güçler ile cümle

güçler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Telekinezi güçleri vardır.Обладает силой телекинеза.
1945 yılında Mayıs ayı başlarında Bavyera'daki Rottau kentinde Amerikan güçleri tarafından yakalandı.В начале мая 1945 года в Баварии попал в плен к американцам.
Karşılaştığı tüm güçleri kopyalayıp kullanabilme yeteneğine sahiptir.Но он обладает способностью с точностью копировать всех встреченных людей.
Öz Savunma Güçleri (Kürtçe.Отряды народной самообороны (курд.
Bu sayede Sovyet güçleri durumlarını pekiştirmeye fırsat bulabilmişlerdir.Это дало возможность южанам лучше укрепить свои позиции.
Liseden mezun olunca İsrail Savunma Güçleri'ne katıldı.Окончил средную школу, служил в Армии обороны Израиля.
Bu amacı gerçekleştirmeye yardımcı olacak iki farklı destek vardı; İsrail Savunma Güçleri ve eğitim sistemi.У них были две основные задачи: работа на британскую разведку и помощь местным евреям.
Güçlerini nefret,öfke ve korkudan alırlar.И они реагируют страхом, угрозами и гневом.
Magneto'nun manyetik güçleri vardır.Маруся обладает волшебными способностями.
Oyun boyunca bu büyülü kalem değişik güçlere sahip olacaktır.На протяжении всей игры волшебный маркер может иметь различные свойства и возможности.
Afrika'da, büyük güçler arasında yaşanan bu mücadele I. Dünya Savaşı'nın nedenlerinden biri olmuştur.В результате конфликта между крупными мировыми державами разразилась ядерная война.
Ertesi gün, polis güçleri barikatarı kaldırdılar.В первый день восстания революционные части осадили полицейские казармы.
Ama düşman güçleri tarafından Rusça konuşulur.Русский Русский язык С кем спорить...
Sıradışı güçleri vardır.Обладает необычайной силой.
Kral Marko'nun 1395'te hayatını kaybetmesinden sonra, Osmanlı güçleri yerleşimi ele geçirdi.После смерти короля Марко в 1395 году этот населенный пункт был взят Османскими войсками.
Özel güçleri vardır.Особые полномочия.
Ayrıca Augustus'un tribunate yetkileri içinde censuraya ait güçler de vardı.Кроме того, в рамках трибунской власти Августа были полномочия, обычно закрепленные за цензором.
Tribünlerin bütün güçleri bu kutsallıktan türerdi.Подобный обряд проходили все мужчины племени.
Ayrıca hepsinin farklı farklı doğaüstü güçleri vardır.В результате этого, он обладает различными сверхчеловеческими способностями.
En büyük düşmanları kaos yılanı Apep’in güçleri giderek artıyor.И теперь их наиболее опасный враг — змей хаоса Апоп (Апофис) — возрождается.
General Douglos MacArthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri geri çekilmek zorunda kaldılar.Объединёнными американскими и филиппинскими войсками командовал генерал Дуглас Макартур.
Daha sonra zamanla eski güçlerine ve kudretlerine kavuşurlar.И на новом месте они продолжали пользоваться прежними привилегиями и льготами.
Daha sonra Peter ve Maya'nın güçlerini alır.Об этом сообщается Питеру и тёте Мэй.
Kızıl Güneş Superman’in güçlerini kaybetmesine neden olur.Однако, свет красного Солнца лишает их сил.
Yapı, 17 Kasım 1944'te komünist güçler tarafından yıkılmıştır.Здание было разрушено подразделениями НОА 17 ноября 1944 года.
Sezar'ın etkisi ile onuncu lejyon Pompeius'un güçlerini geri doğru itmeye başladı.Вдохновленный Цезарем Десятый легион усилил натиск и заставил силы Помпея отступить.
Güçler ayrılığı sağlanmıştır.Оставшиеся силы были рассеяны.
Bu dönemde Hıristiyanların statüsü gelişti ve Yahudileri koruyabilecek yetkililerin güçleri azaldı.Однако она усилила влияние христианства и ослабила защищавшую евреев власть.
Bu paraların alım güçleri farklıydı.Ставки по валюте тоже отличались.
Genellikle uluslararası, gezegenlerarası, veya evrenlerarası silahlı güçlerin çatışması üzerine kurulur.Как обычно совершается междугородный или международный телефонный звонок из офиса?
