Ana içeriğe geç
Sözlük

gü ile cümle

gü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?The style is nice, but do you have it in a different color?
Keiko'nun güzel bir fiziği var.Keiko has a good figure.
Keiko onun güvenli bir şekilde gelişini ona bildirdi.Keiko informed him of her safe arrival.
Ben güzel manzaralı bir oda istiyorum, lütfen.I'd like a room with a good view, please.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily all day.
Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.There was a sharp peal of thunder.
Günümüzde evlilik, kadınlar için mutlaka bir zorunluluk değil.Nowadays marriage is not necessarily a must for women.
Düğün cumartesi günü gerçekleşecek.The wedding will take place on Saturday.
Gece ve gündüz kadar farklılar.They are as different as day and night.
Umarım aya gidebileceğimiz gün yakında gelecektir.I hope the day will soon come when we can travel to the moon.
Pazartesi günü kaç dersiniz var?How many classes do you have on Monday?
Raporlarımızı pazartesi günü teslim etmeliyiz.We have to turn in our reports on Monday.
Pazartesi günleri her zaman keyifsizim.I always feel blue on Mondays.
Pazartesi benim en yoğun günümdür.Monday is my busiest day.
Pazartesi gününe kadar burada olacağım.I'll be here by Monday.
Pazartesi günü raporunu bana teslim etmelisin.You should hand in your report to me on Monday.
Pazartesi hariç herhangi bir gün olur.Any day will do except Monday.
Aylık personel toplantısı asla pazartesi günü düzenlenmez.The monthly staff meeting is never held on Monday.
Ken her gün futbol oynar.Ken plays soccer every day.
Sağlık açısından bakıldığında Tokyo böylesine güzel bir yer değil.From the viewpoint of health, Tokyo is not such a good place to live.
Binalar şimdi eskisinden çok daha güçlü.Buildings are much stronger now than they used to be.
Köpek her gün sahibinin dönüşünü bekledi.The dog waited day after day for its master's return.
Köpeği bütün gün bırakmayın.Don't leave your dog in all day.
O, güzel bir iştir.It's a beautiful job.
Yeni Yıl Günü, birçok kişi, çevre türbelerini ziyaret eder.On New Year's Day, many people visit neighborhood shrines.
Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.On New Year's Day many Japanese go to the shrine to worship.
Günümüzün en ciddi problemi aşırı nüfustur.The most severe problem at present is that of over-population.
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.The social problems of the day tend to be more and more complicated.
Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.Modern poetry is often most obscure.
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Diğer bir deyişle, doğal bir sıcaklık olmadığı sürece, güvenilirlik mümkün değildir.In other words, reliability is impossible unless there is a natural warmth.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
Eski Yunanlar güneş sistemi hakkında bizim bildiğimiz kadar çok şey biliyorlardı.The ancient Greeks knew as much about the solar system as we do.
Son zamanlarda eski Çin hakkında yeni gerçekler gün ışığına çıktı.New facts about ancient China have recently come to light.
Gölün yanındaki eski kilise çok güzel.The old church by the lake is very beautiful.
Gururu böylesine ahlaksız bir şey yapmasına izin vermezdi.His pride wouldn't allow him to do such a mean thing.
Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.I saw the Spirit come down from heaven as a dove and remain on him.
Trafik kazaları olmadan bir gün geçmez.Not a day passes without traffic accidents.
Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır.Traffic accidents are likely to occur on rainy days.
Ulaşım için ona güvenebileceğinizi biliyorum.I know you can rely on him for transportation.
Yoğun trafiğin gürültüsü o kadar çoktu ki polis kendini duyuramadı.The noisy of heavy traffic was such that the policeman could not make himself heard.
Bizim parkta çocukların oynaması için güzel bir kaydırağımız var.In our park, we have a nice slide for children to play on.
Parktaki çim yeşil ve güzel.The grass in the park is green and beautiful.
Güzel dünyayı kirlilikten korumak için ne yapmalıyız?What should we do to protect the beautiful earth from pollution?
Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.Emergency exits must be kept free of blockages for public safety.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.Thanks to the nice weather, we were able to harvest all of the crops in a day.
Güzel hava yolculuğumuza neşe ekledi.Fine weather added to the joy of our trip.
Talih yüzüne güldü.Fortune smiled on him.
Hiromi haftada beş gün okula gider.Hiromi goes to school five days a week.
Sana hava yoluyla bir doğum günü hediyesi gönderiyorum.I am sending you a birthday present by air mail.
Kayıp olan balıkçı teknesi güvenli bir şekilde limana döndü.The fishing boat that had been missing returned to its port safely.
Konuşmacı bazı kolej günlerinin anıları üzerinde durdu.The lecturer dwelt on some memories of his college days.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Lisedeyken günlük tutardım.I used to keep a diary when I was at high school.
Birlikte geçirdiğimiz lise günlerini özlüyorum.I miss the high school days we spent together.
Yüksek bina onların evini güneş ışığından yoksun bıraktı.The high building deprived their house of sunlight.
Bir ulusun büyük olması için mutlaka güçlü olması gerekmez.A nation need not necessarily be powerful to be great.
Meclis gelecek pazartesi günü açılacak.The Diet will open next Monday.
Birisi dünya standartlarında bir atlet olmak için her gün pratik yapmalı.One must practice every day in order to become a world-class athlete.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gü ile cümle - Sayfa 31 - gü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App