güçler ile cümle

güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şehri böceklere ve sürüngenlere karşı korumak için büyülü güçlere sahip olduğuna inanılırdı.Věřilo se, že má moc chránit děti před kouzly a čáry.
Bu güçler onlara büyü tanrıları veya tanrıçaları tarafından değil, Paladine tarafından verilmiştir.Tato bohyně se díky své kráse a kouzlům stala jednou z nejmocnějších bohyň, neodolali jí lidé ani bohové.
Yer altı güçlerini temsil eder.Třídu tvoří celkem šest jednotek.
1963 yılında İsrail Savunma Güçleri'ne (IDF) katılan Dagan paraşütçü birliğinde görev aldı.V roce 1963 nastoupil povinnou vojenskou službu v Izraelských obranných silách (IOS), kde se stal výsadkářem.
İsrail Güvenlik Güçleri ayrıca Al Waffa Hastanesini vuracaklarına dair uyarıda bulundu.Během noci některé ze zpráv hovořily o tom, že IOS ostřeluje nemocnici Al-Wafa.
Ağır kayıp veren İngiliz güçleri, geri çekildi.Zklamaní Angličané odtáhnou pryč.
İki kanadın eşit güçleri vardır.Obě křídla měla stejné rozpětí.
Böylece Batılı güçlere bir uyarı verilmiş olacaktı.Naskytla se tak možnost posílit západní frontu.
Bu güçlerden en büyüğü ise Wolfram & Hart şirketidir.Jejich největším protivníkem je přitom démony ovládaná právnická firma Wolfram & Hart.
Üretici güçler tanımlamasının Marksist teoride, tartışmasız bir önemi söz konusudur bu bağlamda.Z marxistického pohledu je konflikt za daných výrobních vztahů nesmiřitelný.
1945 yılında Mayıs ayı başlarında Bavyera'daki Rottau kentinde Amerikan güçleri tarafından yakalandı.Počátkem května 1945 byl zajat americkou armádou ve městě Rottau v Bavorsku.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Zakročí Pottsová, která přežila pád díky účinkům Extremis, a zabije ho.
Andricus yörel Romalı güçlerine karşı önce bazı küçük başarılar kazandı.Římané nejprve dosáhli několika drobných vítězství.
Böylece güçlerini birleştirler.Dojde k jejich sloučení.
İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir.Hlavním cílem všech misí v kampani je jediné - zabít všechny nepřátele.
1956 - Sovyet güçleri Macaristan'a girdi.1956 – Sovětská invaze do Maďarska.
ABD ve Sovyetler Birliği savaştan Süper güçler olarak çıktılar.Spojené státy a Sovětský svaz vyšly z druhé světové války jako vzájemně soupeřící supervelmoci.
Bu madde önce Peter'a yapışır ve Spider-Man'e özel bir takım güçler verir.Důvodem je fakt, že Peter jako jediný dokázal pořídit kvalitní snímek Spider-Mana.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonéská historie byla ovlivněna snahami cizích mocností ovládnout její přírodní bohatství.
Sihirli güçlere sahip bir tanrıçadır.Byla to božstva s tvůrčími silami.
Ve bu takviye güçler isyancıların kuşatmasını kırıdı.Tato skutečnost pomohla obrátit pozornost na povstalce.
Güvenlik güçlerine kalabalığı dağıtma emri verildi.Velitel skupiny v zájmu bezpečnosti nařídil, aby se skupina rozdělila.
Güvenlik güçleri olaylara müdahale etmişlerdir.Policie přiostřila bezpečnostní opatření.
Bunun üzerine federal Yugoslav güçleri anında müdahale ettiler.Ten rozboural normy jugoslávského komunistického řádu velmi rychle.
İsrail Güvenlik Güçleri bu amaca ulaştı ve El Fetih Kuzeye doğru, Beyrut’a çekildi.Během operace IOS dosáhla svých cílů a Fatah se stáhl na sever do Bejrútu.
Clary bazı güçlere sahiptir, mühürleri kontrol etme gücü de dahil olmak üzere.Muller o vetřelcích ví, má k dispozici některé pozorovací přístroje a taktéž dokáže ovládat určité pasti.
Elektrik güçleriyle düşmanlarını felç edebilir ya da kendini patlatabilir.Dovede svolat blesky na své nepřátele nebo vysát jejich energii.
En belirgin güçleri sesi ve irfanıydı.Nejsilnějšími údery byly podání a volej.
Bakunin' göre gerçek devrimci güçler, derinliklerdeki, uygarlaşmanın dışındaki halk yığınlarıdır.Lidové masy se podle Bakunina vyznačují socialistickými instinkty a nevyčerpatelností živelné revolučnosti.
Varlığının derinliklerini harekete geçiren görülmemiş güçler ve seni ve var olan her şeyi kucaklayan doğa.Jeho moc ničila a degradovala všechno a všechny, kteří s ním přišli do styku.
Minako Aino - Venüs Savaşçısı Güçleri: Sevgi ve güzellik.Mars a Venuše v ložnici : jak si zachovat lásku a vášeň.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.V průběhu druhé světové války standardní průbojná střela v armádě SSSR.