Bu sanatsal güçler üzerine olan anlayışını eserlerinde ifade etti.Это речь уже идет о силе воздействия его искусства.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Запрещал обманывать или обкрадывать других.
Bir kral vardır fakat tüm güçler onda değildir.Значит в этой ситуации у нас будет вся власть, а у них — никакой.
Afganistan savaşında Sovyet güçleri bu sistemi T-55A tanklarına monte etmişlerdir.Македонцы приступили к усилению сил безопасности и направили в зону конфликта танки Т-55.
İsrail güçleri hızlıca sınırı geçip ikisini de öldürdüler.Ночью арабы уходят, жестоко убив их — перерезав обоим горло.
Ortak operasyon güçleri ana giriş kapısından üsse girer.Алиены в свою очередь должны прорваться сквозь главную дверь.
İsyancılarla olan uzun savaşların ardından, Kien Do isyancı güçler tarafından yakalanır.После нескольких сражений с повстанцами, Киен До оказывается захваченным в плен повстанцами.
O, süper güçleri olmayan bir anti-kahraman karakterdir.В фильме он предстаёт как торговец оружием, не обладающий сверхспособностями.
İngilizlerin İran'daki güçleri onu çok rahatsız ediyordu.Власть англичан в Ирландии была слабой.
Ayrıca son şeytan O'nun karanlık güçlerini yok etmelidirler.Эти три силы стали тёмными покровами бытия Сатаны.
Böylece güçlerini birleştirler.Они объединяют усилия.
İttifak güçleri Ruslara İran toprakları üzerinden mühimmat göndermek istedi.Украинские СМИ выдвинули предположение о поставках этих боеприпасов из России.
Eserlerinde, ana çocuk karakterleri büyülü hayal güçlerine sığınırlar.Благодаря волшебному подарку Феи дети получают возможность видеть души вещей.
Psişik güçleri vardır.Обладает психокинетическими способностями.
Oyuncular, diğer Pokémonlar ile savaşması için yakaladıkları yaratıkların özel güçlerini kullanmaktalar.Игрок использует своих покемонов для сражений с другими покемонами.
Ona Attila'ya karşı güçlerini birleştirmeyi teklif eder.Он предлагает Элис объединиться.
Bununla birlikte Alaylar kendi güçlerini abartmışlardı.Тем не менее, атакующие переоценили свои силы.
25 Kasım günü Müslüman aşiret güçleri Mirpur'u ele geçirdiler.25 апреля после ожесточённых боёв им удалось захватить Кеммель.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.فهم يبخلون خوفًا من ذهاب ما يملكون وهو قليل ثم لا يأتي غيره.
İkisi güçlerini birleştirir ve Luthor'u durdurur.وحَّد الاثنان قوتهما وأوقفا (لوثر) .
Muhalefet faaliyetleri için Şah'ın güçleri tarafından üç kez tutuklandı.وكان قد اعتقل من قبل قوات الشاه لثلاث مرات لأنشطته المعارضة.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.كانت إزومو من أهم المناطق في اليابان القديمة التي ظهر فيها القوى السياسية.
Sıradışı güçleri vardır.يمتلك قدرات غير عادية.
Yusuf al-Baghmardi, onun yardımcısı ve bölgedeki askeri güçlerin komutanıydı.كان يوسف البغمردي نائبه وقائد القوات العسكرية في المنطقة.
Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.ولا تعتبر قوات الاحتياط بصفة عامة ضمن الكيان الدائم للقوات المسلحة.
Ordunun üçte ikisi sınır güçlerinden (limitanei ya da ripenses) oluşuyordu.وقد قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم للبنتين بالثلثين.
Oysa, başkanlık sistemlerinde, iki kuruluşun güçleri sık sık benzer ve eştir.أما في الأنظمة الرئاسية فغالباً ما تكون صلاحيات كلا المجلسين متشابهة أو متساوية.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.وهذا يدل على مقدار قوتهم وعظمتهم.
Ateşkes sonrasında Kürt güçler Kuzey Suriye'de daha fazla toprağı kontrolü altına almıştır.وقف إطلاق النار منح الأكراد السيطرة على مزيد من الأراضي في شمال سوريا.
Hava bombardımanı birkaç gün devam etti ve isyancı güçleri 5.000 metre yüksekliğe çekildiler.استمر القصف الجوي لعدة ايام وأجبر الكرد على الانسحاب إلى ارتفاع 5.000 م.

İlgili Sayfalar