güçler ile cümle
güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
14. yüzyıldan 18. yüzyılın sonlarına değin Tiflis, değişik güçlerin istilasına uğradı.Едва през средата на 14 век двете линии, произлизащи от рода на Попо, се съединяват отново.
17. yüzyılda Avrupa'nın büyük güçlerinden biri haline gelen İsveç sömürgelerini bir bir kaybetti.През 17 век Швеция се превръща в една от великите сили на Европа.
Savaşın sonunda her iki tarafın güçleri de ağır kayıplara uğramıştı.Към края на деня и двете страни търпят големи загуби в жива сила.
Bununla birlikte, Fransa-Prusya Savaşında, Prusya güçleri arasında sıhhiye eri olarak hizmet verdi.Във френско-пруската война той лично ръководи първия болничен влак на фронта.
Bu dönemde sağ siyasal güçler açısından birleştirici bir simge sayıldı.В тази период Ли има положителни взаимоотношения с Министерството на обществената сигурност.
Böylece bir anda güçleri artar.В един момент те наистина политат.
Büyük güçler Wiedli Wilhelm'i prens olarak seçtiler.Великите сили налагат за монарх на Албания да бъде избран принц Вилхелм от Вид.
Dahası doğrudan kente karşı girişilecek bir saldırı, bu güçleri de karşılarına almak olacaktı.Новият им опит да нападнат града бил посрещнат по същия начин.
Securitate Romanya'nın nüfusuna oranla Doğu Bloku'nun en büyük gizli polis güçlerinden biriydi.Секуритате, в съотношение с румънското население, е една от най-големите специални сили в Източния блок.
Bu haliyle tüm Avrupalı güçlerin ilgisini çekiyordu.Изхода от нея ще определят европейските сили.
Karşıt güçler çeker, benzer güçler iter.Задвижват се от водна сила, подобно на водениците.
Oğluyla aynı güçlere sahip.Синът му споделя същата участ.
Türkmenistan Silahlı Kuvvetleri komutası altındaki en büyük kuvvettir. ^ "Ülkelerin Askeri Güçleri".Основните военни бази на Силите за отбрана на Република Ирландия са следните: Forces".
Obi-Wan ve Anakin iplerini kopararak droid güçlerini bu sırada alt etmeyi başardılar.Оби-Уан и Анакин обаче усещат това и още преди гадинките да са я отровили те ги разрязват на две.
Protesto gösterileri hükümet güçleri tarafından sert biçimde bastırıldı.Протестите са овладени със сила от югославското правителство.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.С течение на времето руснаците умножанат силата си.
Bir süre sonra Halep'in tamamen hükûmet güçleri tarafından kuşatılacağı yorumları yapılmıştır.Към средата на деня Лайпциг е напълно овладян от силите на коалицията.
Yapılan reform Gorbaçov’un beklemediği bazı güçleri de harekete geçirecektir.Ove reforme također su pokrenule neke snage i pokrete koje Gorbačov nije očekivao.
Olağan askeri güçler, polis ve Securitate 17 Aralık 1989’da göstericiler üzerine ateş açtı.Dana 17. prosinca 1989. godine vojska, policija i Securitate otvorile su vatru na demonstrante.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portugalske snage zauzele su njegove otoke i luke u 16. i 17. stoljeću.
Securitate Romanya'nın nüfusuna oranla Doğu Bloku'nun en büyük gizli polis güçlerinden biriydi.Securitate je bila, u odnosu na broj stanovnika Rumunjske, najveća tajna policija Istočnog bloka.
Birkaç ay sonra üçlü, WC'nin Curb Servin' albümündeki "West Up!" için güçlerini birleştirdi.Nekoliko mjeseci kasnije opet su se udružili na pjesmi "West Up!" s WC-ovog albuma Curb Servin'.
1945 - II. Dünya Savaşı: Sovyet birlikleri Doğu Avrupa'da Nazi güçlerine karşı atağa geçti.1945. - 2. svjetski rat : Sovjetski savez započeo veliku ofenzivu u istočnoj Europi protiv nacista.
Silahlı kuvvetlerin tüm güçleri Genel Karargâh komutası altındadır.Sve grane oružanih snaga spadaju pod zapovjedništvo Vrhovnog stožera oružanih snaga (ستاد کل نیروهای مسلح).
Ertesi gün Osmanlı güçleri teslim olmak zorunda kalmıştır.Sljedećega dana Mlečani su bili prisiljeni na predaju.
Saklanıcağı zaman telepatik güçleri ile etraftaki yerleri bulabilir.Čak i dok se skriva, može osjetiti tuđe osjećaje kroz telepatiju.
Dokuz canı olan Kedi Kadın, sekiz kere ölerek doğaüstü güçlere sahip olduğunu gösterir.Ima devet života, što se manifestira tako da osam puta može preživjeti smrtonosne rane.
