gücünü ile cümle

gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hangi kağanın işini-gücünü çeviriyorum” demiş.Volli scrivere quel documento di mio pugno”.
Ama maskeyi takıp, gücünü kullanmayı başarır.Devi mentire, metterti la maschera».
Devrim Çarlığı kaldırmaz iken, gücünü kısıtlamakla yetinmişti.Quando scoppiò la rivoluzione, mantenne delle posizioni moderate.
Aynı yıl yayınlanan yazılarda ise devrimin itici esas gücünün Kore Halk Ordusu olduğuna vurgu yapılmıştır.Lo stesso articolo del novembre 2014 sosteneva che la corruzione è endemica nel esercito iracheno.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Egli consolidò il potere di Roma e assicurò la ricchezza e la prosperità dello Stato romano.
Ancak yeniden dirilmiş, bütün kötülüğünü yaymak için tüm gücünü kullanmıştır.Egli, determinato a salvarle la vita ad ogni costo, accetta serenamente il suo destino.
Gücünü topraktan alır.Potere tampone del terreno.
Halife Müstekfi tamamen de idare ve iktidar gücünü kaybetti.L'alternativa era perdere onore e potere.
Chayyah ruhun ilahî yaşam gücünün idrak edilmesine imkân veren parçasıdır.Chayyah (חיה): la parte dell'anima che permette di acquisire consapevolezza della forza vitale divina.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.Spesso sono loro che si occupano dell'accumulo di potere dell'esistenza.
Yengeç burcu olan insanlar,gücünü Ay'dan alır.Gli incantatori arcani traggono il loro potere dalla stessa vita.
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.Possiede il potere della Fiamma del Deserto.
Gücünü kelliğinden alır.Usa la tua forza di volontà.
Gücünü arka tekerleklere ileten iki ayrı elektrik motorundan alan HU-GO böylece 17 beygir güç üretmektedir.La ReCharge utilizza due motori elettrici Hi-Pa Drive solidali alle ruote.
Hanedanın gücünü doruk noktasına çıkarmış, başkenti Nanjing'den Pekin'e taşımıştır.Questa era una scusa per spostare la capitale della nuova repubblica da Nanchino a Pechino.
Bu diriliş sonucu Liz'in gücünü de almıştır.It's Like That presenta la voce aggiuntiva by Liz.
Hyarmendacil I döneminde, Gondor gücünün doruklarındayken sınırları Umbar'a kadar uzanmaktaydı.Durante il regno di Hyarmendacil, i confini di Gondor raggiunsero la loro più ampia espansione.
Böylece Authority tüm gücünü kaybeder.In questo modo Jesi perde ogni autonomia.
Kadının seksi aşağı konumdadır ve tepkisiyle erkek gücünün ölçümü olarak görev yapar.Questa volta però funge da riserva e svolge esclusivamente le funzioni di quarto uomo.
Onun kişiliği Tanrı’nın gücünü gösteriyordu, yüceliği kendi yaptıklarının sonucu değil, inayetinin sonucuydu.Ciò che l'uomo poteva vedere di Dio non era il Dio in se stesso (la sua sostanza) ma i suoi effetti.
Fakat tüm bunlar esas olarak, firavunun gücünü pekiştirmekteydi.Il tutto, naturalmente, seguitando a tenere in mano i fili del potere.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Tutti presentano al dritto la testa di Apollo.
Göz gücünün yanı sıra Taijutsu ve Ninjutsu'ya da hakimdir.Anche se non lo sembra, è un'hacker esperta; è anche appassionata di ninja e ninjutsu.
Koku gücünü göstermiştir.Usare profumi.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.È stato sferrato un colpo alla dirigenza politica del Paese, alla sua autorevolezza.
Az görmenin bazı avantajları vardır; örneğin, o hayal gücünü geliştirir.У плохого зрения есть некоторые свои плюсы, например - оно развивает фантазию.
Siyasal gerçekçiler ise, “Bu politika ulusun gücünü ne yönde etkileyecektir ?” diye düşünürler.А политический реалист спрашивает: «Как эта политика влияет на силу нации?».
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.VI век был отмечен возрождением римской военно-морской мощи.
Sonradan gücünü kontrol etmeyi öğrenir.Затем научилась контролировать свою силу.
