Bizim dostluğumuz güçlü kaldı.Our friendship remained firm.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Vazodaki çiçekler güldür.The flowers in the vase are roses.
Vazoda birkaç güzel gül var.There are some beautiful roses in the vase.
Bahçedeki güllerin tatlı bir kokusu var.The roses in the garden smell sweet.
Gelin çok güzel görünüyordu.The bride looked very beautiful.
Gelin aniden güldü.The bride suddenly laughed.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Salı günü boş musun?Are you free on Tuesday?
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Meclis salı günü toplanacak.The Diet will meet on Tuesday.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Volkan dışarıya alevlerini ve dumanlarını güçlü bir şekilde fırlattı.The volcano is belching out flames and smoke.
Shinji'nin açlıktan öleceği gün gibi açıktı.It was as clear as day that Shinji would die from hunger.
Dikensiz bir gül yoktur.There is no rose without a thorn.
Şarkı söyleme onun güçlü noktasıdır.Singing is her strong point.
Meyveler güneşte çürür.Fruits decay in the sun.
Bu meyveler güneşte kurutuldu.The fruits are dried in the sun.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Evden ayrıldığımda hava güzeldi.The weather was lovely when I left home.
Bizim oturma odası güneşli.Our living room is sunny.
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.This side of the house catches the morning sun.
Telefon çalmadan önce güç bela eve varmıştım.Scarcely had I reached home before the telephone rang.
Yaz tatilinden önce gitmek için beş günümüz var.We have five days to go before the summer vacation.
İngiltere'de yazın güneş saat 4 gibi doğar.In England, in the summer, the sun rises at about 4 a.m.
Hiç durmadan günlerce kar yağdı.It snowed for many days together.
Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.It rained for several days on end.
Sürücülerden bazıları gülüyordu ve bağırıyordu.Some of the drivers were laughing and yelling.
Bugün hangi gün olduğunu biliyor musun?Do you know what day it is?
Neye gülüyorsun?What are you laughing at?
Her şeyden önce güvenliği sağlamalısın.You should put safety before everything else.
Güvenlik başka her şeyden öncelikli sağlanmalıdır.We must put safety before anything else.
Güvenliği başka her şeyden önce sağlamalıyız.We must put safety before anything else.
Hiçbir şey onun güzelliği ile karşılaştırılamaz.Nothing is to be compared to its beauty.
Bay Hirayama ne kadar güzel öğretiyor!How well Mr Hirayama teaches!
Ne güzel bir gökkuşağı!What a beautiful rainbow!
Ne güzel çiçekler!What lovely flowers!
Ne kadar güzel çiçekler!What lovely flowers!
Ne söyleyeceğini bilmediği için sadece gülümsedi.Not knowing what to say, she just smiled.
Ne güzel bir fikir!What a good idea!
Herhangi bir güçlük durumunda bizi arayın.Call on us in case of any difficulties.
Böyle gülmene sebep olan şey nedir?What makes you laugh like that?
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.What are you laughing at? It's a fact. No kidding!
Güneş batıdan doğsa fikrimi değiştirmezdim.If the sun were to rise in the west, I wouldn't change my mind.
Ödevini yaptın mı? Toplantı yalnızca iki gün sonra.Did you do your homework? The meeting is only two days away.
Konser önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek.The concert will take place next Sunday.
Müzik bizim hayal gücümüzü besler.Music feeds our imagination.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Hiç gürültü yapmayın, ders çalışıyorum.Don't make any noise, I'm studying.
Gürültü yapmayın.Don't make a noise.
Güçlü bir ters vuruşum var.I have a strong backhand.
En güvenilir adamım ol.Be my right-hand man.
İçeride kalamayacak kadar çok güzel bir gündü.It was too nice a day to stay inside.
Çatı güneşte parlıyordu.The roof is shining in the sun.
Okinawa'nın bütün yıl boyunca güzel iklimi vardır.Okinawa has a fine climate all year round.
Bir sarı gül var.There is a yellow rose.
Prenses ona gülmekten kendini alamadı.The princess couldn't help laughing at him.
Kral, gücünü kötüye kullandı.The king abused his power.
Kralın gücü elinden alındı.The king was stripped of his power.