gücünü ile cümle
gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.だが、彼らは我々に力の強さを見せつけた。
Su gücünü kullanır.水の力で戦う。
Roma’nın gücünün kırılması küçük küçük adımlarla sürdü.兵站の軽減化によりローマ軍の機動力が増す事となった。
Baharda doğanın yenilenmesini, gücünün çoğalmasını gösteren bir bayram.春への希望を与える自然の大きな胎動がある。
İnsanın gücünün dışındaki olayları ifade eder.事件とは、容態以外の要件事実をいう。
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.1778年にはアメリカとフランスの同盟が成立し、陸軍も海軍も同等な兵力となった。
Güneşin yeniden gücünü kazanmaya başladığı 22 Aralık'ta (Noel) Tammuz yeniden doğar.再び大篳篥が日の目を浴びるのは明治時代であった。
İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi ya da kişiler.天下の富や権勢をもつ者は私である。
Ta ki kötülüğün gücünü hissetmeye başladıkları ana kadar...それが、恐怖の始まりとも知らずに……。
Gerçekte, 90°lik bir çevirme işlemi pi bağının gücünün yarısına eşittir.事实上,一个90°的扭曲需要的能量约等于 π {\displaystyle \pi } 键键能的一半。
Ünlü icatların veya eğlence ürünlerinin birçoğu kişinin hayal gücünün ilhamı sayesinde üretilmiştir.最著名的发明或者娱乐产品是从一个人的想象性灵感创造出来的。
Roosevelt bu seyahat sayesinde dünyaya ABD askeri gücünün gösterilmesini amaçlamıştı.罗斯福向世界展示美國海軍有能力登上世界舞台。
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.宗教界失去其權威。
Ayrıca Dinyeper Savaşı, Sovyet partizan hareketinin gücünü gösterdi.此外第聶伯河戰役表現出蘇聯遊擊隊的實力。
İleride bitki yaşam gücünü kontrol edecek ve On Büyük Aziz'den birisi olacaktır.其魔力難以估計且實力驚人,是聖十大魔導之一。
Bakanlığa atanmasından 5 gün sonra Afganistan'daki İspanyol askeri gücünü ziyaret etmiştir.成为影子国防大臣后,他曾五次访问阿富汗。
Hitler, gücünün zayıflayacağından korkarak bu teklifi defalarca reddetti.但是希特勒多次拒絕了這個想法,他擔心這會削弱他在德國擁有的權力。
Fransa’nın gücünü azaltarak sınırlarını sağlama almak.削弱法國的勢力,並阻止其東進。
Onu, hayal gücünü kullanmasına teşvik etti ve on üçündeyken ona bir daktilo hediye etti.然而他母親當時不允許他浪費時間,進而鼓勵他利用他的想像力;十三歲時,他母親給了他一台打字機。
Aynı zamanda, sürekli bu gücünü kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için kullanmakla da itham edilmektedir.也是得益于她的贡献,使得她丈夫在军队和政治上的权力不断得到增强。
Böylece Logan yenilenme gücünü kaybeder.隋朝丧失了重新振兴的机会。
( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )對於你〔胡適〕,是對你的思想,並不是對你個人。
Alkolmetre bir sıvının alkol gücünü ölçmek için kullanılır.酒精计是用来测量液体中的酒精含量的比重计。
Gücünü Thor'dan aldıkları söylenir.設計來源取自雷神。
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.繼承了父親的火元素之力。
O'nun gücünü detaylıca açıklayan birkaç uzunca kitap serimiz var.曾被赤羽描述過其衝刺具有破壞力。
Güneş'in ve Ay'ın gücünü kullanır.他的眼睛是太阳和月亮。
Bununla birlikte, Hindistan'ın tarımsal üretimi, olası gücünün çok gerisinde kalmaktadır.尽管如此,国家的生产能力仍然滞后。
Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve yüzüğü ele geçirdi.千鈞一髮之際,孤注一擲的咕嚕襲擊隱身的佛羅多,咬下佛羅多的手指,搶下至尊魔戒。
Biletleri satma gücünü kanıtlamış oldu.特次勒只支持販買贖罪券。
Bu Sicilya'da Kartaca siyasi gücünün zirvesi oldu.此时的迦太基在西西里岛的势力达到了巅峰状态。
( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )어디엔가 선생님과 친구들이 살아 있을 것이라 믿으며.
