gücüm ile cümle
gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.’Îi păstrez o amintire credincioasă.”
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Nu mai pot lupta.
Her şeyi kendi gücümle kurabiliyorum.Tot ce fac e cu consimțământul meu.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.(A waklum a rabáúm mellett az uralkodói cím.)
Bize bütün gücümüzü ve dikkatimizi bombaya vermemiz gerektiğini söyledi.Se ilmoitti antaneensa kaiken avun ja tiedon tapauksen tutkintaa varten.
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Δεν μπορώ να την παλεψω άλλο.
Benim akıl almaz mistik gücümü anlamaya çalış.Ό,τι αποπροσανατολιστικό για το παρθένο μυαλό μου.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Πάρε την τύχη σου στα χέρια σου!
Şarkının sözleriyle ilgili bir şey de şarkı süresince gücümü bulabildiğimi görebilmeniz.Han slog igennem med sangen I Know You Want Me.
Momentum Sarsım Eksarsım GücümNVE Løvenskiold Fossum Kraft
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.Dan aku diberi karunia lebih berupa al-mufaṣṣal.’”
Suphi, Nejat öncümüz; yaşatacak gücümüz!Santo Mikhael, kekuatan dalam pertempuran, doakanlah kami.
Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var.’Kami bergantung pada kemampuan dan tekad!"
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Tak ada kemauan untuk berjuang.
Onun içinde var gücümle çalışacağım" dedi.Demikianlah aku menuruti dorongan nafsuku.”
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.竜我に玄偉の討伐を強く勧める。
"Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'".口癖は「かくなる上は腹を切る!
Formayı kapmak için tüm gücümle savaşacağım.凄いパワーを全面に押し出す戦い方をする。
Tüm gücümüz halkındır.みんな気力充実している。
Canlı bir hayal gücüm vardır.夢見の力がある。
Artık savaşacak gücüm kalmadı.これ以上戦えるとは思えない。
Onun içinde var gücümle çalışacağım" dedi.勝桀而讓我,必以我為貪也。
Artık savaşacak gücüm kalmadı.沒有戰鬥能力。
Bu surette verici gücümüzü arttırmadan alan şiddetimizi arttırmış olacağız.이렇게 행동의 빈도를 증가시키는 강화와 대별되는 것이 벌이다.
Artık savaşacak gücüm kalmadı.더이상 전쟁은 안 됩니다.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.우리의 미래를 당신의 손에 맡깁니다.
Formayı kapmak için tüm gücümle savaşacağım.수일 내 우리 군대가 조선을 정복하기 위해 진군할 것이다.
"Haldun Dormen: 'Sil baştan yapacak gücüm var!'".וְאָהֳלִיבָה תִּזְעַק: "נִשְׂרְפוּ אַרְמוֹנַי!"
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Повече не мога да се боря.
Onun içinde var gücümle çalışacağım" dedi.Аз ще бъда с тебе в Египет и Аз ще те изведа назад."
Vicdanım dayanma gücümü ve beni ben yapan her şeyi yiyip bitiriyor!Заклевам се, че по силите на знанията си ще върша всичко, в което се кълна.
Artık savaşacak gücüm kalmadı.Jie vieni jau nebegalėjo kariauti.
Bu surette verici gücümüzü arttırmadan alan şiddetimizi arttırmış olacağız.Sel viisil kõrvaldame iga võimaluse meie võimu vastu mässu tõsta!
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Apparemment ça tient, pas par magnétisme animal mais par tromperie, mon index étant ici.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Evident cuţitul se ţine acolo, nu prin magnetism, ci printr-un truc, îl ţine arătătorul meu.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Hiển nhiên nó đang dính ở đó, không phải do từ tính mà nhờ mánh khóe, ngón trỏ của tôi ở đó.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.이상하게도 손에 접착했죠, 인간 자석의 힘에 의한 것이 아니라, 속임수에 의해서, 저의 두 번째 손가락이 이곳에 있었죠.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Nyilvánvalóan, ott ragad, de nem állati mágnesesség által, hanem fondorlatból, a mutatóujjam ott van.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Očividně to přiléhá, ale ne kvůli animálnímu magnetivismu, ale přes trik, můj ukazováček to drží.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Samozrejme, nedrží tam živočíšnym magnetizmom, ale trikom, pretože tam mám ukazovák.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.Как видите, он держится вовсе не животным магнетизмом, а всего лишь обманом с помощью указательного пальца.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.(צחוק) ובכן, זה הולך כך, מכאן, כן. וכשאני זז לאחור האצבע שלי נעה.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.واضح بأنها ليست ملتصقة بفعل الجاذبية الجسدية, وإنما بفعل الخدعة, فالسبابة موجودة هناك.
Açıkça orada sıkıca tutuluyor, vahşi çekim gücüm değil hilekarlığım sayesinde, işaret parmağım orada.インチキな人差し指が 裏側から抑えています 次に指を閉じるときも同じです
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Bettelarm, im Hause meiner Eltern lebend, konnte ich mir das nicht leisten.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Eram săracă, trăiam cu părinţii mei, nu mi-am permis să o fac.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Extremt fattig, boende hjemme hos mine forældre, havde jeg ikke råd til det.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu. Gözüm yaşlı, "Hayır" dedim.Nghèo khổ, sống cùng một nhà với cha mẹ, tôi không đủ khả năng để nhận cô bé. tôi khóc và nói, "Không."
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Ik was straatarm en woonde bij mijn ouders. Ik kon dat niet bekostigen.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Karena miskin dan tinggal bersama orang tua, saya tidak dapat membiayainya.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.그런데 저도 찢어지게 가난하고 제 부모님과 같이 살아서 그렇게 할 수 없었어요.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Muito pobre, a viver em casa dos meus pais, não podia fazer nada.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Poverissima, vivevo a casa con i miei genitori, non potevo permettermelo.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Sama żyłam w biedzie, mieszkałam z rodzicami. Nie było mnie na to stać.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Teljesen szegényen, miközben a szüleimmel éltem, nem engedhettem meg magamnak.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Très pauvre, partageant la maison avec mes parents, je n'en avais pas les moyens.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Yo, que era extremadamente pobre, y vivía con mis padres, no tenía el dinero.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Όντας πάμφτωχη, καθώς ζούσα με τους γονείς μου, αδυνατούσα οικονομικά να το κάνω.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Будучи на межі бідності, живучи в домі моїх батьків, я не могла собі цього дозволити.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Окаяно бедна, живеейки в дом заедно с родителите ми, не можех да си позволя това.