremenljivke: za krajši časovni presledek zasvetijo močneje.
Onun gücünü biliyordur.Zanašal se je na svojo moč.
Ateş ile etrafı yakabilir ama daha gücünü kontrol edememektedir.Njena primarna moč je obvladovanje ognja, toda ne obvlada ga še dovolj dobro.
Kurmacanın gücünü tamamen kişiliğinde barındırıyor.On prepriča edino s silo svoje osebnosti.
Ancak, hemen kendine gelip gücünü toplaması gerekecektir, çünkü arkadaşları büyük bir tehlike içindedir.Je zelo samovšečen, hkrati pa se znajde v stiski, saj se močno začne zavedati svoje nepotrebnosti.
Bu aynı zamanda Habsburg ailesinin gücünün yükselişine işaret eder.Temu "sporazumu" sledi seveda večji spor znotraj habsburške družine.

İlgili Sayfalar