Ana içeriğe geç
Sözlük

güçlükle ile cümle

güçlükle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Güçlükle ayağa kalkabilirim.I can barely stand up.
O güçlüklerle karşılaştığında, ebeveynlerinden yardım istedi.When he ran into difficulties, he asked his parents for help.
Ben güçlükle onları hatırlıyorum.I hardly remember them.
Onları güçlükle tanıdım.I hardly recognized them.
Tom'un güçlükle trafiğe çıkabilecek ikici el bir arabası vardı.Tom had a second-hand car which was barely roadworthy.
Çok yorgunum, gözlerimi güçlükle açık tutabiliyorum.I'm so tired, I can hardly keep my eyes open.
Tom güçlükle kaçtı.Tom barely escaped.
Valizi güçlükle kapatabildim.I could hardly close the suitcase.
Güçlükle topladık.We got scraped up.
Proje sadece güçlükle başlayabilir.The project can get underway only with difficulty.
O güçlüklerle nasıl başa çıkıyorsun?How do you deal with those challenges?
Leyla ve Sami açıkça ciddi evlilik güçlükleri yaşıyorlardı.Layla and Sami was clearly having serious marital difficulties.
Solunum güçlükleri c.Respiratory difficulties c.
Özellikle göçmen ailelerin çocukları bu konuda büyük güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.Children of immigrant families face special challenges.
Üstünlük Yasası (Supremmacy Law) bir güçlükle karşılaşılmadan kabul edildi.The Act of Supremacy was passed without difficulty.
Fakat buda güçlüklerin sona ermesi demek değildi.The Bangor diversion did not end the difficulties for Hampden.
Dini bağlılık, uzaydayken uygulayıcılar için benzersiz güçlükler ve fırsatlar ortaya koymaktadır.Religious adherence in outer space poses unique challenges and opportunities for practitioners.
27 Mayıs'ta İngiliz kuvvetleri güçlükle Dunkerque çevresine çekilir.On 27 May, the British fought back to the Dunkirk perimeter line.
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.It was a life of great hardships and dangers.
Hacer Allah'nın yardımıyla güçlüklere göğüs gererek oğlunu yetiştirir.To follow His command, "When God's children are in need, you be the one to help them out."
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.The response was short: "God forgive you, and we do."
Bunun yanı sıra güçlükle, akılcı, bilişsel bir bilgi teorisi oluşturmak söz konusu olmuştur.And it did strike me as being a rather typical, university intellectual joke.
Çevresindeki binalar sebebiyle cadde üzerinde olmasına rağmen güçlükle fark edilir.Finding your way around the outdoors is still very important.
Bu insanlar güçlüklerin üstesinden gelebilmeyi umarlar.It seems that India has overcome these difficulties.
Bu durumlara örnek olarak şunlar verilebilir: Seyrüsefer güçlükleri (konumundan emin olmama vs.)It can be safely assumed that, as a castrensis (i.e.
Darwin, Türlerin Kökeni kitabındaki 6. bölüme "Teorinin Güçlükleri" adını vermiştir.Chapter 6 of Darwin's book is entitled "Difficulties of the Theory."
O güçlükle ayakta.She could scarcely stand this.
Robin, onun kanatlarını - Mary güçlükle gözlerini inanamıyordu.The robin spread his wings--Mary could scarcely believe her eyes.
Başlıca zorluklar ve güçlükler nelerdir?And what are the main difficulties and challenges?
Teresa güçlükle yazıp okuyabiliyor.Teresa can barely read or write.
Burada nikah töreninde, yürüyor, ama güçlükle, yani biraz zedelenmiş.Here he is walking down the aisle, but he can barely walk now, so it's impaired.
Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerThat can actually hardly be seen from the canal tours. (Laughter)
Ve her zaman sorunlar ve baţa çýkýlmasý gereken güçlükler olacaktýr.There will always been challenges and problems.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.There were difficult moments here at the hospital.
Sen bilirsin, güçlükle mücadele eden yumurtalar bacakların arasında...You know, the scrambled eggs between the legs...
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Even saying these things, they hardly stopped the multitudes from making a sacrifice to them.
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››"If it is hard for the righteous to be saved, what will happen to the ungodly and the sinner?"
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.And running under a certain island which is called Clauda, we had much work to come by the boat:
Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Evet, her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.With hardship indeed there is ease.
Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.With hardship indeed there is ease.
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.With hardship indeed there is ease.
Artık şüphe yok ki her güçlükle beraber bir de kolaylık var.Surely with hardship there is ease.
Şüphe yok ki her güçlükle beraber bir de kolaylık var.With hardship indeed there is ease.
Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır.They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship.
Demek ki güçlükle beraber kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Evet, güçlükle beraber kolaylık vardır!With hardship indeed there is ease.
Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette vereceğiz.We shall certainly award those who persevere a recompense in keeping with their deeds.
Hepsi güçlüklere karşı dirençli kişilerdi.They were men of fortitude,
Annesi onu büyük bir güçlükle taşır. Sütten kesilmesi iki yıl içinde olur.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
Güçlükle karşılaşırsanız, onu başka bir kadın emzirecektir.But if you find this difficult, let some other woman suckle (the child) for her.
Güçlüklere karşı sabır ve namaz ile yardım dileyin. ALLAH sabredenlerle beraberdir.Seek help from patience and prayer; indeed Allah is with those who patiently endure.
Ayrıca İsmail, İdris ve ZülKifl de... Hepsi güçlüklere karşı dirençli kişilerdi.And remember Ismail, and Idrees, and Zul-Kifl; they were all patiently enduring.
Güçlüklere karşı sabır ve namaz ile yardım dileyin.Seek help in patience and As-Salat (the prayer). Truly!
Biz insana ana babasını öğütledik. Annesi onu büyük bir güçlükle taşır.And We have enjoined on man (to be dutiful and good) to his parents.
Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu.His mother carried him with difficulty, and delivered him with difficulty.
Güçlüklere karşı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz.And seek help through patience and prayer.
Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin.Be patient, and advocate patience, and be united, and revere God, so that you may thrive.
Güçlüklere karşı direnin.And be steadfast.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod