Ana içeriğe geç
Sözlük

gü ile cümle

gü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Elma ağacının güzel bir çiçeği var.The apple tree has a beautiful blossom.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
O, Wripple'ın köşesine yakın yaşıyor, bu yüzden o her gün araba sürmektedir.She lives near the edge of Wripple, so she drives in every day.
Radyo biraz gürültülü.The radio is a bit loud.
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.The lion walked to and fro in its cage all day.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
Üzerinde düşünmem için bana birkaç gün daha ver.Give me another couple of days to think it over.
Beni güldürme.Don't make me laugh.
Ne cüretle bana gülersin!How dare you laugh at me!
Bütün bu gürültülere nasıl katlanabilirsiniz?How can you stand all these noises?
Güzel havaya sahip olacağımızı düşünüyor musun?Do you think we'll have good weather?
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
Güzel haber evde bizi bekliyordu.Good news was in store for us at home.
İyi günler.Have a nice day.
Yumi onu bir günde bitiremez.Yumi can't finish it in a day.
Yumi'nin onu bir günde bitirmesi imkansız.It is impossible for Yumi to finish it in a day.
Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.There was thunder and lightning last night.
Dün gece, son trene güçlükle yetiştim.Last night, I barely made the last train.
Selam, Fred. Perşembe günü badminton oynamaya ne dersin?Hi, Fred, how about badminton on Thursday?
Merhaba, Tom. Günaydın.Hello, Tom. Good morning.
Ona artık güvenmiyorum.I don't trust him any longer.
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.You've got another four day's journey before you reach Moscow.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.If it is sunny tomorrow, we will go on a picnic.
Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağızIf it is fine tomorrow, we will play baseball.
Yarın hava güzel olursa beyzbol oynayacağız.If it is fine tomorrow, we will play baseball.
Eğer yarın güzel bir gün olursa pikniğe gideriz.If it's a nice day tomorrow, we'll go on a picnic.
O gün evde kalsaydı, felaketle karşılaşmazdı.If he had stayed at home that day, he would not have met with disaster.
Hava güzel olursa, pikniğe gidelim.Weather permitting, let's go on a picnic.
Güneş sönse bütün yaşayan şeyler ölür.If the sun were to go out, all living things would die.
Güneş olmasa dünyada hayat olmazdı.If it were not for the sun, there would be no life on the earth.
Eğer güneş olmasaydı yaşayan her şey ölürdü.If it were not for the sun, every living thing would die.
Eğer Güneş olmasaydı, yaşayan hiçbir canlı Dünya üzerinde var olamayacaktı.If it were not for the sun, no living creatures could exist on the earth.
Güneş olmasa hiçbir biçimde yaşayamayız.If it were not for the sun, we could not live at all.
Evim bir köşk olsaydı, tanıdığım herkesi doğum günü partime davet ederdim.If my house were a mansion, I would invite everyone I know to my birthday party.
Zengin olsam, ben güzel bir ev satın alırım.If I were rich, I would buy a fine house.
Senin yerinde olsam, ona güvenirim.If I were you, I would trust her.
O, hata yaparsa, gülünmekten korkuyor gibi görünüyor.He seems to be afraid of being laughed at if he makes a mistake.
Artık ona hiç kimse güvenmiyor.No one trusts him any more.
Daha ona kimse güvenmez.No one trusts him any more.
Daha az gürültü yapar mısınız?Do you think you could make a little less noise?
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Bir ya da iki gün daha sabret.Have patience for another day or two.
Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.I can't study anywhere in my house. It's too noisy.
Gürültüye daha fazla katlanamıyorum.I cannot put up with the noise any longer.
Yakında gün ağaracak.Day will break soon.
Güneş yakında doğacak.The sun will come up soon.
Benim doğum günüm yaklaşıyor.My birthday is coming soon.
O gürültüye daha fazla dayanamam.I can't stand that noise any longer.
Yedi gün boyunca yağmur yağdı.It has been raining for seven full days.
Kötü bir haftaydı. Trenim üstüste iki gün gecikti.This was a bad week. My train was late two days in a row.
Mary güzelliği ile övündü.Mary prided herself on her beauty.
O pazar günü nadiren dışarı çıkar.Rarely does he go out on Sunday.
Meg'in güzel bir yüzü var.Meg has a lovely face.
Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.In her elementary school days, Mary dreamed of becoming a teacher.
Mary çok güzel bir kız.Mary is a very pretty girl.
Mary sınıfında en güzel kız.Mary is the prettiest girl in her class.
Mary, her zaman günde iki saat çalışır.Mary always studies for two hours a day.
Mary güveninize layık değildi.Mary was not worthy of your trust.
Mary, öğle yemeği için gün aşırı o restorana gider.Mary goes to that restaurant for lunch every other day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod