güçlerin ile cümle

güçlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ved sin kraft oprører han havet, og ved sin forstand knuser han Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Voimallansa hän kuohutti meren, ja taidollansa hän ruhjoi Rahabin.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Von seiner Kraft wird das Meer plötzlich ungestüm, und durch seinen Verstand zerschmettert er Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ταραττει την θαλασσαν δια της δυναμεως αυτου, και δια της συνεσεως αυτου καταδαμαζει την υπερηφανιαν αυτης.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Развълнува морето със силата Си; И с разума Си поразява Рахав§.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Силою Своею волнует море и разумом Своим сражает его дерзость.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.בכחו רגע הים ובתובנתו מחץ רהב׃
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.بقوته يزعج البحر وبفهمه يسحق رهب.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.他 以 能 力 攪 動 大 海 、 〔 攪 動 或 作 平 靜 〕 他 藉 知 識 打 傷 拉 哈 伯
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.他 以 能力 攪動 大海 、 〔 攪動 或 作 平靜 〕 他 藉 知識 打 傷拉 哈伯
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Azt mondják, "Akkor fog működni, ha a külföld nyomást gyakorol."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Diranno: "Il potere del popolo funzionerà solo se sarà soggetto ad una pressione straniera".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."El poder popular funcionará sólo si hay una presión exterior". Dirán:
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Họ nói, "Sức mạnh quần chúng chỉ có khi có áp lực từ nước ngoài."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."민중의 힘은 외부의 압력이 있을 때만 움직일 겁니다."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."Le pouvoir du peuple ne peut fonctionner que s'il y a une pression étrangère"
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."O poder popular só funciona se existir pressão do exterior."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."Puterea maselor funcționează doar dacă există presiune externă." Spun:
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Sie sagen: "Macht hat das Volk, wenn Druck von außen besteht."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Zadziała tylko z naciskiem ze strony innych państw.
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Ή λένε: "Η λαϊκή δύναμη έχει αποτέλεσμα μόνο αν υπάρχει πίεση απ' το εξωτερικό".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Вони кажуть: "Людська влада спрацює лише в тому випадку, якщо є тиск інших країн".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Казват: "Силата на хората ще върши работа само, ако има чуждестранен настиск".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Они повторяют: "Порыв народа воплотится только при поддержке иностранных государств".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.הם אומרים, "כוח העם יצליח רק אם יהיה לחץ בינלאומי."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.سيقولون ، " سلطة الشعب ستعمل فقط إذا كان هنالك ضغط خارجي. "
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.「人民の力が働くのは石油がない時だけである」など
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Fascina-me o seu poder em termos de imaginação, em termos de tecnologia em termos de conceito.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Ich bewundere ihre Stärke im Hinblick auf Vorstellungskraft und Technologie, im Hinblick auf Entwurf.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Ik ben onder de indruk van hun kracht wat betreft verbeelding, technologie, wat betreft opzet.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Jag förundras över deras makt när det gäller fantasi, teknik, och koncept.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.J'ai peur de leur pouvoir en termes d'imagination, en termes de technologie, en termes de concept.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Jeg er ærefrygtig over deres magt med hensyn til fantasi, med hensyn til teknologi, med hensyn til koncept.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.저는 상상력, 기술, 발상에 관한 게임의 힘에 경외심을 가지고 있습니다.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Lenyűgöz az erejük a képzelet, a technológia és a koncepció tekintetében.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Mă fascinează puterea lor în materie de imaginaţie, de tehnologie de concept.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Me asombra su poder en términos de imaginación, de tecnología, de concepto.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Saya mengagumi kekuatannya imajinasinya, teknologinya, konsepnya
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Sono soggiogato dal loro potere in termini di immaginazione, in termini di tecnologia, in termini di concetto.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Tôi ngưỡng mộ quyền năng của chúng về trí tưởng tượng, công nghệ, các khái niệm.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Žasnu nad jejich silou co do fantazie, technologií, i konceptu.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Δέος με την δύναμή που δείχνουν στο τομέα της φαντασίας, της τεχνολογίας, των ιδεών που προσφέρουν.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.Я восхищаюсь их мощью в использовании воображения, технологий, в создании идей.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.אני נדהם מהכוח שלהם במונחים של דימיון, במונחים של טכנולוגיה במונחים של מושגים
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.أنا في رهبة من قوتها من حيث الخيال و من حيث التكنولوجيا, من حيث المفهوم.
Hayal gücü, teknoloji ve kavramlar konusundaki güçlerine saygı duyuyorum.そしてコンセプトといった点に 畏怖しています しかしそれ以上に
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.왕과 왕비는 마지못해 했습니다 모두들 그들이 아마 재집권을 하려고 시도할 것이라고 의심했습니다
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.Král s královnou byli velmi neochotní, všichni je podezřívají, že se budou chtít dostat zpátky k moci.
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.Król i królowa byli jakoś z oporami, niechętnie.... każdy podejrzewa, że będą próbowali przejąć władzę.
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.O rei e a rainha estavam relutantes - todos suspeitam que eles provavelmente vão tentar voltar ao poder.
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.الملك والملكه كانا مكرهين الكل توقع منهما ان يحاولا العوده للعرش والسلطه
Herkes kral ve kraliçenin güçlerini kazanmaya çalışacağından şüpheleniyorlar.国民は、国王と妃が、権力をもう一度 手に入れるんじゃないかと疑っていた。 だから、2人は逃げようとしたんだ。
Her şeyden önce, ben tüm güçlerin özüyüm.Después de todo, soy el "núcleo del poder".
Her şeyden önce, ben tüm güçlerin özüyüm.Dù thế nào, tôi cũng là trung tâm quyền lực.
Her şeyden önce, ben tüm güçlerin özüyüm.Puisque je suis le Cœur de la toute puissance.
Her şeyden önce, ben tüm güçlerin özüyüm.Все пак, аз съм ядрото на силата.
Her şeyden önce, ben tüm güçlerin özüyüm.Всё-таки у меня есть власть.
İlki, bireylerin devletlere karşı olan güçlerini destekleyeceksiniz.장래의 역사가들은 지금 우리가 새로운 종류의 혁명을 겪고 있다고 말할 것입니다.
İlki, bireylerin devletlere karşı olan güçlerini destekleyeceksiniz.la formación matemática en las escuelas? También se puede pensar de este modo:
İlki, bireylerin devletlere karşı olan güçlerini destekleyeceksiniz.Maar evenzeer als software open source werd, werd oorlogvoering dat ook.

İlgili Sayfalar