İşte bu - bunlar gübre gazı fabrikaları.وهكذا-- هذه هي مصانع الأسمدة لإنتاج الغاز.
İşte bu - bunlar gübre gazı fabrikaları.全ての堆肥は街の建物の屋根に戻され
İşte oksit. Amonyak önemli bir gübre.Amoniak je dôležité hnojivo.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Apakah itu keahliannya atau pupuknya atau pilihan tanamannya.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.기술, 비료, 재배 작물 등의 선정 방법이죠
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Of het nu om vaardigheden, meststoffen of de plantenkeuze gaat.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Que ce soit les capacités des hommes, ou l'engrais, ou le choix des plantes.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Sean habilidades, fertilizante, o selección de la planta.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Takich jak umiejętności, czy wybór nawozu i roślin.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Будь то навыки, удобрения, либо выбор деревьев для посадки.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.Това може да са умения или торове или избор на растения.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.בין אם זה הכישורים, או הדשן, או בחירת הצמחים.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.سواء أكان ذلك في المهارات أو الأسمدة أو اختيار النباتات.
İster beceriler, ister gübre, isterseniz de bitki seçimi olsun.それからの生産高に注目して、得られたものを記録します。
İsterseniz internetten bakabilirsiniz. İşte oksit. Amonyak önemli bir gübre.Amoniak je důležitá složka hnojiva a o kyslíku víte vše.
İyi ama bu koku da ne? Bir traktör yakınlardaki bir tarlaya sıvı gübre püskürtmektedir.Anna a Johan čoskoro vstúpia do národného parku, ktorý sa nachádza hneď za Bruselom.
İyi ama bu koku da ne? Bir traktör yakınlardaki bir tarlaya sıvı gübre püskürtmektedir.Anna wychodzi z domu i idzie do najbliższej stacji metra, oddalonej o 10 minut na piechotę.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.En este campus... somos excremento de oveja colgando de una bota vieja.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.Hier ergens in deze campus zijn we gelijk een bruine schaap of een oude werklaars.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.No, tady na univerzitì jsme jako zaschlý hovno vydloubaný ze starejch pracovních bot.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.No, v tej okolici imamo vsi radi hrustljave ovčje kakce na starih delovnih škornjih.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.Pe aici prin campus suntem văzuţi ca bălegarul de oaie scorţos şi maro de pe o cizmă veche.
İyi, burası kampsun ortasında Botun üstündeki kahverengi koyun gübresi gibiyiz.Εδώ σε αυτό το πανεπιστήμιο είμαστε σαν ένα καφετί σκατό προβάτου κολλημένο κάτω από μπότα εργάτη.
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››Budiž tedy tělo Jezábel na poli Jezreel, jako hnůj na svrchku pole, tak aby žádný neřekl: Tato jest Jezábel.
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››E il cadavere di Gezabele nella campagna sarà come letame, perché non si possa dire: Questa è Gezabele»
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››그 시체가 이스르엘 토지에서 거름 같이 밭 면에 있으리니 이것이 이세벨이라고 가리켜 말하지 못하게 되리라 하셨느니라
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››Niech będzie trup Jezabeli, jako gnój na roli, na polu Jezreel, tak żeby nie mówiono. Tać jest Jezabela.
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››og Jesabels Lig skal blive som Gødning på Ageren på Jizre'els Mark, så ingen kan sige: Dette er Jesabel!"
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››og Jesabels lik skal bli som møkk på jorden på Jisre'els mark, så ingen skal kunne si: Dette er Jesabel.
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››и будет труп Иезавели на участке Изреельском, как навоз на поле, так что никто не скажет: это Иезавель.
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››והית נבלת איזבל כדמן על פני השדה בחלק יזרעאל אשר לא יאמרו זאת איזבל׃
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››وتكون جثّة ايزابل كدمنة على وجه الحقل في قسم يزرعيل حتى لا يقولوا هذه ايزابل
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››耶 洗 別 的 屍 首 必 在 耶 斯 列 田 間 如 同 糞 土 、 甚 至 人 不 能 說 、 這 是 耶 洗 別
‹İzebel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzebel'dir, diyemeyecek.› ››耶洗別 的 屍首 必 在 耶斯列田 間 如同 糞土 、 甚至 人 不 能 說 、 這是耶 洗別
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Dan kami melakukan tes perbandingan, dan ini yang bisa Anda lihat bata arang, dan ini adalah kotoran sapinya.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Şi am făcut teste comparative, iar aici puteţi vedea brichetele de mangal, iar aici bălegarul de vacă.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Và chúng tôi đã đặt chúng cạnh nhau để kiểm tra, và như các bạn thấy ở đây là bánh than, còn ở đây là phân bò.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.We testten beide technieken en hier zie je de houtskool- en koeienmestbriketten.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Zrobiliśmy badania porównawcze i tutaj możecie zobaczyć brykiety węglowe, a tutaj obornik.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Κάναμε παράλληλα πειράματα, και μπορείτε να δείτε εδώ τα τούβλα κάρβουνου, και εδώ την κοπριά.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Ми зробили ретельні випробування, так що ви можете побачити вугільні брикети та коров'ячий кал ось тут.
Karşılaştırmalı testler yaptık. Burada kömür parçalarını ve inek gübresini görebilirsiniz.Направихме паралелни тестове, и тук виждате въглищните брикети, а тук кравешкия тор.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Ces normes groupent les fermiers à petite échelle en termes d'aucun pesticide, aucun engrais.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Es ermutigt Kleinbauern zum Verzicht auf Pestizide und Düngemittel.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Eso se relaciona con granjeros a pequeña escala en términos de no pesticidas, no fertilizantes.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Fa accordi coi piccoli coltivatori perché non usino pesticidi né fertilizzanti.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.무 농약, 무 화학비료와 관련하여 소농인도 함께하였습니다
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Unifică producția fermierilor mici prin nefolosirea pesticidelor și a îngrășămintelor.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.V zmysle nepoužívania pesticídov a hnojív nadväzujú na malých farmárov.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Wiąże się to z drobnymi rolnikami, w zakresie braku pestycydów czy nawozów sztucznych.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Σχετίζεται με αγρότες χαμηλής κλίμακας επειδή απαγορεύονται εντομοκτόνα και λιπάσματα.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.По-добри цени. Подходящо за дребните фермери, от гледна точка, че няма пестициди, няма торове.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.Это привлекает мелких фермеров с точки зрения отказа от пестицидов, от удобрений.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.היא נקשרת לחקלאים קטנים כך שאין חומרי הדברה או דשנים
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.للعلاقات مع صغار المزارعين من حيث لا مبيدات، ولا أسمدة.
Küçük çaplı çiftçiye de uyar, böcek ilacı yok, gübre yok.農薬も肥料も使っていません さらに、より高い価格を設定するために市場に挑む機会もあります
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ani do zeme ani do hnoja sa nehodí; von ju vyhadzujú. Kto má uši nato, aby počul, nech počuje!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ani do země, ani do hnoje se nehodí; ale vyvržena bude ven. Kdo má uši k slyšení, slyš.
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Det duer hverken i jord eller i gjødsel; det blir kastet ut. Den som har ører å høre med, han høre!
Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.››Ei se kelpaa maahan eikä lantaan; se heitetään pois. Jolla on korvat kuulla, se kuulkoon!"