gözlerini ile cümle

gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Armand rouvrit les yeux.
Ancak bir gün Josh sokağın ortasında, Abe'in gözlerinin önünde vurularak öldürülür.Soudain, Josh est abattu devant le magasin sous les yeux de Abe.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Fermer les yeux et poser ses doigts dessus.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Elle semble toujours fermer les yeux.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Reprends-les, ils sont à toi.
Gözlerini yum ve beni dinle.Regarde de tous tes yeux, regarde !
Roddenberry 24 Ekim 1991'de, 70 yaşında kalp krizinden hayata gözlerini yummuştur.Roddenberry mourut le 24 octobre 1991 d'une insuffisance cardiaque.
Alt dudağını ileri çıkarmak ve gözlerini (güçlü bir şekilde) döndürmek: İnanmazlık ya da şüphe belirtmektedir.Leur visage ou leur regard est orienté vers le bas, comme pour se repaître des turpitudes qui s'y déroulent.
Son restorasyonda gözlerinin ayrıntıları silinmiştir.Il perd son œil gauche lors de travaux de rénovation.
Daha sonra aynı kentte, 65 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.Il décède dans la même ville à l'âge de 55 ans.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Elles ont pour vertu d'être bon pour les yeux.
Kapıdan çıktıklarında, Doc tekrar gözlerini açar; ölmemiştir.Après leur départ, Doc rouvre les yeux.
Kısa süre sonra 1 Aralık'ta Breda yaşama gözlerini yumdu.Toute la journée du 1er mai, elle poursuit ses recherches en vain.
Rem (レム, Remu) Misa’ya Ölüm Defteri’ni ve şinigami gözlerini veren şinigamidir.Rem (レム, Remu?) est le shinigami qui donne son « carnet de Mort » à Misa.
Puccini 1924'te Brüksel'de, gırtlak kanserinin yolaçtığı krizler sonucunda hayata gözlerini yumar.Puccini meurt à Bruxelles en 1924, des suites cardiaques dues à son cancer de la gorge.
Gözlerinin üzerinden geçen siyah bir çizgi vardır.Une ligne noire traverse l’œil.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Ses yeux seront grands ouverts pour surveiller ça.
Kuzgun ise ren geyiği yavrularının gözlerini yiyerek dolaylı yoldan öldürür.L'oiseau recherche d'abord la nourriture avec ses yeux.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Des messagers ont dû être envoyés aux deux côtés pour leur expliquer ce qu'il en était.
Gözlerini kapat.Cierra los ojos.
Gözlerini aç.Abre los ojos.
Gözlerini kapatma.No cierres los ojos.
Gözlerini aç lütfen.Abre los ojos, por favor.
Gözlerini açtı.Ella abrió los ojos.
Tom gözlerini kapadı.Tom cerró sus ojos.
Neden gözleriniz bu kadar büyük?¿Por qué tiene unos ojos tan grandes?
Tom gözlerini kapattı.Tom cerró sus ojos.
Gözlerini severim.Me gustan tus ojos.
Onun gözlerini seviyorum.Me encantan sus ojos.
Gözlerini iyi aç.Abra bien sus ojos.
Gözlerini kaçırdı.Ella apartó la mirada.
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerinin içine baktılar.Tom y Mary se miraron a los ojos.
Otur ve gözlerini kapat.Siéntate y cierra los ojos.
Tom gözlerini kapayıp müziği dinledi.Tom cerró los ojos y escuchó la música.
Doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak için gözlerinin içine baktım.Le miré a los ojos para ver si decía la verdad.
Gözlerini kapatma, üşüyorum.No cierres los ojos, que tengo frío.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noche, sueña con Annabel Lee y ve el brillo de sus ojos en las estrellas.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.David se acuesta a su lado, cierra los ojos y va a «ese lugar donde nacen los sueños».
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.Él dice, «Examiné el ojo de esta isla y lo que vi era hermoso».
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Di a las creyentes que bajen sus miradas y sean castas, y que no muestren de sus adornos más que lo que se ve.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.El contacto visual es la situación donde dos individuos se miran uno al otro a los ojos al mismo tiempo.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Usa un especie lentes para tapar a sus ojos.
Bunun yanında gözlerinin yanında bir çift daha boynuzu vardır.El jarrón (kalasha), al cual se le representa con un par de ojos pintados por encima de él.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Los dos ejércitos estaban a la vista el uno del otro, frente a frente.
Gözlerini yum ve beni dinle.Quiero que me escuchen.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .ABRE LOS OJOS (Dir.
Craze 8 Aralık 1998 gününde kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Craze murió de un ataque cardiaco el 8 de diciembre de 1998.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Murió de tuberculosis en su tercer viaje a Italia en Selasca.
Hatta gözlerinin pörtlek olduğu bile söylenir.También me fascina cómo están colocados los ojos.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Ernesto les estrecha las manos.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Treinta años después, tuvieron que doblarse a la mirada de Bardi.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.En los últimos años de su vida perdió la vista y padeció de muchas enfermedades.
Ama ne yazık ki gözlerini şarj etmek için muz yemesi gereklidir ve o muzdan nefret eder!Para recargar sus globos oculares debe comer plátanos, los cuales desgraciadamente odia.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Muy recomendable ir a ver sus preciosas vistas.
Gözlerini aç, gelecek senindir.«El futuro es suyo».
Uzun zaman sonra gözlerini açar ve G-Man'i karşısında konuşurken bulur.Posteriormente queda atrapado en un ascensor y verá por única vez a G-Man.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Cuando se quita las gafas y se abre mucho los ojos, ella es irreconocible.
Gözlerini hiç açmamıştır.¿No abrirás aún los ojos?.

İlgili Sayfalar