güç ile cümle

güç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben normal bir kızım. Benim herhangi bir süper gücüm yok.I'm a normal girl. I don't have any superpowers.
Çok güçlü görünmüyorsun.You don't look very strong.
Seni güçlükle tanıyorum.I barely know you.
Buna mali gücüm yetebilir.I can afford it.
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.I can barely afford to buy enough food to feed my family.
Sınıfın geri kalanına güçlükle ayak uydurabiliyorum.I can barely keep up with the rest of the class.
Seni güçlükle görebiliyorum.I can barely see you.
Güçlükle görebiliyorum.I can hardly see.
Güçlükle ayakta durabiliyorum.I can hardly stand.
Bir bilgisayar daha almaya gücüm yetmiyor.I can't afford to buy another computer.
Tom'un sorununu güçlükle reddedebildim.I could hardly refuse Tom's challenge.
Tom'un yardımını güçlükle reddedebildim.I could hardly refuse Tom's help.
Dün gece güçlükle uyuyabildim.I could hardly sleep last night.
Tom'u güçlükle tanıyorum.I hardly know Tom.
Tom'u güçlükle tanıdım.I hardly recognized Tom.
Mary'yi güçlükle hatırlıyorum.I hardly remember Tom.
Kötü bir hayal gücüm var.I have a bad imagination.
Zayıf bir hayal gücüm var.I have a poor imagination.
Sanırım sen yeterince güçlüsün.I think you're strong enough.
Benim oldukça canlı bir hayal gücüm var.I've got a pretty vivid imagination.
Kendi gücünü küçümseme.Don't underestimate your own strength.
Tom'u gördüm ve onu güçlükle tanıyabildim.I saw Tom and could barely recognize him.
Sanırım Tom gücenmiş.I think Tom is hurt.
Herkesin bir araba almaya gücü yetmez.Not everyone can afford a car.
Tom'un Mary'ye hoş bir şey almaya gücü yetmez.Tom can't afford to buy Mary anything nice.
Onun harika bir güçlü hafızası vardı.He had a wonderfully powerful memory.
Onun çok güçlü kolları var.He has very strong arms.
O, geniş omuzlar ve karanlık gözlerle güçlüydü.He was strong, with broad shoulders and dark eyes.
Onlar nükleer güce karşılar.They are against nuclear power.
Özgürlük yalnızca gücün olduğu yerdedir.Freedom is only where power is.
Oğlan güçlüdür.The boy is strong.
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.These exercises will develop the strength of your fingers.
Tom bütün güçlüklere rağmen onu yaptı.Tom did it in spite of all the difficulties.
Tom güçlü bir Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyor.Tom speaks English with a strong French accent.
Onlar bize yardım etmek için yeterince güçlü değildi.They weren't strong enough to help us.
Yataktan kalkmak için hâlâ çok güçsüzüm.I'm still too weak to get out of bed.
Ben seni anlamakta güçlük çekiyorum.I'm having trouble understanding you.
Onu şimdi yapmak için yeterince güçlüyüm.I'm strong enough to do that now.
Bunu yapmak için yeterince güçlü değilim.I'm not strong enough to do this.
Bir at bakmaya gücümüz yetmiyor.We can't afford to keep a horse.
Sen çok güçlüsün, değil mi?You're very strong, aren't you?
Keşke Tom'un gücüne sahip olsam.I wish I had Tom's strength.
Keşke senin gücüne sahip olsam.I wish I had your strength.
Tom genç ve güçlü.Tom is young and strong.
Tom güçlü bir yüzücü.Tom is a strong swimmer.
Çok güçsüz hissediyorum.I'm feeling very shaky.
Daha güçlü olacağım.I'll become stronger.
Sen çok güçlüydün.You were so strong.
Gücenmiş değildim.I wasn't offended.
Senin hiç hayal gücün yok.You have no imagination.
Yiyecek hayat verir, hayat güç verir ve güç büyük başarılar verir.Food gives life, life gives strength and strength gives great feats.
O, senin hayal gücün hariç, yoktur.That doesn't exist except in your imagination.
Bush iyiliğin güçlerinin lideridir.Bush is the leader of the forces of good.
Daha büyük güçlerle kavga ediyorsun!You are fighting bigger forces!
Sen daha büyük güçlerle mücadele ediyorsun!You are fighting greater forces!
Sakinlik, güçlünün bir erdemidir.Calm is a virtue of the strong.
On bin tane cümle eklemek için dayanma gücüne çok ihtiyacın var.You need a lot of stamina to add ten thousand sentences.
Ben güçlerini kaybediyorum.I'm losing my powers.
Var gücüyle kendisini savundu.He defended himself tooth and nail.
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.

İlgili Sayfalar