güçlerin ile cümle

güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.Był zresztą przebojem drugiej połowy 2006 roku na całym świecie.
Tali soylular birer birer imparatorluk güçlerine biat ettiler.Możni królestwa podzielili się na zwolenników jednej lub drugiej księżniczki.
İkisi güçlerini birleştirir ve Luthor'u durdurur.De två bestämmer sig för att samarbeta och stoppa Luthor.
2000 yılında Falck, güvenlik devi Group 4 ile güçlerini birleştirdi.2000 slog Falck ihop sig med säkerhetsjätten Group 4.
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Sedan 1919 hade Mongoliet varit ockuperat av kinesiska republikanska styrkor.
Bununla birlikte Alaylar kendi güçlerini abartmışlardı.Legionen hade emellertid överskattat sin makt.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.Detta märks på hennes krafter och förmågor.
Ve İlerleyen bölümlerde güçlerini geri alır.Senare i serien får hon tillbaka sina krafter.
Fakat güçlerini fazla kullanmaz ve savaşı sevmez.Han njuter mest av sin frihet och hatar förtryck.
Mavi bir kıyafet giyer ve buz güçlerini veren sihirli tacını takar.Han bär blå dräkt, och behärskar is.
1919 - Meksikalı devrimci lider Emiliano Zapata, Hükümet güçlerince öldürüldü.10 april – Emiliano Zapata, mexikansk revolutionsledare, mördad.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Ichigo blir med Rukias krafter en Shinigami och lyckas döda hollow.
Kiev Askeri Bölgesi güçlerine karşı askeri operasyon başlattılar.Där deltog kåren i inringningsoperationen mot Kiev.
Bolşevik güçlerini Azerbaycan'a çağırdı.Bolsjevikerna förde dem till Jekaterinburg.
Stalingrad'daki Alman yenilgisi sırasında, Sovyetler Birliği'ndeki sefer, Mihver güçlerine karşı ağır döndü.Efter det tyska nederlaget vid Stalingrad stärktes gruppen i sin kamp.
Kendi güçlerini en rahatça kullanan Kurumi'dir, çünkü genelde doğuracağı sonuçları düşünmez.Hon är den i familjen som använder sina krafter mest, oftast utan att tänka på konsekvenserna.
Müttefikler zamanla Tito'nun güçlerini Alman işgaline karşı daha güçlü bir direniş olarak tanıdı.Поступово союзники визнали війська Тіто найсильнішою силою, що протистоїть німецькій окупації.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Натхненний Цезарем Десятий легіон посилив натиск і змусив сили Помпея відступити.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.В результаті з форм розвитку продуктивних сил виробничі відносини перетворюються в їх окови.
George Washington koloni güçlerinin kışlık karargahını iki defa Morristown'da kurmuştu.Вашингтон розмістив армію на зимових квартирах у Моррістауні●.
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.У нього з'являється здатність набувати властивість речовин до яких він торкнувся.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.На цьому ґрунтувалась одна з граней його таланту і його знань.
Rostov-na-Donu bölgesi, Nazi güçlerince "Kafkasya'nın Kapısı" olarak adlandırılmıştı.Попереду вже виднівся Ростов-на-Дону — місто, що вважалося воротами Кавказу.
Onu çıkaramaz, güçlerini kahraman olmak için kullanır.Але він утратив шанс бути з нею через те, що він супергерой.
Her Muggle büyücü güçlerine sahip değildir.У Дурмстренґ не беруть маґлонароджених чарівників.
Yer altı güçlerini temsil eder.Стандарт охоплює шість областей.
8 Mayıs 1945'te Amerikan güçlerine teslim oldu.8 травня 1945 року здався американським військам.
Fakat güçlerini fazla kullanmaz ve savaşı sevmez.Завжди поспішає і не любить марнувати часу.
Enerji Manipülasyonu: Güçlerini kullanırken, manipüle ettiği enerji formu ile bir bütün olur.Заклинання витрачають енергію, що має форму мани.
İdrisîler'in ardından Arap göçmenler Fas'taki politik güçlerini yitirdiler.Після правління Ідрісідів, арабські завойовники втратили політичний контроль над марокканським регіоном.
Harald ve Svend güçlerini birleştirince Magnus Norveç krallığını Harald ile bölüşmeyi kabul edeceğini açıklar.Harald a Sven spojili své síly a Magnus se rozhodl o podělit se o norský trůn s Haraldem III.