Yugoslavya Komünistleri Birliği ülkedeki ilk seçimi kazanmış ve ülke çapında siyasi gücünü konumlandırmıştır.Союз коммунистов Югославии выиграл первые выборы, оставшись у власти на всей территории страны.
General Franco 20 Kasım 1975 tarihinde vefat ettikten sonra aile siyasi gücünü kaybetti.Генерал Франко умер 20 ноября 1975 года и семья потеряла свою политическую власть.
Bu yüzden astronotlara aynı yerçekim gücünü uygulayacak giysiler hazırlanmaktadır.Ведь тот, кто наденет этот костюм, приобретает сверхчеловеческую силу.
Su gücünü kullanır.Использует энергию воды.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Хотя Суэцкий кризис сильно ослабил британское влияние на Ближнем Востоке, он не уничтожил его окончательно.
Korkular içindeki İbrahim’in cinsel gücünü kazanmasını sağlarlar.Примеры прощения своим обидчикам мы видим в лице Авраама (Быт.
Ve gücünü insanlar üzerinde denemeye karar verdi.Он осознал свою мощь и захотел использовать её против людей.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Это — церемониальный центр имперской власти, и крупнейшая сохранившаяся деревянная структура в Китае.
Hepsi ona seslenip diyecekler ki, ‘Sen de bizim gibi gücünü yitirdin, bize benzedin.'На что горожане ответили: «Рады бы мы отделаться данью, только ты за мужа погибшего жаждешь отомстить».
O sadece en acil durumlarda gücünü kullanır.К лечению он прибегал лишь в самых экстренных случаях.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Они уничтожили много техники и живой силы врага.
Bunlar: STR (Strength) (Güç) Saldırı gücünüzü ve taşıyabileceğiniz en yüksek ağırlığı etkiler.Спокойствие может наступить только при его удалении; если же ты его вырастишь, случится великое бедствие».
Sonunda gücünü kaybeden Tina yere düşmüş ve ölmüştür.Но Тина стала настолько слабой, что окончательно умерла.
Bu gücünü şirkete yakalanmamak için kullanır.Он был не в силах вызвать их на военную службу в Конфедерации.
Ona gücünü verdin.Силу она им даёт.
İbrahim, annesinin kışkırtmaları sonucu sadrazamını azledip idam ettirerek kendi gücünü ispat etmeye çalışır.Ибрагим, совершая прогулку со своим адъютантом, заблудился в лесу и вышел на Ненекоса и его людей.
Çünkü İspanya Anayasası İspanya'da evliliği yasal kılma gücünü yalnızca devlete vermekteydi.Согласно закону, импортёром могла выступать только Испания.
Akım gücünün (2005) 450 askeri personeli ve 28 sivil çalışanı oldu.Сегодня (2010) в системе здравоохранения Радужного 195 врачей, 545 человек среднего медицинского персонала.
500 - Sauron eski gücünü tekrar kazanmaya başlar.500 — Саурон снова начинает действовать в Средиземье.
Bundan sonra gücünü toprak reformuna ve ülkenin Araplaştırılmasına yöneltti.Вот откуда вся слабость земельных реформ и движений за них.
Bu koşullarda birçok tank çekiş gücünün kaybetti.В результате многие заключённые теряли чувство времени.
Onun kişiliği Tanrı’nın gücünü gösteriyordu, yüceliği kendi yaptıklarının sonucu değil, inayetinin sonucuydu.Он считает их делом милости Божией, а не плодом личных усилий.
Kralın gücünün sınırlarının ne olduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur.Благодарность короля не знает границ.
Sevdiği şeyler var olma gücünü kaybedince zihin iradesini kaybeder.Если вы испугаетесь потерять свою жизнь, вы потеряете свой ум.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Именно здесь он проявил свой военный талант.
Eru, sadece mutlak gereklilik içerdiğinde Arda üzerinde kendi gücünü faaliyete geçiriyordu.При необходимости взять какой-нибудь предмет он действовал всей рукой.
Bu arada gizli gücünü keşfeder.Кажется, что в нём скрыта неукротимая сила.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.В обеих компаниях более половины работников — иностранцы.
Hemen askeri gücünü kuvvetlendirmeye koyuldu.Пришлось немедленно начать подтягивать войска.
Koku gücünü göstermiştir.Аромат сильный.
Bunun üzerine kral, bütün gücünü derebeylerine karşı kullandı.Тогда король обрушил на них всю свою мощь.

İlgili Sayfalar