gücüm ile cümle

gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.우리는 입장하기 위해 그렇게 많이 치룰 여유가 없어.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.l'entrée coûte trop cher pour nous.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nie możemy płacić aż tyle za wstęp.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Non possiamo permetterci di pagare così tanto per conoscerla [...]
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.No podemos permitirnos pagar tanto por la admisión.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nu ne permitem să plătim atât de mult pentru intrare.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Ta không thể trả giá quá nhiều cho vé vào cổng.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.We kunnen ons zoveel niet permitteren voor toelating.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Δεν είμαστε σε θέση να πληρώσουμε τέτοιο εισιτήριο.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не можем да я платим, за да бъдем приети.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не по карману нашему столько платить за вход.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.איננו יכולים להרשות לעצמנו כאלו דמי כניסה.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.لا يمكننا أن ننفق كل هذا من أجل الدخول في معية الرب.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.神を認めないわけではない
Kendi gücümle çekecek değilim ya.Aku tidak bakalan menyeretnya dengan tenagaku.
Kendi gücümle çekecek değilim ya.Ce n'est pas comme si je devais le traîner de toutes mes forces.
Kendi gücümle çekecek değilim ya.Doar n-o sa imping masina.
Kendi gücümle çekecek değilim ya.To nie tak, że muszę prowadzić moją siłą.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Eu não tenho qualquer poder para mudar nada.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Eu, personal, nu am absolut nici o putere de a schimba lucrurile.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Ich selbst habe bestimmt nicht die Macht, irgendetwas zu ändern.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Ik heb niet de macht iets te veranderen.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Io non ho letteralmente alcun potere di cambiare le cose.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Ja nie mam żadnej mocy, by zmienić cokolwiek.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Já osobně nemám vůbec žádnou moc cokoli změnit.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.저로 말하면, 전 아무것도 변화시킬 힘이 없습니다
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Moi, je n'ai strictement aucun pouvoir de changer quoi que ce soit.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Saya, Saya benar-benar tidak punya kekuatan untuk mengubah apapun.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Tôi, bản thân không có bất cứ quyền thay đổi nào cả.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Yo mismo no tengo el poder para cambiar nada.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Εγώ, δεν έχω καθόλου εξουσία να αλλάξω τίποτα.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Аз определено нямам сила да променям каквото и да е.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Я не маю права щось міняти.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.Я - у меня точно нет никакого права что-либо менять.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.אני, אין לי שום כח לשנות משהו.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.أنا، لا أملك أي قوة على الإطلاق لتغير أي شئ.
Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok.立ち戻れば なんで変えない方がいいかわかります
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.나 왕이 말하여 가로되 이 큰 바벨론은 내가 능력과 권세로 건설하여 나의 도성을 삼고 이것으로 내 위엄의 영광을 나타낸 것이 아니냐 하였더니
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.ענה מלכא ואמר הלא דא היא בבל רבתא די אנה בניתה לבית מלכו בתקף חסני וליקר הדרי׃
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.واجاب الملك فقال أليست هذه بابل العظيمة التي بنيتها لبيت الملك بقوة اقتداري ولجلال مجدي.
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.他 說 、 這 大 巴 比 倫 不 是 我 用 大 能 大 力 建 為 京 都 、 要 顯 我 威 嚴 的 榮 耀 麼
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.他 說 、 這大 巴比倫 不 是 我 用 大 能 大力 建 為 京都 、 要顯 我 威嚴 的 榮耀麼
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.Non possiamo usare il GPS, dobbiamo portarci l'energia che ci serve.
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.On ne peut pas utiliser de GPS, nous devons apporter notre propre énergie.
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.Δεν μπορούμε να χρησιμοποιήσουμε GPS, πρέπει να φέρουμε τη δική μας τροφοδοσία.
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.Нельзя использовать GPS, нужно запастись своим источником питания.
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.וזה קשה מאד. אי-אפשר להשתמש באיכון לווייני, עלינו להביא איתנו את מקור הכוח שלנו.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.A LEGO fogta a világ építőelemét, a betonelemet, és átformálta képzeletünk építőelemévé.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.In wezen heeft LEGO het betonblok, de bouwsteen van de wereld, tot bouwsteen van onze verbeelding gemaakt.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.콩크리트 블록은 전세계의 빌딩 블록이고 레고는 우리의 상상력의 빌딩 블록이죠.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.LEGO ha preso il blocco di cemento del mondo reale, e l'ha reso il materiale edile della nostra immaginazione.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.LEGO har taget betonklodsen, verdens byggeklods, og gjort den til vores fantasis byggeklods.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.LEGO je vzel betonski blok, glavno gradbeno enoto sveta, in jo spremenil v gradbeno enoto naše domišljije.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.LEGO v podstate vzalo betónový blok, stavebný blok sveta, a vytvorilo z neho stavebný blok našej fantázie.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.LEGO wykorzystało koncepcję betonowego bloku i stworzyło klocki budujące naszą wyobraźnię.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.ЛЕГО взе бетонното блокче, градивната единица на света, и го направи в градивния блок на нашето въображение.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.По сути, LEGO взял бетонный блок, стройматериал мира, и сделал его кирпичиком нашего воображения.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.לגו בעיקרון לקחו את לבני הבטון, לבני הבניה של העולם, והפכו אותן ללבני הבניה של הדמיון שלנו.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.أساسا قد أخذت ليغو وحدات الخرسانة، ووحدات بناء العالم، وحولتها إلى وحدات بناء مخيلاتنا.
LEGO özünde beton bloğu, dünyanın yapı taşını alıp onu hayal gücümüzün yapı taşı haline getirdi.コンクリートブロックにあたるものを 想像力のために作ったということです ちょうど同じ年に

İlgili Sayfalar