gücüm ile cümle
gücüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.משום שאנו עסוקים מדי בעבודה עבור אנשים מיוחסים.
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.نظراً لأننا مشغولون جداً بالعمل لمجتمع النخبة
Çünkü biz var gücümüzle ayrıcalıklı insanlar için çalışıyoruz.そこで私は考えました 「建築家と言えども
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.(88:18) ибо Ты украшение силы их, и благоволением Твоим возвышается рог наш.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.(89:18) Car tu es la gloire de sa puissance; C`est ta faveur qui relève notre force.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.A te nevedben örvendeznek egész nap; és a te igazságodban felmagasztaltatnak.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Căci Tu eşti fala puterii lui; şi, în bunăvoinţa Ta, ne ridici puterea noastră.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.De hele dag prijzen zij Uw naam en dank zij Uw rechtvaardigheid staan zij sterk.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Denn du bist der Ruhm ihrer Stärke, und durch dein Gnade wirst du unser Horn erhöhen.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Engkau memberi kami kemenangan yang gilang-gemilang, karena kebaikan-Mulah kami menang
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.esulta tutto il giorno nel tuo nome, nella tua giustizia trova la sua gloria
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.He riemuitsevat sinun nimestäsi kaikkina päivinänsä, ja sinun vanhurskautesi voimasta heidät korotetaan.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.I ditt namn fröjda de sig alltid, och genom din rättfärdighet upphöjas de.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.I ditt navn skal de fryde sig hele dagen, og ved din rettferdighet blir de ophøiet.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.주는 저희 힘의 영광이심이라 우리 뿔이 주의 은총으로 높아지오리니
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Plesať budú v tvojom mene každého dňa a vyvýšia sa tvojou spravedlivosťou.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Pois tu és a glória da sua força; e pelo teu favor será exaltado o nosso poder.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Porque tú eres la gloria de su poder, y por tu buena voluntad exaltarás nuestro poderío
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Thi du er vor Styrkes Stolthed, du løfter vort Horn ved din Yndest;
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Ve jménu tvém plésati budou každého dne, a v spravedlnosti tvé vyvýší se.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Vì Chúa là sự vinh hiển về sức lực của họ; Nhờ ơn Chúa, sừng chúng tôi sẽ được ngước cao lên.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Vì_Chúa là sự vinh_hiển về sức_lực của họ ; Nhờ ơn Chúa , sừng chúng_tôi sẽ được ngước cao lên .
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.W imieniu twojem weselić się będą każdego dnia, a w sprwiedliwości twojej wywyższać się będą.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Zakaj dika njih moči si ti, in po blagovoljnosti tvoji bo zvišan rog naš.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Διοτι συ εισαι το καυχημα της δυναμεως αυτων και δια της ευμενειας σου θελει υψωθη το κερας ημων.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.Защото Ти си славата на силата им; И с Твоето благоволение ще се въздигне нашият рог.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.כי תפארת עזמו אתה וברצנך תרים קרננו׃
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.لانك انت فخر قوتهم وبرضاك ينتصب قرننا.
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.你 是 他 們 力 量 的 榮 耀 . 因 為 你 喜 悅 我 們 、 我 們 的 角 必 被 高 舉
Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin, Lütfun sayesinde gücümüz artar.你 是 他 們力量 的 榮耀 . 因為 你 喜悅 我 們 、 我們 的 角 必被 高舉
Dayanacak gücüm kalmamıştı.- Ίσως και να ήταν αυτό. - Αυτό ήταν!