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.이 사건들은 유럽의 국가들의 경제력과 군사력을 증강시키는 발견이었다.
Ancak yeniden dirilmiş, bütün kötülüğünü yaymak için tüm gücünü kullanmıştır.그러나 얼마 가지 않아 모든 조치를 다시 회복시키고 소직을 영신현후(永新縣侯)로 봉했다.
Trixe Gloomix gücünü verir.트릭스에게 글루믹스(Gloomix)를 주었다.
Akım gücünün (2005) 450 askeri personeli ve 28 sivil çalışanı oldu.1998년에는 약 500명의 현역 군인 및 550여명의 민간인 군무원이 배속되었다.
Onun gücünü biliyordur.아는 것이 힘이다.
Çünkü gücünü İngilizlere karşı muhalefetten alıyordu.독일은 영국 세력에 대한 도전으로 선전포고를 하였다.
Sevdiği şeyler var olma gücünü kaybedince zihin iradesini kaybeder.그녀의 주특기는 자신의 마음에 들지 않는 일이 있으면 채찍을 휘두르는 것이다.
Yargı gücünün daima Galiçyalılar tarafından icra edilmesi.현실은 언제나 강자의 정의를 옹호했었기 때문이다.
İkincisi, açı β bizim araçların çözme gücünü güçleştirecektir.박차는 다리부조를 보강하는 역할을 한다.
Her biri boyutları geçme gücünü elde edebilmek karşılığında kendileri için en değerli şeyi vermelidir.각 문제별로 최우수 답안 제출자에게는 최우수 풀이상을 수여한다.
Ordusunun gücünün sınırlarını iyi biliyordu.군대 내의 시설의 열악함에 대한 지적도 나왔었다.
1842'de John Hutchinson, spirometreyi icat etti ve bu sayede nefes gücünün ölçümü mümkün kılındı.1842년 존 허친슨이 폐활량을 측정하는 폐활량계를 발명하였다.
Yüksek çıkış gücünün olmaması.슈퍼 능력은 나오지 않는다.
Bu arada gizli gücünü keşfeder.숨겨진 힘을 갖고 있다.
Ocak 1959'da, Sovyet uydusu Luna 1 ilk doğrudan Güneş rüzgârı gözlemiş ve gücünü ölçülmüştür.1959년 1월, 소비에트 연방의 인공위성인 루나 1호가 역사상 처음으로 태양풍을 직접 관측 및 측정하였다.
Su gücünü kullanır.물 타입을 사용한다.
2010 yılından bu yana Rusya'da gücünü hissettirmeye başladı.2010년부터, 그는 포르투갈에서 활약하기 시작하였다.
Bizans devletinde imparator tek ve mutlak yöneticiydi ve gücünü ilahi kaynaklardan aldığı kabul ediliyordu.로마 제국 행정부에서 황제는 유일한 절대 군주였고 그 권력은 신에게서 비롯되었다고 간주됐다.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.시호를 효라 하였고, 아들 유패가 작위를 이었다.
Hayvanların gücünü kullanır ve eşyaları oynatma gücüne sahiptir.짐승들을 다루고 거느리는 능력을 갖고 있다.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.이 형식의 힘 전달을 아래에 나타낸다.
İmparatorluk gücünün seremonik merkezidir.곧 황제원에 권력이 집중됐다.
Ayrıca, Glaedr ona Galbatorix'in gücünün sırrını da açıklar: Eldunarí, kalplerin kalbi.גליידר גם חושף את מקור הכוח של גאלבטוריקס: האלדונארי, או לב הלבבות.
Carrie aslında telekinezi gücünün olduğunu keşfeder.קארי מבינה שיש לה יכולות טלקינטיות.
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.משפחת הברמכים איבדה את כל כוחה.
Bu da tahrip gücünü katlar.בכך איבדו את כוח ההרתעה שלהם.
Bunun sonucunda Claudius etkinliğini artırmak için senatonun gücünü kısıtlamak zorunda kaldı.כתוצאה מעוינות זו נאלץ קלאודיוס להפחית את כוחו של הסנאט.
Ahenk Gözünü kontrol eden bir cihazdır ve gözün gücünü boşaltmak için kullanılabilir.מפיק אנרגיה חסרת שליטה מעיניו, מה שמאלץ אותו ללבוש משקפי מגן.