güçlerin ile cümle
güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak biz buna rağmen gelip güvenlik güçlerine teslim olduk.Но необходимо было заставить их сдаться до прихода подкреплений.
Müttefik güçlerinin kayıpları, gücü tükenmiş Almanlardan daha fazlaydı.Потери союзников были более тяжёлые, чем германских войск.
Gün boyunca güvenlik güçlerinden 120 kişinin öldürüldüğü bildirildi.В течение дня всего было убито 120 полицейских.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.Производственные отношения из форм развития производительных сил становятся их тормозом, их оковами.
Sonra bir polis komuta merkezine saldırdıklarını ve güvenlik güçlerinin 82 üyesini öldürdüklerini açıkladı.Позже они напали на полицейское управление города и захватили его, убив 82 сотрудника сил безопасности.
374'te askerlerin Batı İmparatorluğu'na gönderilmesi Valens'in seyyar güçlerinde boşluklar yarattı.Кроме того, переброска войск на запад империи в 374 году оставила внушительные бреши в составе армии Валента.
Ama kimse dilek dilemediği takdirde güçlerini kullanamıyordu.У них попросту не было возможности выбрать того, кого они хотели бы.
Nehri geçtikten sonra Robb güçlerini bölerek 2.000 askeri Lord Tywin'in üzerine gönderir.Перейдя реку, Робб разделяет войско, отправив 2000 людей отвлечь армию лорда Тайвина.
George Washington koloni güçlerinin kışlık karargahını iki defa Morristown'da kurmuştu.Вашингтон разместил армию на зимних квартирах в Морристауне.
8 Mayıs 1945'te Amerikan güçlerine teslim oldu.8 мая 1945 года сдался американским властям.
Güçlerini nefret,öfke ve korkudan alırlar.И они реагируют страхом, угрозами и гневом.
Daha sonra zamanla eski güçlerine ve kudretlerine kavuşurlar.И на новом месте они продолжали пользоваться прежними привилегиями и льготами.
Daha sonra Peter ve Maya'nın güçlerini alır.Об этом сообщается Питеру и тёте Мэй.
Kızıl Güneş Superman’in güçlerini kaybetmesine neden olur.Однако, свет красного Солнца лишает их сил.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Вдохновленный Цезарем Десятый легион усилил натиск и заставил силы Помпея отступить.
Genellikle uluslararası, gezegenlerarası, veya evrenlerarası silahlı güçlerin çatışması üzerine kurulur.Как обычно совершается междугородный или международный телефонный звонок из офиса?
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Запрещал обманывать или обкрадывать других.
Ayrıca son şeytan O'nun karanlık güçlerini yok etmelidirler.Эти три силы стали тёмными покровами бытия Сатаны.
Böylece güçlerini birleştirler.Они объединяют усилия.
Eserlerinde, ana çocuk karakterleri büyülü hayal güçlerine sığınırlar.Благодаря волшебному подарку Феи дети получают возможность видеть души вещей.
Oyuncular, diğer Pokémonlar ile savaşması için yakaladıkları yaratıkların özel güçlerini kullanmaktalar.Игрок использует своих покемонов для сражений с другими покемонами.
Ona Attila'ya karşı güçlerini birleştirmeyi teklif eder.Он предлагает Элис объединиться.
Bununla birlikte Alaylar kendi güçlerini abartmışlardı.Тем не менее, атакующие переоценили свои силы.
İkisi güçlerini birleştirir ve Luthor'u durdurur.وحَّد الاثنان قوتهما وأوقفا (لوثر) .
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.كانت إزومو من أهم المناطق في اليابان القديمة التي ظهر فيها القوى السياسية.
Yusuf al-Baghmardi, onun yardımcısı ve bölgedeki askeri güçlerin komutanıydı.كان يوسف البغمردي نائبه وقائد القوات العسكرية في المنطقة.
Ordunun üçte ikisi sınır güçlerinden (limitanei ya da ripenses) oluşuyordu.وقد قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم للبنتين بالثلثين.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.وهذا يدل على مقدار قوتهم وعظمتهم.
Mart 1947’de Kudüs’teki arap güçlerinin lideri, Abd Al-Qadr Husayni, hastaneyi hava uçurma tehdidinde bulundu.وفي مارس من عام 1947، هدد قائد القوات العربية في القدس عبد القادر الحسيني بنسف المستشفى.
Alman ilerleyişini durdurmak için Fransızların yedek güçlerini hızla cepheye ulaştırmaları gerekmektedir.وتوجب وصول قوات الاحتياط الفرنسية سريعاً إلى الجبهة لوقف الزحف الألماني.
Eylemciler talepleri Rus güçlerinin Çeçenistan'dan geri çekilmesiydi.كان لديهم مطالب بسحب القوات من الشيشان.
