güçsüz ile cümle

güçsüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu mod düşmanın güçsüz ve az olduğu bölümler için idealdir.Labai svarbus sugebėjimas surasti priešą pagal painius ir menkai išlikusius pėdsakus.
Bu motorlar daha güçsüz ama daha emniyetliydi.Tai buvo žymiai galingesnis variklis, tačiau nepatikimas.
Yeni doğan bebekler de daha güçsüz ve zayıf doğmaya başlamıştır.Atitinkamai mažesnių naujagimių oda plonesnė ir pasiraukšlėjusi.
Kilyon: güçsüzleşme.Aleksandras Neviškis.
O, küçük ve güçsüz.Jis mažas ir silpnas.
O, küçük ve güçsüz.Ji maža ir silpna.
Devrimin hemen sonrasında, Senato ve kurullar tekerklik zamanında oldukları denli güçsüzdüler.Kojusaabunud ratturid: röövijad olid lõpuks sama väsinud kui meie.
Köyde güçsüzler ve yaşlılar kaldı.Idapoolsetes külades elasid kalurid ja vaesem rahvas.
Çünkü savaşta güçsüz kalmak istememiştir.Halva tervise tõttu ta lahingutes ei osalenud.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.바이러스가 사람에 감염될 경우에 위력이 약해진다는 이론을 세운것 같은데
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.הם שיערו כי היה סוג מסויים של דילול הנגיף כאשר הוא עבר לבני אדם.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.وضعوا نظرية ما بإن تأثير الفيروس قد أصبح إقل عندما إنتقل إلى البشر.
19182daki büyük grip salgınında anladığım kadarıyla virüsün insana bulaşmasıyla güçsüzleştiğini varsaydılar.幾分衰弱していたと理論づけされました 今回も その可能性はありますか?
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz분명한 것은 만약 영양실조에 걸린 상태였다면 면역체계가 약했을 것이고
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzזה ברור שאם הייתם במצב של תת-תזונה עוד לפני שנדבקתם, הייתה לכם מערכת חיסונית מוחלשת,
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzيبدو واضحاً انه إذا كنت منذ البداية ضعيف التغذية، و لديك جهاز مناعي ضعيف،
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz免疫システムが弱かったら インドやアフリカの 貧しい国に住んでいるなら
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Eu só... ... queria lutar pelos cidadãos mais fracos deste país.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Io volevo solo combattere per i più deboli di questo paese.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Jag ville bara slåss för de svaga i det här landet.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Ja tylko pragnąłem zawsze walczyć w imieniu słabych obywateli.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Jeg har altid bare villet kæmpe for de svage borgere i landet.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Minä halusin vain taistella tämän maan heikoimpien puolesta.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Yo solo... ...quería luchar por los ciudadanos más débiles de este país.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Ήθελα μόνο... ...να υπερασπίζομαι τους πιο αδύναμους πολίτες της χώρας.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Я всего лишь... хотел защищать более слабых жителей нашей страны.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Bara mina vänner stöttade mig, men de var barn, lika maktlösa som jag var.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Chỉ có bạn bè ủng hộ tôi, nhưng họ cũng chỉ là những đứa trẻ, cũng bất lực như tôi.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Csak a barátaim támogattak, de ők gyerekek voltak, tehetetlenek, akár csak én.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Então, aos 15 anos, eu sabia que era demasiado velha para ser treinada.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.제 친구들만이 저를 응원해주었어요, 하지만 어린 아이들일 뿐이었죠, 저만큼이나 힘이 없는 어린 아이들 말이에요.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Mă sprijineau doar prietenii, dar ei erau copii la fel de neputincioși ca mine.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Moi przyjaciele mnie wspierali, ale byli dziećmi, tak samo bezsilnymi jak ja.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Nur meine Freunde unterstützten mich, aber sie waren auch nur Kinder, genauso machtlos wie ich selbst.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Podporovali ma iba moji priatelia. Lenže oni tiež boli iba deti, bezmocné tak ako ja.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Podporovali mě jenom mí kamarádi, ale byli jenom dětmi, stejně bezmocnými, jako já.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Samo prijatelji so me podpirali, a bili so otroci, prav tako nemočni kot jaz sama.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Seuls mes amis m'ont soutenue, mais c'était des enfants, tout aussi impuissants que moi.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Solo i miei amici mi sostenevano, ma erano solo bambini, impotenti come me.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Solo mis amigos me apoyaban, pero eran niños, sin autoridad, como yo.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Vain ystäväni tukivat minua, mutta he olivat lapsia, yhtä voimattomia kuin minäkin.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Μόνο οι φίλοι μου με υποστήριξαν, αλλά ήταν παιδιά, εξίσου ανήμπορα όπως ήμουν εγώ.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Лише мої друзі підтримували мене, але вони були дітьми, такими ж безсилими, як і я.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Само приятелите ми ме поддържаха, но те бяха деца, също толкова безсилни, колкото и аз.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Только мои друзья поддерживали меня, но они были детьми, такими же беспомощными, как и я.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.רק החברים שלי תמכו בי, אבל הם היו ילדים, חסרי אונים בדיוק כמוני.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.وحدهم هم أصدقائي الذين دعموني ، ولكنهم كانوا مجرد أطفال فقط عاجزون مثلي
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.只有我嘅朋友支持我 但係佢哋始終都係細路 都係無話事權嘅
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.私同様 力不足でした そして 15歳になり 訓練を始めるには 遅すぎる年齢になりました
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.For vi gleder oss når vi er skrøpelige, I derimot sterke; dette beder vi og om, at I må bli fullkomne.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.În adevăr, ne bucurăm cînd noi sîntem slabi, iar voi sînteţi tari; şi ne rugăm pentru desăvîrşirea voastră.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Kami senang kalau kami lemah, dan kalian kuat. Kami berdoa juga supaya kalian menjadi sempurna
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.우리가 약할 때에 너희의 강한 것을 기뻐하고 또 이것을 위하여 구하니 곧 너희의 온전하게 되는 것이라
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.perciò ci rallegriamo quando noi siamo deboli e voi siete forti. Noi preghiamo anche per la vostra perfezione
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Radujeme se zajisté, že ač jsme mdlí, ale vy jste silní, a za toť se i modlíme, abyste vy byli dokonalí.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Thi vi glæde os, når vi ere magtesløse, og I ere stærke; dette ønske vi også, at I må blive fuldkommengjorte.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Veselimo se namreč, kadar smo mi slabotni, a vi močni; da, zato tudi molimo: za vašo popolnost.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Επειδη χαιρομεν οταν ημεις ασθενωμεν, σεις δε ησθε δυνατοι τουτο μαλιστα και ευχομεθα, την τελειοποιησιν σας.
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Благодат и мир да бъде на вас от Бога Отца и от нашия Господ Исус Христос,
Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.Мы радуемся, когда мы немощны, а вы сильны; о сем-то и молимся, о вашем совершенстве.

İlgili Sayfalar