gücünü ile cümle
gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, hemen kendine gelip gücünü toplaması gerekecektir, çünkü arkadaşları büyük bir tehlike içindedir.Swoją odwagę pokazuje tylko wtedy, gdy jego przyjaciele są w niebezpieczeństwie.
Çünkü gücünü İngilizlere karşı muhalefetten alıyordu.Agitował naród do przeciwstawiania się rządom Brytyjczyków.
ABD doları, gücünü büyük oranda dünya petrol ticaretinin dolar cinsinden yürütülmesinden almaktadır.Giełda ta ma w zamierzeniach przełamać monopol dolara w międzynarodowym obrocie paliwami.
Böylece gücünü kaybeder.I ta słabość go zgubi.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Dawało to im poczucie siły w stolicy.
Bu manevranın Prusya'nın gücünü genişletme amacı taşıdığı fikri oluştu.Tekst, tak jak oczekiwaliśmy, porusza temat empowermentu kobiet.
Bu gücünü şirkete yakalanmamak için kullanır.Kompania nie użyła w walce swojego odwodu.
Carrie aslında telekinezi gücünün olduğunu keşfeder.Odkrywa także że posiadł zdolność telekinezy.
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.Jest wykorzystywane wyłącznie w nagłych sytuacjach.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Duża jej część jest zajmowana przez biznes i administrację.
İş gücünün % 60’ı tarım, % 20’si ticaretle ilgilidir.Około 60 proc. słów dotyczy nazw rzeczy, 20 proc. oznacza czynności.
Dalgaların gücünü kırmak ve dolayısıyla aşındırıcı gücünü azaltmak için kullanılır.Możliwe jest regulowanie napięcia want, a przez to i pochylanie masztu.
ABD Rus İmparatorluğu petrol üretim gücünü geçdi.Rosjanie spalili też cysterny naftowe fabryki Nobla.
Aikidonun felsefesi insanın kendi yaşam gücünü geliştirmekten ibarettir.Jakim próbom charakteru jest w stanie sprostać człowiek?
Amacı komünist rejim olmadan Rusya'ya Sovyet gücünü tekrar kazandırabilmektir.Jej celem miało być doprowadzenie do utworzenia nowej Rosji bez władzy komunistów.
Lütuf kavramı ayrıca Tanrı’nın gücünü ifade eder.Bywa również odczytywane jako „moc Boga”.
Tulkas'ın gücünü miras aldığı rivayet edilir.Haku odziedziczył po niej tę umiejętność.
Bu yöntemlerin neredeyse hepsi kuramdan gücünü almakla beraber bazıları kendi aralarında çelişmektedir.Przyczyny były takie same i przeciwnicy niemal ci sami.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Do pracy na nich sprowadzano niewolników z zachodniej Afryki.
Stalin artan gücünü Mdivani ve diğer muhalifleri diplomatik görevlere kaydırmak için kullandı.Stalin wykorzystał urzędy do obsadzania ich swoimi zausznikami.
Pilot ışın verici kullanmayan bir sistem gücünü ışınını herhangi bir yere odaklaması açısından aciz olurdu.Pilot, bez którego ich nowego telewizora nie da się uruchomić, ulega zniszczeniu.
Onun gücünü kabul edin.Vad är emot din makt...
Bunun sonucunda Claudius etkinliğini artırmak için senatonun gücünü kısıtlamak zorunda kaldı.Som en följd av detta tvingades Claudius inskränka senatens befogenheter.
"Güvenlik gücünün 2,500 aktif asker ve 19-35 yaş arasında 800 yedek kuvvetten oluşturulması planlanmştır."I planen föreskrivs att styrkan ska bestå av 2.500 aktiva soldater och 800 reservister i åldern 19-35 år.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Delilah lyckas till slut får ur Samson hans hemlighet – hans styrka sitter i håret.
Böylece gücünü kaybeder.Sedan hade den förlorat sin kraft.
Ve Peter'a gücünü nasıl kontrol edeceğini öğretir.Men sedan hjälper han Peter att lära sig använda sin förmåga.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.När rörelsen var som starkast hade den flera hundra aktiva medlemmar.
Ancak bu gücünün yan etkileri vardır ve gittikçe garip biri olmaya başlar.Man kan bli så besatt av någon att man börjar bete sig konstigt.