Elaizer'ın gücü vampirlerin özel güçlerini görmektir ve Bella'nın özel gücünü görür.واظهرت القوة الخاصة لمصاصين الدماء ، والقوة الخاصة لبيلا.
Shinigami güçlerinin kaybı "Mugetsu" tekniğinin sonrasında gerçekleşmiştir.تغيرت تقنيات العلم المجنون أيضا بعد هيروشيما.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993: مقتل الكولومبي بابلو إسكوبار أشهر تاجر مخدرات في التاريخ.
Böylece İdlip ili rejim güçlerinden büyük oranda temizlenmiştir.وبطريقة تزيد خبثاً وقوة عما فعلت الدولة الأمنية حتى الآن.
Muharebe, Amerikan güçlerinin zaferiyle sonuçlandı.وبدا ظهورها بسبب المستعمرات الأمريكية.
Hepsi de politik güçlerin ayrılığını benimsediler.وقد حاول كل منهم حل مسألة السلطة السياسية بشكل مختلف.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.قال تعالى ﴿إِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ﴾.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.وادعت قوات سوريا الديمقراطية أيضا أن التنظيم استخدم عدة سيارات مفخخة ضد قواته.
Bu bilgilerden sonra Margaret doğaüstü güçlerini kullanır ve hafızası yerine gelir.بينما نيك يحاول ايقاف ذلك الجهاز , يستعيد ذاكرته بالكامل.
1808-1813 yılları arasında Fransız güçlerin işgali altında kaldı.استطاعت القوات البريطانية البرتغالية بين 1807-1811 من صد الغزو الفرنسي.
Bu, demokrasi güçlerinin kuracağı birliktelikten geçiyor.هذا ما سمح كومز الديمقراطي لتأمين الموقف.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.Os combates das forças da OTAN foram intensos no segundo semestre de 2006.
Artık imparatorluğunun geri kalan kısmını, güçlerinin savaşabilmesi için yeniden örgütledi.Agora reorganizou o restante de seu império para permitir que suas forças lutassem.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.De formas de desenvolvimento das forças produtivas, estas relações se convertem em obstáculos a elas.
2000 yılında Falck, güvenlik devi Group 4 ile güçlerini birleştirdi.No ano 2000, a Falck uniu forças com o gigante da segurança Group4.
Genellikle Kyosuke güçlerini hızını ve kuvvetini arttırmak için kullanmaktadır.Kyosuke também usa seus poderes temporariamente para ampliar a sua velocidade e força.
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi.Bazin foi uma força motriz nos estudos e crítica de cinema de após a Segunda Guerra Mundial.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Berndorf doğanın güçlerinden bile esirgenmemişti.Durante a Segunda Guerra Mundial, Berndorf não foi poupada às forças da natureza.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.A Operação Mountain Thrust foi lançada em 17 de Maio de 2006 com a intenção de erradicar as forças talibãs.
Kamran Mir Hazar bu güne kadar iki kez Afganistan Emniyet güçlerince gözaltına alınmıştır.Kamran Mir Hazar foi preso duas vezes e mal-tratado pos agentes de segurança no Afeganistão .
Romalılar, yılın kalanında güçlerini yeniden organize ettiler ve başarısızlık nedenlerini analiz ettiler.Os bizantinos utilizaram o resto do ano para reorganizar suas forças e avaliar as causas de tamanho fracasso.
Malik sinir krizine girmiş gibi görünür ve sonra Ratash'ın güçlerinin bir kısmını kullanarak kaçar.Malik então foge, aparentemente histérico, usando alguns dos poderes de Ratash para escapar.
Sonrasında ise Kuveyt, koalisyon güçlerine hizmetleri karşılığında 17 milyar $ ödeme yaptı.O Kuwait pagou US$ 17 milhões às forças da coalizão pelos seus esforços de guerra.
Bu dönemde Abbasiler güçlerini kaybetmiş ancak ismen varlıklarını sürdürmektedirler.Isto ocorre pois seus omatídeos são aqueles que absorvem luz, enquanto os ao redor apenas a refletem.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.As FDS também afirmou que o ISIS usou diversos carros-bombas contras as suas posições.
Ordunun bu atak için görevlendirilen güçlerinden sadece %10'u başlama pozisyonuna geri çekilmeyi başardı.Somente 10% de tal Exército conseguiu retirar-se para as posições iniciais.
Sonra Krum Adrianopolis'e döndü ve kuşatma güçlerini güçlendirdi.Então Crum retornou para Adrianópolis e fortaleceu as forças sitiantes.
Dürziler, İsrail güvenlik güçlerinde hizmet verirler .Os cidadãos drusos servem as Forças de Defesa de Israel.
Generaller Singidunum'da güçlerine katıldılar ve nehirden aşağı doğru Viminacium'a ilerlediler.Os generais uniram suas forças em Singiduno e avançaram juntos descendo o rio em direção a Viminácio.