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Come ho detto, noi dobbiamo colpire quel mercato, ma dobbiamo usare le nostre teste invece della nostra forza.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Debemos llegar a ese mercado, pero con nuestras cabezas, no con la fuerza.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Die markt moeten we veroveren, maar met ons hoofd in plaats van met macht.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.După cum am spus, trebuie să lovim acea piaţă, dar trebuie să ne folosim mintea şi nu forţa.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.전에도 말했듯, 그 시장을 타격해야 합니다. 하지만 그러기 위해 힘이 아니라 머리를 써야 합니다.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Nós, como disse, temos de atacar aquele mercado, mas temos de usar as nossas cabeças ao invés da nossa força.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Tak jak powiedziałem, musimy zniszczyć ten rynek, ale używając rozumu nie siły.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Wie ich schon sagte, müssen wir diesen Markt treffen, aber wir müssen das mit dem Kopf statt mit Gewalt tun.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.Мы, как я уже говорил, должны ударить по этому рынку, но пользуясь головой, а не силой.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.וכפי שאמרתי, אנחנו צריכים לפגוע בשוק הזה, אבל עלינו להשתמש בראש ולא בכוח שלנו.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.كما قلت، علينا أن نضرب هذه التجارة، لكن علينا أن نستخدم عقولنا بدلاً من قوتنا.
Dediğim gibi, bizler bu pazar alanına saldırmalıyız, fakat gücümüz yerine aklımızı kullanmalıyız.しかしその時には 力ではなく知恵を用いなければなりません テロをブランドとして捉えると 力に頼るのでは
Dışarıda bir sürü çapkın var, beni tavlamaya çalışan Henüz gözüm dışarıya kaymadı ama gücüm tükeniyorHay nuevos jeques que quieren reinar todavía no he caído, pero puedo flaquear.
Dışarıda bir sürü çapkın var, beni tavlamaya çalışan Henüz gözüm dışarıya kaymadı ama gücüm tükeniyorHay nuevos jeques que quieren reinar, todavía no he caído, pero puedo flaquear.
Dışarıda bir sürü çapkın var, beni tavlamaya çalışan Henüz gözüm dışarıya kaymadı ama gücüm tükeniyorSheikkejä riittää sheikkaamaan en vielä lipsunut mutta heikkenen pian
Dışarıda bir sürü çapkın var, beni tavlamaya çalışan Henüz gözüm dışarıya kaymadı ama gücüm tükeniyorThere's lots of other new sheiks who would like to be sheikin' haven't slipped yet but I'm liable to weaken
Dışarıda bir sürü çapkın var, beni tavlamaya çalışan Henüz gözüm dışarıya kaymadı ama gücüm tükeniyorThere's lots of other new sheiks who would like to be sheikin' haven't slipped yet but I'm liable to weaken
Eğer bunları yapmasaydım, bu gücümüze nasıl kavuşacaktık?Nếu tôi không làm vậy, làm sao ta có thể thu gom tài sản chứ?
Eğer bunları yapmasaydım, bu gücümüze nasıl kavuşacaktık?Si je n'avais pas fait tout ça, comment aurions-nous pu devenir si riches ?
Eğer bunları yapmasaydım, bu gücümüze nasıl kavuşacaktık?Si no hubiera hecho todo lo que he hecho, ¿de dónde hubiéramos obtenido nuestra riqueza?
Eğer bunları yapmasaydım, bu gücümüze nasıl kavuşacaktık?Ако не го бях направила, как щяхме да съберем армията си?
Eğer bunları yapmasaydım, bu gücümüze nasıl kavuşacaktık?Если бы я так не сделала, то разве были бы мы так богаты?
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Ik zal mijn hand openen en hopelijk, als het goed is, zal mijn magnetisme het mes op zijn plaats houden.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Jeg åbner min hånd, og forhåbentlig, hvis alt går vel, vil min rene, dyriske magnetiske holde kniven.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Jeżeli wszystko pójdzie zgodnie z planem to kiedy otworzę dłoń mój zwierzęcy magnetyzm przytrzyma nóż.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.이제 손을 펼치겠습니다, 바라건대, 모든 것이 잘 된다면, 저의 순수한 인간 자석은 칼을 지탱할 것입니다.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Otevřu svoji ruku a doufejme, jestli je všechno správně, můj čistý animální magnetismus bude držet tento nůž.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Pomaly otvorím dlaň a ak všetko pôjde, ako má, môj čistý živočíšny magnetizmus udrží ten nôž.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Szétnyitom a kezem, és remélhetőleg, ha minden jól megy, a tiszta állati mágnesességem megtartja a kést.