güçlerin ile cümle

güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından Cicero, Catilina'nın güçlerini bozguna uğratan bir ordu gönderdi.Cícero então enviou um exército, que cortou as forças de Catilina em pedaços.
Bununla beraber Liman savunmasını arkadan vuran Japon kara güçlerince basıldılar.No entanto, eles foram surpreendidos por forças terrestres japonesas, que submergidos defesas do porto.
Ancak biz buna rağmen gelip güvenlik güçlerine teslim olduk.Chegando, inclusive, a se alistar.
1928 yılında iki ordu birbirine karşı tüm güçlerini seferber etti.Logo em seguida, os dois exércitos começaram a lançar suas flechas um contra o outro.
MÖ 46'da Jül Sezar, Senato'yu kendi yandaşlarıyla doldurmakta kullanacağı çensör güçlerini aldı.Em 46 a.C., recebeu poderes censoriais, que usou para preencher o senado com seus próprios partidários.
1919 - Meksikalı devrimci lider Emiliano Zapata, Hükümet güçlerince öldürüldü.1919 — O líder da Revolução Mexicana, Emiliano Zapata, é emboscado e morto por forças do governo em Morelos.
Bunun üzerine Edge, "DX'ten kurtulmak" için Randy Orton'a yaklaştı ve ona güçlerini birleştirmeyi teklif etti.Isso levou a Edge a oferecer a Randy Orton uma aliança para "se livrar da DX".
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.A primeira prioridade era destruir a força aérea iraquiana e suas instalações de defesa antiaérea.
16-18. yüzyıllarda mutlak monarşiler millî kiliseler kurarak güçlerini artırdılar.Durante os séculos XVI e XVII, diversos pensadores buscaram justificar o poder absoluto dos monarcas.
Atalet Zoom'un güçlerini çaldı, kendisini Kid Zoom olarak adlandırdı ve Rogue tarafından öldürüldü.Taddeus então mata a criança violentamente, decidindo se chamar Kid Zoom, e espalhar o terror.
Güçlerini geri kazanabilmek için hep büyü yapar.Sempre cria poções mágicas para derrotar os inimigos.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Não devemos mentir nem roubar, nem cometer adultério.
15 Nisan'da Irak tümüyle koalisyon güçlerinin denetimine geçti.Em 5 de abril é certificada por observadores da ONU o procedimento de evacuação total das forças espanholas.
Bu yüzden güçlerinin birçoğu bilinmemektedir.Porém, muitas de suas fontes são desconhecidas.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.Eles são usados para determinar as habilidades e as perícias dos personagens.
Bu sadece askeri güçlerin büyütülmesi temelinde değil, halk olarak meşru savunmasını geliştirmeli.A ideia era não expandir em número as forças de defesa, mas sim melhorar sua qualidade.
Ancak Osmanlı güçlerinin üstünlüğü nedeniyle bir yıl sonra isyanı bastırıldı.Mesmo com a emancipação, a revolta regional só foi sufocada quase um ano depois.
Bu ortam, Somali'nin laik güçlerin elinde bulunmasını isteyen Etiyopya'nın da savaşa girmesini tetiklemiştir.Isso também causou a intervenção da Etiópia, que apoiava as forças seculares da Somália.
2012 yılı başlarında güvenlik güçlerine yönelik bombalama olayları başladı.No final do ano 2012, uma nova onda de ataques contra a polícia começou.
Düşmanlar özel güçlerinize karşı daha korunaklı olurlar, vuruş kabiliyetleri çok yüksektir.Eles realizam missões especiais para a família, e seu poder de luta é incrível.
19 Nisan 1941'de, Kiçevo Alman güçlerince işgal edildi.Em 9 de julho de 1941 Valga é ocupada pelas tropas alemãs.
Böylece güçlerini birleştirler.Daarom bundelden ze hun krachten.
Fakat bu arada tüm birlikler güçlerinin sonuna gelmişlerdi.De troepen waren echter aan het eind van hun mogelijkheden.
Ama, onu ararlarken yeni bir Shade yaratmak için güçlerini birleştirmiş üç büyücü bulurlar.Gelovigen mochten zijn vermoedelijke verblijfplaats met drie stenen treffen.
Uçuş sırasında, Beast Magneto'ya ilacı enjekte ederek mutant güçlerini etkisiz kılar.In het gevecht maakt Beast Magneto onschadelijk met het geneesmiddel.
Ordunun üçte ikisi sınır güçlerinden (limitanei ya da ripenses) oluşuyordu.Het was hun 32e (en laatste) gezamenlijke titel.
Ama hiçbiri ABD deniz güçlerinin açtığı ateşten kurtulamamıştır.Volgens andere bronnen was echter niet de Zonnegod, maar de stormgod.
Bu yüzden güçlerinin birçoğu bilinmemektedir.Daarom is het volle vermogen van zijn krachten niet bekend.