Bu dönemde İspanya gücünün zirvesine ulaşmıştı.Från denna tid var den spanska riktningen förhärskande.
Ünlü icatların veya eğlence ürünlerinin birçoğu kişinin hayal gücünün ilhamı sayesinde üretilmiştir.De kändaste uppfinningarna och produkterna skapades av inspiration från någons fantasi.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Amerikanerna bildade 1778 en allians med Frankrike som utjämnade de militära styrkeförhållandena.
Yiyecek fazlalığı ve nüfus yoğunluğu iş gücünün artmasına ve farklı alanlara yayılmasına imkan sağladı.Med större tillgång på mat ökade befolkningen och specialisering i olika yrkeskategorier blev möjlig.
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.På land vistas de endast i yttersta nödfall.
Logan’a gücünü kendisine aktarmasını teklif eder.Loki beordrar henne att släppa vapnet.
Aynı zamanda, sürekli bu gücünü kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için kullanmakla da itham edilmektedir.Hon utnyttjade flitigt sitt inflytande över monarken för egna ändamål både politiskt och ekonomiskt.
Yapının zengin dizaynı için, Bizans mozaikleri Venedik'in zenginlik ve gücünün bir sembolu olarak yaldızlandı.Som material till mosaiken har man använt glas från Venedig och natursten.
General Franco 20 Kasım 1975 tarihinde vefat ettikten sonra aile siyasi gücünü kaybetti.Franco hade makten ända till sin död den 20 november 1975.
Sonradan gücünü kontrol etmeyi öğrenir.Потім навчилася контролювати свою силу.
Siyasal gerçekçiler ise, “Bu politika ulusun gücünü ne yönde etkileyecektir ?” diye düşünürler.А політичний реаліст запитує: «Як ця політика впливає на силу нації?».
Böylece gücünü kaybeder.Тут я втрачаю сили.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Це — церемоніальний центр імперської влади, і найбільша дерев'яна структура, що збереглась, в Китаї.
Logan’a gücünü kendisine aktarmasını teklif eder.Гомер запитує їх, чи можуть вони позичити йому гроші.
Böylece üç güç yüzüğü de dahil tüm güç yüzükleri gücünü kaybetti.Однак, їх сила також залежала від сили Єдиного Персня.
Bu da Sovyet halkının alım gücünün hızla yükselmesini sağladı.Товариші, треба ж розуміти, які зараз сили накопичилися у радянського народу.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Для роботи на них завозили з Африки чорношкірих рабів.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Завдав ворогові великих втрат у живій силі і бойовій техніці.
Bu gücünü şirkete yakalanmamak için kullanır.Він не користувався впливом у суспільстві.
Pers tarafı ise falanksın gücünü açıkça hafife almıştır.Графиня, завдяки секрету, повністю відігралася.
Ahenk Gözünü kontrol eden bir cihazdır ve gözün gücünü boşaltmak için kullanılabilir.Маску можна носити для запобігання відкриття очей.
Ve gücünü insanlar üzerinde denemeye karar verdi.Він прийняв рішення спробувати свої сили у авторалі.
Fakat bir sonraki sene, Yoşiteru ve Harumoto, Nagayoşi’nin gücünü azaltmak için ona karşı savaş başlattı.Проте незабаром він і Хосокава Харумото знову починають війну, тепер уже проти Мійосі Нагайосі.
O'nun gücünü detaylıca açıklayan birkaç uzunca kitap serimiz var.Видав багато книжок, в яких докладно описуються всі його подвиги.
Ateş ile etrafı yakabilir ama daha gücünü kontrol edememektedir.Здатний підпалювати противників і не горить сам.
Yaşam gücünü geliştirmek, ama kazanım ile veya yenilgi ile bağlanmamaktır.І він же буде нести відповідальність за успіх або невдачу.
İmparatorluk git gide zenginleşti, gücünü arttırdı, sınırlarını genişletti.Держава за його правління значно зміцнилась та розширила свої кордони.
Ona gücünü verdin.Dají mu sílu?
Winx kızları onu yenmek için Lovix gücünü kullanırlar.Pro boj s ní potřebují dívky Lovix.
Winx kızları onu yenmek için Sophix gücünü kullanırlar.Aby s ní mohly Winx bojovat, musí použít sílu Sophix.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Američané vytvořili v roce 1778 koalici s Francií, která jim pomohla vyrovnat vojenské a námořní síly.