Kuzey Ordu Grubunun amacı Vistula Nehri'nin kuzeyinde Polonya güçlerini yok etmekti.Cílem jeho skupiny armád bylo zničit polské síly severně od Visly.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Odpoledne Japonci reorganizovali svoje síly.
Yer altı güçlerini temsil eder.Třídu tvoří celkem šest jednotek.
Andricus yörel Romalı güçlerine karşı önce bazı küçük başarılar kazandı.Římané nejprve dosáhli několika drobných vítězství.
Böylece güçlerini birleştirler.Dojde k jejich sloučení.
İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir.Hlavním cílem všech misí v kampani je jediné - zabít všechny nepřátele.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonéská historie byla ovlivněna snahami cizích mocností ovládnout její přírodní bohatství.
Güvenlik güçlerine kalabalığı dağıtma emri verildi.Velitel skupiny v zájmu bezpečnosti nařídil, aby se skupina rozdělila.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.V průběhu druhé světové války standardní průbojná střela v armádě SSSR.
Bugün kullanıma kapalıdır ve güvenlik güçlerince koruma altına alınmıştır.Tentokrát už je ovšem přihlášený a je mu chráněný obsah k dispozici.
Bunun ardından karakolu rehin alan silahlı grup, güvenlik güçlerine teslim oldu.Nad budovou krouží policejní helikoptéra, jejíž posádka jej vyzývá, aby se vzdal.
Eylül 1939'da Sovyet güçlerinin Doğu Polonya'yı işgaliyle Vilnius yeniden Litvanya'ya bırakıldı.Naopak na podzim 1939 byly ke Slovensku opětovně připojeny dnes polské části Oravy a Spiše.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Datorită exemplului dat de Cezar, legiunea a zecea a început să împingă forțele lui Pompeius.
Harald ve Svend güçlerini birleştirince Magnus Norveç krallığını Harald ile bölüşmeyi kabul edeceğini açıklar.Harals și Svend și-au unit forțele și Magnus a decis să împartă tronul Norvegiei cu Harald.
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Din 1919 Mongolia fusese ocupată Armata republicană chineză.
15 Şubat 1989'da Sovyet güçlerinin çekilişi sona erdi.La 15 februarie 1989, forțele sovietice au terminat retragerea din Afghanistan.
Daha sonra Aang ona güçlerini geri verir.Mai târziu, Udonna își recapătă puterile.
Ancak, Batılı güçlerin desteği olmaksızın savaşa girmeye niyeti olmayan Beneš geri adım attı.Totuși, Beneš a refuzat să intre în război fără sprijinul puterilor vestice.
15 Kasım'da BM birlikleri, İsrail ve Mısır güçlerini ayrı tutmak için Sina'yı bölgeler böldü.Din 15 noiembrie, trupele ONU au stabilit o zonă în Sinai pentru ai separa pe Israelieni de forțele Egiptene.
Üretim güçlerinin standartları dünya standartlarının çok altındaydı.O mare parte a producției sovietice era sub standardele internaționale de calitate.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.În plus, diviziile sovietice erau obosite și pierduseră în jur de 40% dintre soldați.
Deniz savaşları pek sık görülmüyordu ve asıl amaç düşman güçlerini yok etmekten çok onlara zarar vermekti.Cele trei foi lipsă erau cele mai importante și permiteau inamicilor construirea submarinului.
Dürziler, İsrail güvenlik güçlerinde hizmet verirler .La fel ca druzii, cerchezii își trimit bărbații tineri să servească în Forțele de Apărare ale Israelului.
ABD, güvenli bölgelerde hangi güçlerin aktif olacağı konusunda da endişelidir.Scopul este: asigurarea forțelor SUA pentru a acționa în conflictelor externe.
Bombalamalar güvenlik güçlerini, yabancı işçileri ve turistleri hedef almaktadır.Termitele se divid în lucrători, soldați și indivizii fertili.
Özel güçleriniz ise sınırsızdır.În plus orice forța fizică este limitată.
Koalisyon güçlerinin bombardımanları Husilerin ilerleyişini durdurmuştur.Atacurile sinucigașe ale SIIL au împiedicat și ele avansul forțelor coaliției.
Ayrıca Özgür Fransa Güçlerine verildi.Apoi a trecut la Forțele Franceze Libere.
Enerji Manipülasyonu: Güçlerini kullanırken, manipüle ettiği enerji formu ile bir bütün olur.Bile de energie: Poate forma bile imense de energie pe care să le manipuleze.

İlgili Sayfalar