Bu madde önce Peter'a yapışır ve Spider-Man'e özel bir takım güçler verir.Pita Petera da li se Spider-Man ikako raspitivao za nju.
2 yıl sonra Endonezya güvenlik güçleri Doğu Timor'u işgal etti.No, devet dana kasnije nakon proglašenja nezavisnosti Istočni Timor je okupirala indonežanska vojska.
Yer altı güçlerini temsil eder.Ova pokrajinu čini šest okruga.
Bu dönem ekonomik ve dini düzlemde Avrupa güçleriyle yoğun ilişkiler içine girildi.U vrijeme Sulejmana zasnovani su i uži odnosi s europskim silama.
Doğayı anlayabilir, denetimi altına alabilir ve kendi amaçları doğrultusunda doğanın güçlerini kullanabilir.Predstavlja snagu kojom možemo iskoristiti sile univerzuma i usmjeriti ih prema svojim ciljevima.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Pobjednici su podijelili njegovu oblast.
Batı Slavonyalı Sırp güçleri saldırıya karşı ciddi bir direniş gösteremedi ve bozguna uğratıldı.U svim dijelovima Slavonije otpor srpskoj agresiji je hrabar i odlučan.
Günümüzde jō Japonya'da halen bazı polis güçleri tarafından kullanılmaktadır.Osim toga, i dan-danas pojedine policijske postrojbe u Japanu koriste jō.
İsrail güçleri hızlıca sınırı geçip ikisini de öldürdüler.Izraelci su oborili oba napadača bez gubitaka.
Güvenlik güçlerine ait binalar ve araçlar ateşe verildi.Uskoro su stigle nove policijske snage i vatrogasna vozila.
1956 - Sovyet güçleri Macaristan'a girdi.Godine 1956., Sovjetski Savez napao je Mađarsku.
Hatta Peter'ın güçlerini alır.Dobiva i Frankov krevet.
Bu küçük güçler aralarında küçük çapta yerel savaşlar yapmaktaydılar.Još uvijek su ondje ograničavali svoje akcije na lokalne borbe.
Sovyetler Birliği, Varşova'daki Alman işgal güçlerine karşı bir ayaklanmayı başlarda teşvik etti.Poljski Pokret otpora podiže Varšavski ustanak protiv njemačkih okupatora.
Buna karşılık İrlandalı direnişçiler kendi silahlı güçlerini oluşturdular.Saveznici su im Iračke oružane snage.
Manami'nin süper güçleri, ışınlanma ve telekinesis'i barındırır.Njezine grupe napada i moći su: Sailor Teleport!
Burada müttefik güçler için bildiriler yazdı.Slala je ratne izvještaje stranim medijima.
Suriye Demokratik Güçleri.Sirija: sirijske zračne snage.
1975'te Philips ve MCA güçlerini birleştirmeye karar verdi.V roku1975, sa Philips a MCA rozhodli spojiť sily.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Zamysleli ste sa niekedy nad tým, aká sila ho formovala, čo ho vytváralo?
Türkiye'de güçler ayrılığı ilkesi benimsemiştir.Turecko prevzalo princíp deľby moci.
Böylece güçlerini birleştirler.Je čas spojiť sily. .
Bu yeteneği Karınca Adam'ın güçlerine çok benzer.Vek, ktorého sa dožíva je dosť podobný veku koňa.
Bu savaştan sonra Spartalılar bir daha eski güçlerine kavuşamadı ve Yunanistan'da liderlik Tebai'ye geçti.Z tejto porážky sa Sparta už nikdy nespamätala a prestala byť hegemónom v gréckom svete.
Ama güçlerini kaybetmiştir.Na záver však tieto schopnosti stráca.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonézska história bola ovplyvnená snahami cudzích mocností ovládnuť jej prírodné bohatstvo.
Doğaüstü güçlerle başa çıkmak doğal olarak yetenek ister.Tým získal aj nadprirodzené schopnosti.
ABD ve Sovyetler Birliği savaştan Süper güçler olarak çıktılar.Spojené štáty a Sovietsky zväz vyšli z druhej svetovej vojny ako vzájomne súperiace superveľmoci.
Bir kral vardır fakat tüm güçler onda değildir.Krajina je bez vládcu a každý sa v nej snaží uzurpovať moc.
Onu çıkaramaz, güçlerini kahraman olmak için kullanır.Nemôže odmietnuť, pretože by svojho hostiteľa urazil.
1999 anayasasına göre, federasyona özel olarak delege edilmemiş tüm güçler kantonların elindedir.Podľa ústavy z roku 1999 kantóny majú moc rozhodovať o všetkom, čo nie je priamo podriadené federácii.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.Bol to jeden zo starodávnych regiónov Japonska, v ktorom vznikala politická moc.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Verili, že majú moc chrániť človeka pred všetkým zlým.