Ancak biz buna rağmen gelip güvenlik güçlerine teslim olduk.Hierdoor was hij gedwongen om zich over te geven.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.Ook op andere plaatsen werd in de tweede helft van 2006 hard gevochten.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993 - Drugsbaron Pablo Escobar wordt doodgeschoten in Medellín (Colombia).
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Hij verdeelde de macht onder hen.
15 Şubat 1989'da Sovyet güçlerinin çekilişi sona erdi.Op 15 februari 1989 trokken de laatste Sovjet-troepen zich terug uit Afghanistan.
Kuzey Ordu Grubunun amacı Vistula Nehri'nin kuzeyinde Polonya güçlerini yok etmekti.Het doel van Heeresgruppe Nord was de Poolse troepen in het noorden van de Wisła te verslaan.
8 Mayıs 1945'te Amerikan güçlerine teslim oldu.De divisie gaf zich op 8 mei 1945 over aan de Amerikanen.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.Bovendien waren ze op minder dan 60% van hun normale sterkte, vermoeid en door hun voorraden heen.
Güçleri Merkür Savaşçısı'nın güçlerine benzer.Deze wapens hebben dezelfde kracht als hun metalen tegenhangers.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.Het was gedurende beide wereldoorlogen de standaard vuurmond van de Nederlandse veldartillerie.
1975'te Philips ve MCA güçlerini birleştirmeye karar verdi.In 1975 werd besloten tot een technische en commerciële samenwerking tussen MCA en Philips.
19 Nisan 1941'de, Kiçevo Alman güçlerince işgal edildi.Op 19 september 1941 werd Kiev door de Duitse troepen ingenomen.
Han Solo ve Organa ona karşı güçlerini birleştirdi.Liu Bei en Sun Quan besloten hun krachten te bundelen om hem te weerstaan.
Johhny dokunduğu kişilerle güçlerini takas etmeye başlar.Als gevolg daarvan kan Johnny nu van krachten wisselen met zijn teamgenoten.
Bu sayede, Alman orduları ilerlemelerine rağmen, savaş güçlerini yitirmişlerdir.Terwijl het tempo van de Duitse legers zakte, stegen hun verliezen.
Güçlerine gelince, giderek daha fazla arttırılır.Zijn krachten muteren verder naarmate ze meer gebruikt worden.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993 W strzelaninie z siłami bezpieczeństwa w Medellín zginął kolumbijski baron narkotykowy Pablo Escobar.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.Kiedy nie znalazł wśród sąsiadów właściciela, uznał go za przybłędę.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Zachęceni przez Cezara żołnierze dziesiątego legionu zaczęli spychać do tyłu siły Pompejusza.
Onu çıkaramaz, güçlerini kahraman olmak için kullanır.Używa swoich zdolności, by pomóc bohaterowi.
Her Muggle büyücü güçlerine sahip değildir.Trolle nie posiadają jednak żadnych zdolności magicznych.
Böylece güçlerini birleştirler.Przyjaciele jednoczą siły.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Szwedzi musieli teraz podzielić swe siły.
George Washington koloni güçlerinin kışlık karargahını iki defa Morristown'da kurmuştu.Waszyngton założył obóz zimowy w Morristown.
Kendi güçlerini en rahatça kullanan Kurumi'dir, çünkü genelde doğuracağı sonuçları düşünmez.Najczęściej z całego rodzeństwa korzysta z mocy, zwykle nie myśląc o konsekwencjach.
Gençken bir büyücüydü ama Theresa ile evlenebilmek için büyü güçlerini kötü biri olan kardeşine verdi.Był gotowy na wszystko, więc już jako dorosły czarnoksiężnik zdradził ją.
Bu birlikler, Kursk Muharebesi sırasında muharip güçlerinin yarısını kaybetmişlerdi.Ich potencjał bojowy podczas ofensywy na Kursk zmniejszył się o połowę.
Onunla birlikte hem Suriye muhalefeti'nden hem de Beşşar Esad güçlerinden kayıp verildi.Jego przeciwnikami byli Drudż (demon kłamstwa) oraz Sauru.
Görüşmenin amacı iki parti arasında güçlerin paylaşımı idi.Porozumienie przewidywało podział władzy między dwie strony.
Saldırı rejim güçlerince geri püskürtülmüştür.Zostali jednak ponownie zaatakowani przez siły Najwyższego Porządku.
Güvenlik güçlerine kalabalığı dağıtma emri verildi.Służby bezpieczeństwa wydały nakaz rozbiórki.
Her sınıf kendine özgü büyü güçlerine sahiptir ve diğer sınıflar bu büyü güçlerini kullanamaz.Każdy czarodziej który wykorzysta wszystkie punkty woli nie może już rzucać czarów.

İlgili Sayfalar