gözlerini ile cümle
gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kurbanların çoğunun gözlerini oyması içinde başlangıçta eski batıl bir inanışa inanmış olduğunu belirtti.Según la pareja, fue amor a primera vista.
Gözlerinin üzerinde kemiksi yumrular vardır.Tiene lásers en los ojos.
Kızlardan biri bir gece, baş ucunda duran birisinin varlığıni hissederek gözlerini açtı.Hasta que un día la presencia de un misterio mayor los hizo hablar.
Gözlerini kapa lütfen.Chiudi gli occhi per favore.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.Si stropicciò gli occhi con le mani.
Gözlerini unutamam.Non riesco a dimenticare i suoi occhi.
Gözlerini görmek istiyorum.Io voglio vedere i tuoi occhi.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Alza gli occhi, il futuro è tuo.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Chiude gli occhi e spara.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.All'improvviso Camille spalanca gli occhi.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Karl si rimuove un occhio per mettere al suo posto l'Occhio.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Ai due Reverendi rimase l'orrore negli occhi, e un popolo da consolare.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Questi, alla sua vista, gli corre incontro e i due si stringono in un caloroso abbraccio.
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.Poi confida a Jack che lui "ha guardato negli occhi l'isola e quello che ha visto è bellissimo".
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.Subito dopo scompare di fronte ai loro occhi.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Morì nel corso del terzo viaggio in Italia durante il suo soggiorno a Selasca.
Mart 1584'te Çar I. Ivan hayata gözlerini kapadı.Nel 1560, Ivan IV lo riportò in auge.
Gözlerinin üzerinden geçen siyah bir çizgi vardır.Una striscia nera attraversa l'occhio.
Gözlerinin çevresinde bir grilik dikkat çekmektedir.Una zona glabra è presente intorno agli occhi.
Ayrıca gözlerinin pozisyonu sayesinde 300°'lik bir görüş açısına sahiptirler.La disposizione degli occhi permette loro di avere un campo visivo di quasi 360°.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Attorno agli occhi è presente un anello nero.
Gözlerini hiç açmamıştır.Non chiudono gli occhi.
Bu olayın ardından annesi de üzüntüden hayata gözlerini yumar.Da lì a poco sua madre morì per la tristezza.
Hırsız gözlerini o eve dikti.Вор положил глаз на этот дом.
Gözlerini severim.Мне нравятся твои глаза.
Gözlerinize inanamayacaksınız.Вы не поверите своим глазам.
Fare keyifle güneşleniyorken, gözlerini kapattı ve şöyle leziz mi leziz bir parça peynir hayal etti.Мышь с наслаждением загорала, она закрыла глаза и мечтала о вкусном куске сыра.
Tom hapşırdı ve gözlerini açtı.Том чихнул и открыл глаза.
O gözlerini monitörden ayıramadı.Он не отрывал глаз от монитора.
Kız gözlerini onun üzerinden alamadı.Девушка не отрывала от него глаз.
Kız gözlerini ondan ayıramadı.Девушка не отрывала от него глаз.
İnsanlar gözlerinizi açın!Люди, раскройте глаза!
Gözleriniz nerede?Где ваши глаза?
Gözlerini aç, gelecek senindir.Подними глаза, будущее за Тобой.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Закрой глаза и смотри.
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.В Коране сказано: «Скажи верующим женщинам, чтобы они опускали свои взоры и оберегали свои половые органы.
Bu familyanın ortak özelliği balıkların gözlerinin etrafında bulunan bir kemik halkacığıdır.Как и у прочих представителей семейства имеется костное кольцо вокруг глаз.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Как только вы, «с широко закрытыми глазами» пристально вглядываетесь в них — они исчезают.
Gözlerini hiç açmamıştır.Он никогда не смотрел нам в глаза.
Kurbanlarının gözlerini oyuyordu.Некоторым из своих жертв выкалывал глаза.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Почти всегда с закрытыми глазами.
Şinigami gözlerini iki kere almıştır.У финна дважды останавливалось сердце.
Kızın gözlerinin görmediğini fark edince son parası ile ondan çiçek alır.Он отдает ей за цветок последние деньги, не взяв сдачу.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Чиаурели закрыл глаза.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.В последние годы жизни он сделался раздражительным и от плача потерял зрение.
Kız, gözlerini kapattığında kendisinin büyük bir kütüphanede olduğunu anlatır.Увлекаясь коллекционированием, она собрала великолепную библиотеку.
22 Şubat 2012 günü hayata gözlerini yummuştur.22 февраля 2011 пережил инсульт.
Saldırılara daha fazla dayanamayan Beyazsakal hayata gözlerini yumar, lakin yine de düşmez, ayakta ölür.Даже самые продолжительные и кровавые батальные сцены не утомляют, а приковывают взгляд.
Gözlerinin altın sarısı olması nedeniyle bu şekilde isimlendirilmişlerdir.Названы так из-за своего золотистого меха.
Kaldırıldığı hastanede hayata gözlerini kapattı.В госпитале ему было восстановлено зрение.
Walter gözlerini açtığında karşısında insan yüzlü fareyi görür.Склонившись над ней, он видит лицо утопленника.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Особым инструментом ему выкололи глаза.
Çocuklar içlerinden birisinin gözlerini bağlarlar.У самцов глаза сближены.
Sanatçı, 245 sayfalık bu eserin 105. sayfasını çevirmesinin ardından hayata gözlerini yumdu.وأغلق الفنان عينيه عن الحياه بينما كان يترجم في الصفحه رقم 105 لهذا العمل الذي يتكون من 245 صفحه.
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.قالت "كانت عيناي معتادتان على رؤية الأشياء الجميلة."
Sonra gözlerini yumarak yüksek sesle üç defa: - La ilahe İllallah, dedi.ولما أعيى المسلمين أمرهم، تركوهم وانصرفوا عنهم استخفافاً بشأنهم وقالوا: ثلاثون علجاً ما عسى أن يجيء منهم ؟.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar."عينان لا تمسهما النار ، عين بكت من خشية الله ، وعين باتت تحرس في سبيل الله". "
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.يستيقظ جول في المستشفى وتستقبله مارلين.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle ."눈을 맞추다" أي تواصل بالعين مع شخص ما.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.أخيراً يغرما في بعضهم البعض عندما ينظر كل فرد منهما إلى عيون الآخر.