güçlerin ile cümle

güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Tí majú jednu myseľ a svoju moc a svoje právo dajú šelme.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Tiť jednu radu mají, a sílu i moc svou šelmě dadí.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Toţi au acelaş gînd, şi dau fiarei puterea şi stăpînirea lor.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Ουτοι εχουσι μιαν γνωμην και θελουσι παραδωσει εις το θηριον την δυναμιν και την εξουσιαν εαυτων.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.защото греховете й стигнаха дори до небето, и Бог си спомни нейните неправди.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Они имеют одни мысли и передадут силу и власть свою зверю.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.Ті мають одну думку і силу, і власть свою зьвірові передадуть.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.ולאלה עצה אחת ואת כחם ואת ממשלתם יתנו לחיה׃
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.هؤلاء لهم رأي واحد ويعطون الوحش قدرتهم وسلطانهم.
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.他 們 同 心 合 意 、 將 自 己 的 能 力 權 柄 給 那 獸
Düşünce birliği içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.他 們 同心 合意 、 將自己 的 能力 權 柄給那獸
Etkileyi gözlem güçlerin var.Anh có khả năng quan sát ấn tượng đấy.
Etkileyi gözlem güçlerin var.Je hebt een indrukwekkend observatievermogen.
Etkileyi gözlem güçlerin var.Máš obdivuhodnou pozorovací schopnost.
Etkileyi gözlem güçlerin var.Tens um poder de observação fantástico.
Etkileyi gözlem güçlerin var.Tienes impresionantes poderes de observación
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Byla to taková nouzová schůze všech hlavních skupin obyvatel, aby zkusili vyřešit některé problémy.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Główne grupy Francji, żeby próbowały rozwiązać niektóre problemy.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.일종의 긴급 회의였습니다. 프랑스의 주요한 그룹들이 이런 문제들 몇몇을 해결하기 위한 회의였습니다.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.Вид экстренном заседании основные группы Франции попытаться решить некоторые из этих проблем.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.מעין פגישת חירום של כל ראשי הקבוצות בצרפת על מנת לנסות ולפתור חלק מהבעיות הללו.
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.كان الاجتماع بمثابة اجتماع طارئ للمجموعات الاساسية في فرنسا لمحاولة حل بعض من هذه المشاكل
Fransa'daki büyük güçlerin acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye çalışmaları da diyebiliriz buna.財政危機に直面し、人々が飢えていたら、
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Chegaram e mandaram embora as forças de Eastern.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.De sendte styrkerne fra Eastern bort.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.De skickade bort styrkorna från Eastern.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Entraron y echaron a las fuerzas de Eastern.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Sono arrivati e hanno mandato via le forze dell'Est.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Wkroczyli tam i odesłali oddziały Eastern.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Ήρθαν και έδιωξαν τις δυνάμεις του Ίστερν.
Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Они пришли туда и отослали восточные войска.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Aber der grösste tTeil ihrer Macht existiert nicht mehr. So, dies war also die konstitutionelle Monarchie.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Ale většina jeho moci bude přesunuta.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Ale większość uprawnień jest mu zabrana
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Dar majoritatea drepturilor ii sunt anulate Deci aceasta era o monarhie constitutionala
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.그렇지만 그 대부분의 힘은 제거했지" 그래서 입헌 군주제가 되었습니다
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Ma la maggior parte dei loro poteri è stata rimossa.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Mas a maior parte de seus poderes é removidos.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Voilà ce qu'était cette monarchie constitutionnelle.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Але більш їх сил забрана. Тож це була конституційна монархія.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.Така че това е конституционна монархия.
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.و لكن ستمحي معظم سلطاته. و هذه كانت الملكية الدستورية ..
Güçlerinin çoğu elinden alınmıştı çünkü bu bir meşruti krallıktı.これが、立憲君主制 そう、立憲君主制だ。
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Com o seu poder fez sossegar o mar, e com o seu entendimento abateu a Raabe.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Con forza agita il mare e con intelligenza doma Raab
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Él aquietó el mar con su poder, y con su entendimiento aniquiló a Rahab
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.En door Zijn macht wordt de zee rustig; Hij bezit de wijsheid haar trots te breken.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Erejével felriasztja a tengert, és bölcseségével megtöri Ráhábot.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.그는 권능으로 바다를 흉용케 하시며 지혜로 라합을 쳐서 파하시며
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Med sin kraft förskräckte han havet, och genom sitt förstånd sönderkrossade han Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.med Vælde bragte han Havet til Ro og knuste Rahab med Kløgt;
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Mocą swą dzieli morze, a roztropnością swą uśmierza nawałności jego.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Mocí svou rozdělil moře, a rozumností svou dutí jeho.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ngài lấy quyền năng mình mà khiến biển dậy lên, Và nhờ sự khôn ngoan mình mà đánh vỡ Ra-háp.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ngài lấy quyền_năng mình mà khiến biển dậy lên , Và nhờ sự khôn_ngoan mình mà đánh vỡ Ra-háp .
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Par sa force il soulève la mer, Par son intelligence il en brise l`orgueil.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Po svoji moči razburja morje in po svoji previdnosti razbija morsko pošast.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Prin puterea Lui turbură marea, prin priceperea Lui îi sfarmă furia.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Samudra ditaklukkan oleh kuasa-Nya dan Rahab pun dihajar oleh kemahiran-Nya
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Svojou silou búri more a svojím umom drtí Rahaba.

İlgili Sayfalar