güçler ile cümle

güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1997 - Rus güçleri Çeçenistan'dan çekildi.1997 - انسحاب القوات الروسية من الشيشان.
Tribünlerin bütün güçleri bu kutsallıktan türerdi.فبايعته تلك القبائل كلها.
Mart 1947’de Kudüs’teki arap güçlerinin lideri, Abd Al-Qadr Husayni, hastaneyi hava uçurma tehdidinde bulundu.وفي مارس من عام 1947، هدد قائد القوات العربية في القدس عبد القادر الحسيني بنسف المستشفى.
Oğluyla aynı güçlere sahip.وأصبح يمتلك مثل قدرات عمه.
Raporunda Bowen, protestocularla ve kontrol noktaları için silahlı muhalefet güçleriyle konuştu.وقد تحدث بوين في تقريره إلى المتظاهرين وإلى قوات المعارضة المسلحة التي تدير نقاط التفتيش.
Gücün ayrı devlet erklerine bölüştürülmesi cumhuriyetçi güçler ayrılığı düşüncesinden gelir.إن تقسيم السلطة إلى فروع مستقلة للحكومة أمر أساسي للفكرة الجمهورية لفصل السلطات.
Alman ilerleyişini durdurmak için Fransızların yedek güçlerini hızla cepheye ulaştırmaları gerekmektedir.وتوجب وصول قوات الاحتياط الفرنسية سريعاً إلى الجبهة لوقف الزحف الألماني.
Suriye Demokratik Güçleri.قوى المعارضة في سوريا.
Eylemciler talepleri Rus güçlerinin Çeçenistan'dan geri çekilmesiydi.كان لديهم مطالب بسحب القوات من الشيشان.
Elaizer'ın gücü vampirlerin özel güçlerini görmektir ve Bella'nın özel gücünü görür.واظهرت القوة الخاصة لمصاصين الدماء ، والقوة الخاصة لبيلا.
Bu ittifak, Fransa'nın diplomatik yalnızlığını sona erdirip, güçler dengesini Almanlar aleyhine bozmuştur.أنهى هذا التحالف العزلة الدبلوماسية لفرنسا وقوضت سيادة الإمبراطورية الألمانية في أوروبا.
21 Mart gecesi, İsrailli güçler Karameh köyüne ağır silahlar, silahlı araçlar ve savaş jetleriyle saldırdı .وفي ليلة 21 مارس عام 1968، هاجمت إسرائيل قرية الكرامة بالأسلحة الثقيلة، والعربات المدرعة، والطائرات المقاتلة.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.ومع ذلك، لا يزال النفوذ السياسي للجيش واسع النطاق.
Şapka, onu takan kişiye muazzam güçler vermektedir.من أقواله : القوة المطلقة حتماً ستفسد مالكها.
Shinigami güçlerinin kaybı "Mugetsu" tekniğinin sonrasında gerçekleşmiştir.تغيرت تقنيات العلم المجنون أيضا بعد هيروشيما.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993: مقتل الكولومبي بابلو إسكوبار أشهر تاجر مخدرات في التاريخ.
Ayrıca Coffey bazı garip güçlere de sahiptir.وبجانب هذا كان لريناسمى قوة خاصة خارقة.
Kenti kuşatan Sovyet güçleri, Rodion Malinovski'nin 2. Ukrayna Cephesi'ne bağlı birliklerdir.لقد حاصر السوفييت هذه المدينة خلال حملة الجبهة الأوكرانية الثانية بقيادة روديون مالينوفسكي.
Böylece İdlip ili rejim güçlerinden büyük oranda temizlenmiştir.وبطريقة تزيد خبثاً وقوة عما فعلت الدولة الأمنية حتى الآن.
Muharebe, Amerikan güçlerinin zaferiyle sonuçlandı.وبدا ظهورها بسبب المستعمرات الأمريكية.
Hepsi de politik güçlerin ayrılığını benimsediler.وقد حاول كل منهم حل مسألة السلطة السياسية بشكل مختلف.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.قال تعالى ﴿إِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ﴾.
Çapan Türk sınırında Türk Jandarma Güçleri tarafından yakalandı ve tutuklandı.غير أنها تمت محاصرتها، على الحدود التركية الفارسية، من قبل قوات المدفعية التركية ودمرت بالكامل تقريبًا.
1993 Bosna Savaşı sırasında Hırvat güçleri tarafından hasar gördü.في عام 1993 قام الجيش الكرواتي بتدمير الجسر أثناء حرب البوسنة.
Doğu Avrupa'yı Alman birliklerinden temizleyen Sovyet güçleri Nisan 1945'te Berlin'e girdi.قادت القوات السوفياتية في شرق ألمانيا، واستولت على برلين في مايو 1945 في معركة برلين.
Doğaüstü güçlere ve sihirlere sahiptir.كما أن لها قوى سحرية وميدانية.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.وادعت قوات سوريا الديمقراطية أيضا أن التنظيم استخدم عدة سيارات مفخخة ضد قواته.
Ekim 2011'de ordudan kaçan askerler ile rejim güçleri arasında çatışmalar başlamıştır.في أكتوبر 2011، جرى الإبلاغ بانتظام عن وقوع مصادمات بين الحكومة ووحدات الجيش التي انشقت عنها.
Ertesi on yılda, Sasani güçleri daha derinlerde bulunan Bizans topraklarına girdiler.في العقد القادم، توغلت القوات الساسانية في عمق الأراضي البيزنطية.