Bugün kullanıma kapalıdır ve güvenlik güçlerince koruma altına alınmıştır.Tentokrát už je ovšem přihlášený a je mu chráněný obsah k dispozici.
Bunun ardından karakolu rehin alan silahlı grup, güvenlik güçlerine teslim oldu.Nad budovou krouží policejní helikoptéra, jejíž posádka jej vyzývá, aby se vzdal.
Ertesi yıl Müslüman güçleri adadaki Taotmina'ya eriştiler.Již příštího roku muslimské síly vstoupily na území Zajordánského panství.
Eylül 1939'da Sovyet güçlerinin Doğu Polonya'yı işgaliyle Vilnius yeniden Litvanya'ya bırakıldı.Naopak na podzim 1939 byly ke Slovensku opětovně připojeny dnes polské části Oravy a Spiše.
St. Vigeous Gecesi'nde birden bütün vampirlerin güçleri doruğa çıkar.Na vše svaté ne-li v noci, na Martina sníh se dostaví se vší mocí.
Taarruz güçleri "açık şehir" ilanına her zaman saygı göstermezler.Forțele de atac nu respectă întotdeauna declarația de "oraș deschis."
Eylül ortasında, ateşkes güneyde İsrail ve Mısır güçleri tarafından bozuldu.Până la mijlocul lui Septembrie armistițiul a fost încălcat de israelieni și de egipteni în sud.
14 Mayıs 1948'de son İngiliz güçleri Hayfa'yı terketti.În 14 mai 1948, ultimele forțe britanice au părăsit Haifa.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Datorită exemplului dat de Cezar, legiunea a zecea a început să împingă forțele lui Pompeius.
Erişim tarihi: 8 Şubat 2018. ^ a b "Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?".Accesat în 29 ianuarie 2018. ^ a b c d „Efrin'e saldıran çete gruplar ve arkasındaki güçler ?” .
Harald ve Svend güçlerini birleştirince Magnus Norveç krallığını Harald ile bölüşmeyi kabul edeceğini açıklar.Harals și Svend și-au unit forțele și Magnus a decis să împartă tronul Norvegiei cu Harald.
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Din 1919 Mongolia fusese ocupată Armata republicană chineză.
Moşe Dayan generalliğindeki İsrail güçleri, 29 Ekim 1956'da Mısır'a saldırdı.Forțele israeliene, comandate de Generalul Moshe Dayan au atacat Egiptul în 29 octombrie 1956.
15 Şubat 1989'da Sovyet güçlerinin çekilişi sona erdi.La 15 februarie 1989, forțele sovietice au terminat retragerea din Afghanistan.
Daha sonra Aang ona güçlerini geri verir.Mai târziu, Udonna își recapătă puterile.
Ancak, Batılı güçlerin desteği olmaksızın savaşa girmeye niyeti olmayan Beneš geri adım attı.Totuși, Beneš a refuzat să intre în război fără sprijinul puterilor vestice.
Yapılan reform Gorbaçov’un beklemediği bazı güçleri de harekete geçirecektir.Reformele au eliberat anumite forțe și mișcări la apariția cărora Gorbaciov nu se așteptase.
Filistinli Arap güçler, Arap Özgürlük Ordusu destekli köy milislerinden oluşmaktaydı.Forțe de arabi palestinieni erau constituite din miliții locale susținute de Armata Arabă de Eliberare.
Savaşın sonunda her iki tarafın güçleri de ağır kayıplara uğramıştı.La sfârșitul bătăliei ambele armate suferiseră pierderi grele.
Kuzey Filistin'de Suriye ve Lübnan güçleri ilk olarak cephede durakladılar.În nordul Palestinei, sirienii și libanezii au stat inițial aproape de frontieră.
Ungern von Sternberg'ün ordusu Rus birlikleri, Transbaykal Cossack güçleri ve Buryatlardan oluşmaktaydı.Armata lui Ungern von Sternberg era compusă din trupe ruse, cazaci și buriați.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.Administrația imperial nu mai intervenise.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Cum a relatat autorul?, și care era abilitatea sa de a face asta?
Beklenildiği gibi Mısır bu teklifi reddetti ve 31 Ekim'de Mısır'ın hava güçleri etkisizleştirildi.Egiptul a refuzat iar aliații au început atacurile în 31 octombrie neutralizând forțele aeriene egiptene.
15 Kasım'da BM birlikleri, İsrail ve Mısır güçlerini ayrı tutmak için Sina'yı bölgeler böldü.Din 15 noiembrie, trupele ONU au stabilit o zonă în Sinai pentru ai separa pe Israelieni de forțele Egiptene.
Üretim güçlerinin standartları dünya standartlarının çok altındaydı.O mare parte a producției sovietice era sub standardele internaționale de calitate.
Osmanlıların bütün Doğu Anadolu bölgesinde güvenliği sağlamak için yeterli güçleri yoktu.Turcii nu mai dispuneau de suficiente resurse umane în regiune pentru ca să poată apăra tot estul Anatoliei.
Orada olağanüstü güçlere sahip olduklarını öğrenirler.De asemenea, acestea descoperă că au puteri speciale asupra apei.

İlgili Sayfalar