gözlerini ile cümle
gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.И он пристально смотрел на них, надеясьполучить от них что-нибудь.
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.וישם פניו אליהם בקותו לקחת מאתם דבר׃
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.فلاحظهما منتظرا ان يأخذ منهما شيئا.
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.那 人 就 留 意 看 他 們 、 指 望 得 著 甚 麼
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.那人 就 留意 看 他 們 、 指望 得 著 甚麼
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ách, miluju ta tvá velká modrá očka - jsou tak pěkná a milá.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel."Ah, ador ochii tăi albaștri și mari -- sunt atât de drăguți!"
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah, aku mencintaimu, matamu yang biru dan besar -- sangat bagus dan indah.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah, amo i tuoi occhioni blu -- così graziosi e dolci.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah... eu amo seus grandes olhos azuis, tão bonitos e legais.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah, ik ben dol op je grote blauwe ogen -- zo mooi en leuk.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.[Ah, I love your big blue eyes so pretty and nice]
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Åh, jag älskar dina stora blå ögon -- så söta och fina.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah, j'aime tes grands yeux bleus -- si jolis et mignons.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Åh, jeg elsker dine store blå øjne -- så kønne og dejlige.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ah, Mẹ yêu đôi mắt vừa to vừa xanh của con -- thật là đẹp và đáng yêu.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Du hast so schöne blaue Augen so rund und schön.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.(영상) 영어 사용 엄마: 아, 네 크고 파란 눈망울을 사랑한단다. 정말 이쁘고 멋지구나.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Oh, kocham twoje wielkie niebieskie oczy -- takie śliczne i słodkie.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.O, kakšne lepe velike modre oči imaš, tako lepe in srčkane.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ooo, aké ty len máš roztomilé modré očičká -- také peknučké a roztomilé.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ó, szeretem a nagy kék szemedet -- olyan szép és kedves.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Voi sinun suuria sinisiä silmiäsi -- niin sieviä ja suloisia.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Αα, λατρεύω τα μεγάλα γαλανά μάτια σου -- τόσο όμορφα και γλυκά.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Ах, обичам твоите големи сини очи -- толкова красиви и приятни.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.Какие у тебя большие голубые глазки — такие красивые и милые!
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.О, я люблю твої великі блакитні очі, такі гарні та милі.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.(סרטון) אמא באנגלית: אה, אני אוהבת את עיניך הגדולות והכחולות -- כל-כך יפות ונחמדות.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.فيديو : آه, تعجبني عينيك الزرقاويتين الواسعتين -- فهما جميلتين وفاننتين جدا.
Ah, o büyük mavi gözlerini seviyorum -- çok hoş ve güzel.なんてかわいくて素敵なのかしら (日本語) わあー 大きな茶色いおめめ そしてきれいな黒い髪
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.De a vendéged nem tudja rólam levenni a szemét.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.Mais ton invitée ne peut pas me quitter des yeux.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.Nhưng ánh mắt vị khách mời của anh nãy giờ chẳng chịu buông tha cho tôi.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.Peccato che la tua ospite non riesca a togliermi gli occhi di dosso.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.Tapi, tamumu tidak berhenti menatapku.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.و لكن ضيفتك لم ترفع عينيها عني
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Ar înseamnă că nici retina nu captează lumina.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Das bedeutet auch, dass die Netzhaut in euren Augen das Licht auch nicht auffängt.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Eso significaría que la retina del ojo tampoco captaría la luz.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Isso significa que as retinas dos nossos olhos também não estariam a apanhar a luz.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.그러나 그 말은 여러분의 망막도 아무언 빛을 잡지 못한다는 거예요.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Ma questo significa che le retine nei vostri occhi non catturano nemmeno la luce.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Nhưng điều đó cũng có nghĩa là võng mạc của mắt bạn không bắt được ánh sáng.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Oznacza to, że siatkówka oczu także nie łapie światła.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Pourriez-vous voir votre reflet sans un miroir pour arrêter la lumière?
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.To pomeni, da vaša očesna mrežnica tudi ne ujame svetlobe.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.To znamená, že sietnice vo vašich očiach tiež nezachytávajú svetlo.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.А це значить, що сітківка ока також не ловить світло.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Это означает, что сетчатки ваших глаз тоже не ловят свет.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.אבל זה אומר שהרשתיות בעיניכם לא קולטות אור, גם הן.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.لكن هذا يعني أن الشبكية في عينيك لا تلتقط الضوء أيضاً.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.光を受け取らないことになり きみの脳も
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A nekateri izmed njih reko: Ali ni mogel on, ki je slepemu oči odprl, storiti, da bi tudi ta ne bil umrl?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A niektorí z nich povedali: Či nemohol tento, ktorý otvoril oči slepého, učiniť aj to, aby tento nezomrel?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A niektórzy z nich mówili: Nie mógłże ten, który otworzył oczy ślepego, uczynić, żeby ten był nie umarł?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.그 중 어떤이는 말하되 소경의 눈을 뜨게 한 이 사람이 그 사람은 죽지 않게 할 수 없었더냐 하더라
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.»Kunde icke han, som öppnade den blindes ögon, ock hava så gjort att denne icke hade dött?»
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Mas alguns deles disseram: Não podia ele, que abriu os olhos ao cego, fazer também que este não morreste?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Men nogen av dem sa: kunde ikke han som har åpnet den blindes øine, også ha gjort at denne ikke var død?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Men nogle af dem sagde: "Kunde ikke han, som åbnede den blindes Øjne, have gjort, at også denne ikke var død?"