Bu bilgilerden sonra Margaret doğaüstü güçlerini kullanır ve hafızası yerine gelir.بينما نيك يحاول ايقاف ذلك الجهاز , يستعيد ذاكرته بالكامل.
Berlin Konferansı ile Avrupa'nın önemli güçleri Afrika'yı paylaştılar.قيام مؤتمر برلين الثاني الذي تم من خلالها تقسيم الدول الأفريقية.
Savaş İsrail güvenlik güçleri tarafından kazanıldı.انتهت المعركة بانتصار القوات الإسرائيلية.
1808-1813 yılları arasında Fransız güçlerin işgali altında kaldı.استطاعت القوات البريطانية البرتغالية بين 1807-1811 من صد الغزو الفرنسي.
Bu, demokrasi güçlerinin kuracağı birliktelikten geçiyor.هذا ما سمح كومز الديمقراطي لتأمين الموقف.
Bu aracın Japon Savunma Güçleri için üretilen askeri versiyonuna Koukidousya adı verilmiştir.طورتها كاواساكي للصناعات الثقيلة لصالح قوات الدفاع الذاتي اليابانية.
Görevi Dünya'yı kötü güçlerden korumaktır.هدف المركز هو حماية كوكب الأرض من التهديدات الخارقة لطبيعة.
İlk saldırı dalgası yalnızca Amerikan ve İngiliz güçleri tarafından gerçekleştirildi.A primeira onda de ataques foi realizada apenas por forças americanas e britânicas.
Sadece ertesi sene Paleologos kardeşlerin güçleri isyancı güçleri yok etti.Foi apenas no ano seguinte que as forças dos irmãos paleólogos conseguiram destruir as forças rebeldes.
Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.Forças de reserva não são geralmente consideradas parte de um corpo permanente de forças armadas.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.Os combates das forças da OTAN foram intensos no segundo semestre de 2006.
Artık imparatorluğunun geri kalan kısmını, güçlerinin savaşabilmesi için yeniden örgütledi.Agora reorganizou o restante de seu império para permitir que suas forças lutassem.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.De formas de desenvolvimento das forças produtivas, estas relações se convertem em obstáculos a elas.
2000 yılında Falck, güvenlik devi Group 4 ile güçlerini birleştirdi.No ano 2000, a Falck uniu forças com o gigante da segurança Group4.
Anlamı ise Elit Penguen Güçleri'dir.É isso que os agentes da Elite Penguin Force têm que descobrir.
Genellikle Kyosuke güçlerini hızını ve kuvvetini arttırmak için kullanmaktadır.Kyosuke também usa seus poderes temporariamente para ampliar a sua velocidade e força.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.Mais tarde, ele se casa com a investigadora particular superpoderosa Jessica Jones, com quem tem uma filha.
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi.Bazin foi uma força motriz nos estudos e crítica de cinema de após a Segunda Guerra Mundial.
Anayasa, Kongre'ye çeşitli güçler vermiştir.A Constituição garante vários poderes ao Congresso.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Berndorf doğanın güçlerinden bile esirgenmemişti.Durante a Segunda Guerra Mundial, Berndorf não foi poupada às forças da natureza.
Dağ Saldırısı Operasyonu Taliban güçlerini kökten temizlemek amacıyla 17 Mayıs 2006'da başladı.A Operação Mountain Thrust foi lançada em 17 de Maio de 2006 com a intenção de erradicar as forças talibãs.
Kamran Mir Hazar bu güne kadar iki kez Afganistan Emniyet güçlerince gözaltına alınmıştır.Kamran Mir Hazar foi preso duas vezes e mal-tratado pos agentes de segurança no Afeganistão .
Muhalefet güçleri Kasım 1976’da demokratik örgütler platformunu oluşturmak için bir araya geldiler.Estas forças reuniram-se em novembro de 1976 para criar uma plataforma de organizações democráticas.
Romalılar, yılın kalanında güçlerini yeniden organize ettiler ve başarısızlık nedenlerini analiz ettiler.Os bizantinos utilizaram o resto do ano para reorganizar suas forças e avaliar as causas de tamanho fracasso.
Malik sinir krizine girmiş gibi görünür ve sonra Ratash'ın güçlerinin bir kısmını kullanarak kaçar.Malik então foge, aparentemente histérico, usando alguns dos poderes de Ratash para escapar.
Mayıs 1945'te Bornholm, Sovyet güçleri tarafından ağır biçimde bombardımana tabi tutuldu.Bornholm foi fortemente bombardeada pelas forças soviéticas em maio de 1945.
Sonrasında ise Kuveyt, koalisyon güçlerine hizmetleri karşılığında 17 milyar $ ödeme yaptı.O Kuwait pagou US$ 17 milhões às forças da coalizão pelos seus esforços de guerra.
Bu dönemde Abbasiler güçlerini kaybetmiş ancak ismen varlıklarını sürdürmektedirler.Isto ocorre pois seus omatídeos são aqueles que absorvem luz, enquanto os ao redor apenas a refletem.
Aralık 1944'te Budapeşte Sovyet güçleri tarafından kuşatma altına alındı.Em dezembro de 1944, Budapeste foi sitiada pelas forças soviéticas.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.As FDS também afirmou que o ISIS usou diversos carros-bombas contras as suas posições.
Berlin Konferansı ile Avrupa'nın önemli güçleri Afrika'yı paylaştılar.A Conferência de Berlim dividiu a África entre as potências europeias.

İlgili Sayfalar