gücüm ile cümle
gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.و أردت لمخيلتي الجموح
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.そこで頭を駆け巡っていた話を絵に起こし始めました
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Chciałam też puścić wodze wyobraźni.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.En ik wou mijn fantasie op hol laten slaan.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.Je voulais laisser mon imagination courir librement.
Ve hayal gücümün sınırları zorlamasını istedim.그리고 제 상상력을 맘껏 전개시키고 싶었습니다.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.A našla jsem jej ve svém tanci. Můj tanec, má síla, má energie, má vášeň, můj vlastní dech života.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.A našla som to v mojom tanci, mojom tanci, mojej sile, mojej energii, mojej vášni, môjho dychu života.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.En ik ontdekte dat in mijn dansen, mijn dans, mijn kracht, mijn energie, mijn passie, mijn levensadem zelf.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Et je l'ai trouvé dans ma danse, ma danse, ma force, mon énergie, ma passion, le souffle même de ma vie.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.그리고 저는 그것은 춤에서 찾았습니다. 저의 춤, 저의 힘, 저의 에너지, 저의 열정 저의 숨결.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Melalui tarian ketemukan semuanya itu -- tarianku, keteguhanku, energiku, gairahku, nafas hidupku.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Odnalazłam to w tańcu moim tańcu, w sile, energii, pasji, moim oddechu życia.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Și am descoperit asta în dansul meu, dansul meu, energia mea, puterea mea, pasiunea mea, adevărata-mi viață.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Y encontré en mi baile, mi danza, mi fuerza, mi energía, mi pasión, mi aliento de vida.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Και αυτό το βρήκα στο χορό, ο χορός μου, η δύναμή μου, η ενέργειά μου, το πάθος μου η ανάσα ζωής μου.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.І я знайшла його в моїх танцях, моїх танцях, моїй силі, моїй енергії, моїй пристрасті, кожному моєму подихові.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Открих това в моите танци, моите танци, моята сила, моята енергия, моята страст, моят дъх за живот.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.Я нашла это в моем танце, моем танце, моей силе, моей энергии, моей страсти, самом дыхании моей жизни.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.ומצאתי זאת במחול שלי, המחול שלי, החוזק שלי, כוחי, תשוקתי, מטרת חיי.
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.ووجدت ذلك في رقصي رقصي هو قوتي طاقتي شغفي الهواء الذي اتنفسه
Ve onu dansımda buldum, dansım, gücüm, enerjim, tutkum, yaşama nedenim.私の踊り 強さ エネルギー 情熱 生命の表現 でもそれは
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.De middelen zijn er. Het enige dat ons beperkt, is onze verbeelding.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Es sind also alle Werkzeuge vorhanden, und die einzige Sache, die uns limitiert, ist unsere Vorstellungskraft.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Gli attrezzi del mestiere sono disponibili, l'unica cosa che ci limita è la nostra immaginazione.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Jadi perangkat-perangkatnya sudah ada, dan satu-satunya hal yang membatasi adalah imajinasi kita.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.그러니 여기 있는 도구들, 그리고 우리를 제한시키는 유일한 것은 우리의 상상력입니다.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Minden eszköz a rendelkezésünkre áll, az egyetlen dolog, ami határt szabhat, az a fantáziánk.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Narzędzia pracy są łatwo dostępne, a jedyne co nas ogranicza, to nasza wyobraźnia.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Portanto, todas as ferramentas estão aí, e a única coisa que nos limita é a nossa imaginação.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Så alla verktygen finns därute och det enda som begränsar oss är vår fantasi.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Så værktøjerne er derude, og den eneste ting der begrænser os er vores forestillingsevne.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Takže všechny nástroje tu jsou a jediná věc, která nás nyní omezuje, je naše představivost.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Toate instrumentele există, şi singurul lucru care ne limitează este imaginaţia noastră.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Todas las herramientas están allí y el único límite es nuestra imaginación.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Tous les outils sont à notre disposition, et la seule chose qui nous limite est notre imagination.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Vsa orodja so nam na voljo, omejuje nas le naša domišljija.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Všetky potrebné nástroje tu sú a jediná vec, ktorá nás obmedzuje, je naša predstavivosť.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Οπότε όλα τα εργαλεία είναι εκεί έξω, και το μόνο πράγμα που μας περιορίζει είναι η φαντασία μας.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Така че всички инструменти са налице, и единственото нещо, което ни ограничава е нашето въображение.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.У нас в руках много возможностей, нас ограничивает только воображение.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.Усі знаряддя - у ваших руках, єдине обмеження - це ваша уява.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.אז כל הכלים זמינים, והדבר היחידי שמגביל אותנו הוא הדמיון שלנו.
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.فكل الأدوات موجودة حولنا ولا يقيدنا سوى خيالنا
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.できることを制限するのは 自分自身の想像力だけです ありがとうございました
Yani ihtiyacımız olan bütün gereçler var ve bizi sınırlayan tek şey ise hayal gücümüz.所以講,所有嘅工具都已經有咗, 唯一嘅限制就係 我哋自己嘅想像力。
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Ajalku sudah dekat, hampir putuslah napasku; hanyalah kuburan yang tinggal bagiku
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Brudt er min Ånd, mine Dage slukt, og Gravene venter mig;
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Dech mój skażony jest; dni moje giną; groby mię czekają.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Duh moj je raztresen, dnevi mi dotekajo, grobovi me čakajo.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Dýchání mé ruší se, dnové moji hynou, hrobu blízký jsem.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Hơi thở tôi bay đi ; các ngày tôi hầu_hết ; Mồ_mả dành cho tôi !
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Hơi thở tôi bay đi; các ngày tôi hầu hết; Mồ mả dành cho tôi!
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Il mio spirito vien meno, i miei giorni si spengono; non c'è per me che la tomba
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.나의 기운이 쇠하였으며 나의 날이 다하였고 무덤이 나를 위하여 예비되었구나
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Még mindig csúfot ûznek belõlem! Szemem az õ patvarkodásuk között virraszt.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Mein Odem ist schwach, und meine Tage sind abgekürzt; das Grab ist da.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Mi espíritu está atribulado; mis días se extinguen. El sepulcro está preparado para mí
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni."Mijn geest is gebroken en ik ben meer dood dan levend; het graf staat al voor mij open.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Min ånd* er brutt, mine dager utslukket; bare graver har jeg for mig. {* livskraft.}