gücüm ile cümle
gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve anbean, bu dünyada kim olmak, nasıl bir insan olmak istediğimizi seçebilme gücümüz var.ونحن لدينا القوة على الاختيار، لحظة بلحظة من وكيف نريد أن نكون في العالم
Ve anbean, bu dünyada kim olmak, nasıl bir insan olmak istediğimizi seçebilme gücümüz var.どのようにありたいのか すべての瞬間瞬間において 選ぶ力があります 今 ここで この瞬間
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.A já opustil vše, abych dokončil svou moc.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Dan aku meninggalkan semuanya untuk menyempurnakan kekuatanku.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.En ik heb alles in de steek gelaten om mijn macht te completeren.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Et j'ai tout sacrifié pour parfaire mon pouvoir.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Iar eu am abandonat totul pentru a-mi desăvârşi puterea.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Renuncié a todo para que mi poder alcanzara su clímax.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Và ta từ bỏ mọi thứ để hoàn thiện sức mạnh của mình.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Vsemu sem se odrekel, da bi bila moja moč popolna.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Zrezygnowałem ze wszystkiego, by uzupełnić moją moc.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Пожертвах всичко за да притежавам цялата сила.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim..וזנחתי הכל בכדי להשלים את כוחי
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.A saját képzeletünk tájai pedig ismerősek számunkra, ez a lelki világunk.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Conhecemos as paisagens da nossa própria imaginação, as nossas paisagens interiores.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Dobre poznáme končiny našej vlastnej predstavivosti, naše vnútro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Důvěrně poznáme krajinu vlastní představivosti, naše nitro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.E abbiamo familiarità con i paesaggi della nostra immaginazione, i nostri 'paesaggi interiori'.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Et nous sommes habitués aux paysages de notre imagination, à nos paysages intérieurs.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.그리고 우리는 자신만의 상상속의 풍경과 자신의 내면의 본성에 친숙합니다.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Og vi kender vores egen fantasis landskaber, vores indskaber.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Tunnemme hyvin omat mielikuvitusmaisemamme, sisäiset maisemamme.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Und die Landschaften unserer Phantasie sind uns vertraut.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Vi känner till vår fantasis landskap, våra inskap.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.We zijn vertrouwd met de landschappen van onze eigen verbeelding, onze innerlijke landschappen.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Y estamos familiarizados con los paisajes de nuestra propia imaginación, nuestro paisaje interior.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Και είμαστε εξοικειωμένοι με τα τοπία της φαντασίας μας τα εσώτερα τοπία.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Запознати сме с пейзажите на собственото ни въображение, нашите вътрешни пейзажи.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Ми знайомі із горизонтами нашої уяви, нашого внутрішнього світу.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ראיה באמצעות המוח מכונה לעיתים קרובות - דמיון. אנחנו מכירים את הנופים של הדמיון שלנו -
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ونحن نألف المناظر الخاصة بخيالنا
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.どんな人だって想像はしますから
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.A v tomto ochromení je ovšem naše schopnost soucítění také paralyzována.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Dan sudah pasti dalam kelumpuhan itu, kemampuan kasih sayang kita juga menjadi lumpuh.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Door die verlamming is ons vermogen tot medeleven natuurlijk ook verlamd.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.E, claro, nessa paralisação, a nossa capacidade para a compaixão também fica paralisada.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.E quella paralisi, naturalmente, paralizza anche la nostra capacità di provare compassione.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.És ebben a bénulásban persze az együttérzésre való képességünk is ott van lebénulva!
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Et dans cette paralysie, bien sur, notre capacité de compassion est également paralysée.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.I w tym paraliżu, oczywiście, nasza zdolność współczucia także jest sparaliżowana.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.물론 그렇게 얼어붙은 사회에서는 연민을 느끼는 능력 또한 마비됩니다
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Si, bineînţeles, în aceste condiţii, capacitatea noastra de a simţi compasiune este şi ea paralizată.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Und in diesem Zustand der Lähmung ist unsere Kapazität für Mitgefühl ebenfalls gelähmt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Và trong sự tê liệt này, dĩ nhiên, khả năng thương xót của chúng ta cũng sẽ bị liệt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Y en esa parálisis, por supuesto, nuestra capacidad de ser compasivos también está paralizada.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Και σ' αυτή τη παράλυση, φυσικά, η ικανότητά μας για συμπόνια έχει επίσης παραλύσει.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И в этом параличе, конечно же, наша способность к состраданию тоже парализуется.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И тази парализа, естествено, осакатява и способността ни да изпитваме състрадание.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.І в цьому паралічі, і наша здатність до співчуття, звичайно, теж паралізована.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.ובשיתוק הזה, כמובן, היכולת לחוש חמלה משותקת גם היא.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.وفي هذا الشلل العام بالطبع فان قدرتنا على التعاطف تكون مقيدة ومشلولة ايضاً
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.私たちの慈悲に対するキャパシティーは 麻痺しています。 恐怖という言葉は、
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Şi mi-am dorit să-mi las imaginaţia să zburde liberă.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Und ich wollte meiner Fantasie freien Lauf lassen.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Và tôi muốn để cho trí tưởng tượng của mình bay thật xa.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Y quería dejar volar mi imaginación.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Ήθελα ν' αφήσω τη φαντασία μου να καλπάσει.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.И исках да оставя въображението си да се развихри.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.И мне хотелось дать волю своей бурной фантазии,
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.ורציתי לתת לדימיון שלי לפרוח.