gözlerini ile cümle

gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Polis memuru, film boyunca gözlerini görmediğimiz tek insandır.زوجة الطبيب هي الشخصية الوحيدة في الرواية بأكملها التي لاتفقد بصرها.
Gözlerini yum ve beni dinle.استمر في النظر والاستماع.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...أو تشوف عيوني فيها أنت ما خليت حاجه ..
Köpekbalıklarında, avlarına saldırırken kapanarak gözlerini korur.في أسماك القرش، لأنه يحمي عيون سمك القرش عندما يهاجم فريسته.
Kaliforniya'da hayata gözlerini yumdu.وقدمت لمحة عن حياة كاليفورنيا.
Gözlerinin içi parıldıyordu ve dev bir kedi gibi hırıldıyordu.فنراهم يوغلون فيه برفق كأنهم عميان يتحسسون فيلا عملاقاً.
Gözlerinin bir türlü kapanmadığı anlatılır.عينيها مسبلتان لدرجة تبدو وكأنهما مغلقتان.
(Nur Suresi: Ayet 30) ''Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.''للإلغاء قل "ثبت يديك" وحركهما بقوة، وقل "تنفس بعمق" تنفس بعمق وقل "افتح عينيك" ثم اترك عينيك مفتوحتين.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noite, ele sonha com Annabel Lee e vê o brilho de seus olhos nas estrelas.
O sırada Dan, Carl'ın üzerine çıkar ve ona babasının gözlerinin önünde tecavüz etmeyi planlamaktadır.Enquanto isso, Dan fica em cima de Carl, planejando estuprá-lo na frente de seu pai.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Feche os olhos e relaxe.
Daimler, 1900'da hayata gözlerini yumdu ve Maybach DMG'den 1907 yılında ayrıldı.Daimler viria a morrer em 1900 e Maybach deixou a empresa em 1907.
Bu onlara, gözlerini ekrandan ayırmak ve başka bir şey izlemek için bir bahane olurdu." diyerek vazgeçmiştir.Seria uma desculpa para desviar o olho da tela e assistir a algo mais".
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Em três meses, Pompeu conseguiu limpar as costas dos piratas.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Possuem uma área mais escura em redor dos olhos.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Os olhos são bons em ver.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Os dois exércitos estavam à vista o um do outro, frente a frente.
Grubun eski üyelerinden Boz Burrell 21 eylül 2006’da kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yumdu.O ex-membro Boz Burrell faleceu em 21 de Setembro de 2006, após um ataque cardíaco.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.Ao fechar seus olhos, David também morre, partindo junto com Monica para o lugar onde nascem os sonhos.
19 Kasım 2011 tarihinde, 95 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.O director faleceu a 19 de novembro de 2011 aos 95 anos, em Istambul.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Converse com ela e ela é sua.
Gözlerini yum ve beni dinle.Olhos de ver, ouvidos de ouvir.
Çukur bir kafatasına ve gözlerinin hemen üzerinde bulunan kısa boynuzlara sahipti.Ele também tinha especialmente grandes buracos cortados para os olhos.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.As glândulas presentes na parte traseira de seus olhos.
Küçük gözlerinin göz bebekleri yuvarlaktır.Em volta dos olhos apresenta pequenos pelos escurecidos.
Bu aydınlığın içinde bir gölge görür ve gözlerini kapatır.Que ilusão enganosa obscurece seus olhos?
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Lamarca ainda tinha os olhos abertos.
Bunun nedeni ise 1912 yılında bir test sırasında olan patlamada gözlerini kaybetmesidir.Ficou cego por causa de uma explosão durante um experimento (1912).
Gözlerini aç, gelecek senindir.Sla je ogen op, de toekomst is aan jullie.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Hij houdt zijn ogen meestal gesloten.
5 Ocak 1988 günü basketbol oynarken kalp krizi geçirdi ve 40 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.Op 5 januari 1988 kreeg hij een hartaanval tijdens het basketballen en stierf hij op 40-jarige leeftijd.
Ailesi savaş sırasında gözlerinin önünde öldürülmüştür.Zijn gezin werd in de oorlog gedood.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Hij zegt haar de ogen te sluiten.
Gözlerini yum ve beni dinle.Je ogen uitkijken.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Maar Laynez onttrok zich aan aller ogen.
Sonra gözlerini yumarak yüksek sesle üç defa: - La ilahe İllallah, dedi.Hij zei: "u kijkt zo lief" toen zij een vraag voor de derde keer stelde.
Yere oturtup gözlerini bağlar.Hij ligt stil en met zijn ogen dicht.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel ontwaakt in het ziekenhuis en hij wordt begroet door Marlene.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Beide ogen (langzaam) samenknijpen: staren is in kattentaal een bedreiging.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Door een membraan kan hij zijn ogen onder water openhouden.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.Het heeft een aantal lichte vlekken achter de ogen.
Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Vandaar zou de Thora haar ogen beschreven hebben als "zacht" van het wenen.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.Evenals bij de andere slachtoffers van de seriemoordenaar zijn haar ogen uit hun kassen gesneden.
Jack Shephard gözlerini açar, yaralı ve nerede olduğunu şaşırmış bir haldedir.Jack Shephard ontwaakt gewond en gedesoriënteerd in de jungle.
Çocuğun gözlerini açtılar.Het opende zijn ogen.
Gözlerinin etrafında beyaz bir halka vardır.Om de ogen loopt een witte kring.
Gözlerinin farklı renkte olmasının sebebi bir zamanlar haz olmasıdır.Zijn ogen lijken een andere kleur te hebben dan een paar dagen eerder.
Gözlerinin bir kısmı suda, bir kısmı havada görür.Bij binnenkomst in Ølgod (vanuit Varde) valt meteen de Watertoren in het oog.
Erkekler ve dişiler, gözlerinin renkliliği ile ayrılabilirler.Mannetjes en vrouwtjes zijn te herkennen aan de kleur van hun ogen.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Hun gezichtsvermogen moet uitstekend geweest zijn gezien de enorme ogen.
2006 yılında hayata gözlerini yummuştur.In oktober 2006 maakte ze haar opwachting in Mooi!
Gözlerinin çevresinde bulunan siyah desen, ona palyaçovari bir görünüm kazandırır.Een brede zwarte vlek rond de ogen geeft hem een gemaskerd uiterlijk.
Ortadirek'e başlayınca Meryemce'nin gözlerini açtım.Na de oproeping van Maria beginnen Sams ogen te bloeden.
Kız, gözlerini kapattığında kendisinin büyük bir kütüphanede olduğunu anlatır.Als geleerde man beschikt hij in zijn appartement over een grote bibliotheek.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Als hij weer gaat, kunnen ze nauwelijks hun ogen openhouden.
Gözlerini kapat.Sluit de ogen.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Ludzie mogą przecież zamknąć oczy, zatkać uszy.
Gözlerini yum ve beni dinle.Oczy duże i wyłupiaste.
Eşinin açıklamasına göre Ronnie James Dio, 16 Mayıs 2010 saat 7.45'te hayata gözlerini yummuştur.Ronnie James Dio zmarł 16 maja 2010 roku w Houston o godzinie 7.45 rano.
Atın gözlerini bağlayarak soru soranı görmesini önlemek.Zakładanie klapek na oczy konia aby uniemożliwić zwierzęciu obserwację pytającego.

İlgili Sayfalar