gözlerine ile cümle

gözlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kızılötesini görüp, gözlerine odaklanabilecekler. ve mikro-odaklanmayı başaracaklar,הם יוכלו לראות אינפרה-אדום. הם יוכלו למקד את עיניהם. הם יוכלו להתמקד ברמת מיקרו.
Kızılötesini görüp, gözlerine odaklanabilecekler. ve mikro-odaklanmayı başaracaklar,微小領域にフォーカスさせることもできるでしょう 我々のできないことさえ可能になるのです
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpEn ikinä unohda sitä kuinka yksi tyttö katsoi isäänsä silmiin kameran kanssa ja kysyi:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpIch werde nie vergessen, wie ein Mädchen mit der Kamera in die Augen ihres Vaters blickte und sagte:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpIk zal nooit vergeten hoe een meisje in haar vaders ogen keek met die camera en zei:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpJe n'oublierai jamais cette fille qui a regardé son père dans les yeux avec cette caméra, et a dit,
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıp한 여자 아이가 아버지의 눈을 들여다보면서
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNigdy nie zapomnę dziewczynki, która patrząc tacie w oczy w trakcie nagrywania powiedziała:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNikdy nezapomenu, jak se jedno děvče s kamerou podívalo otci do očí a řeklo:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNikoli ne bom pozabila dekleta, ki se je zazrla v očetove oči skozi kamero in rekla:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNon dimenticherò mai una ragazza che ha guardato negli occhi suo padre con quella videocamera e ha detto:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNunca olvidaré una chica que miró a los ojos de su padre con la cámara y dijo:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNunca vou esquecer que uma rapariga olhou para os olhos do pai com aquela câmara e disse:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpNu voi uita niciodată cum o fată s-a uitat în ochii tatălui ei cu camera de filmat şi a zis,
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpSosem felejtem el, amikor egy lány az apja szemébe nézett, a kamerát ráirányította, és az mondta:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpTôi sẽ không bao giờ quên hình ảnh một cô gái nhỏ nhìn vào mắt của cha mình với máy ảnh đó và cho hỏi:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpΔεν θα ξεχάσω ποτέ, όταν ένα κορίτσι κοίταξε στα μάτια τον μπαμπά του με αυτή την κάμερα και είπε
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpНяма да забравя как едно от момичетата погледна баща си, снимайки го с камерата и попита:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpЯ никогда не забуду, как одна из девочек поднесла камеру к глазам отца и спросила:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpЯ ніколи не забуду, як одна дівчинка подивилась у вічі своєму татові з цією камерою і сказала:
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpאני לעולם לא אשכח שאחת מהנערות הסתכלה לאביה בעיניים
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpلن أنسى كيف أن احدى الفتيات نظرت في عيني والدها
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpカメラを通して言いました
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.저는 피곤에 쩔어 충혈된 그들의 눈을 보았던 것을 기억합니다. 많은 사람들이 지하에서 72시간이나 일을 한거거든요.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Emlékszem, ahogyan a fáradt, bevérzett szemükbe néztem, sokan közülük 72 órát töltöttek a föld alatt.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Ik herinner me hun moeë, bloeddoorlopen ogen. Velen waren 72 uur ondergronds geweest.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Mă uitam în ochii lor obosiți și roșii, mulți dintre ei stătuseră în mină 72 de ore.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Pamatuji si pohled do jejich unavených, krví podlitých očí, protože mnoho z nich bylo pod zemí 72 hodin.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Pamiętam ich przekrwione oczy. Wielu z nich było pod ziemią ponad 72 godziny.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Recuerdo que miré sus ojos cansados, irritados, dado que muchos habían estado bajo tierra durante 72 horas.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Spomnim se njihovih utrujenih, krvavih oči, saj so bili mnogi pod zemljo 72 ur.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Tôi vẫn nhớ khi nhìn vào đôi mắt đỏ quạch, mệt mỏi của họ vì nhiều người đã ở dưới lòng đất tới 72 giờ.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Спомням си, че като гледах в изморените им, зачервени очи много от тях са били под земята за 72 часа.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Я запомнила их уставшие, красные глаза, потому что многие из них находились под землёй 72 часа.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.Я пам'ятаю їхні стомлені, налиті кров'ю очі, адже багато з них були під землею протягом 72 годин.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.אני זוכרת שהבטתי בעיניהם העייפות והאדומות, כי רבים מהם היו מתחת לאדמה במשך 72 שעות.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.أتذكر عندما كنت أنظر إلى أعينهم المتعبة والمحتقنة بالدم، لأن الكثير منهم كانوا يعملون تحت الأرض لمدة 72 ساعة.
Onların yorgun, kan çanağına dönmüş gözlerine baktığımı hatırlıyorum, çoğu 72 saattir toprağın altındaydı.彼らの多くは72時間も地下に潜ったままでした 縦穴の深さは90mあります 彼らは重い石が入った袋を
Onun gözlerine bakınאתם תראו אדם שיקריב את עצמו בשביל הקבוצה
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Bạn không thể nhìn thẳng vào măt1 cô, vì cô hơi đáng sợ.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Du kannst ihr nicht direkt in die Augen schauen, da sie auf eine Art furchterregend ist.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Je kunt haar niet rechtstreeks in de ogen kijken, want ze is een beetje eng.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.그녀가 무섭기 때문에 직접 눈을 맞추기가 거의 불가능하죠
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Não conseguimos olhar para ela diretamente nos olhos, porque ela é um bocado assustadora.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nem lehet egyenesen a szemébe nézni, mert egy kicsit ijesztő.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nemôžete sa jej pozrieť priamo do očí, pretože je trochu desivá.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nemůžete se jí podívat přímo do očí, protože je trochu děsivá.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nie da się jej spojrzeć prosto w oczy, bo jest w niej coś przerażającego.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.No la puedes mirar directamente a los ojos, porque da un poco de miedo.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Non è possibile guardarla direttamente negli occhi, perché ti mette a disagio.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Nu o poţi privi drept în ochi, pentru că e un pic cam înfricoşătoare.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Vous ne pouvez pas la regarder directement dans les yeux, parce qu'elle est un peu effrayante.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Δεν μπορείς να την κοιτάξεις απευθείας στα μάτια επειδή είναι κάπως τρομακτική.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Невозможно смотреть ей прямо в глаза, потому что она пугает.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.Не може да я гледате право в очите, защото тя е някак страшна.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.אי אפשר להסתכל לה ישר בעיניים, כי היא קצת מפחידה.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.فلا يمكن النظر في عينيها مباشرة لأنها مرعبة حقًا
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.ちょっと不気味な感じなんです こんなこと言ったら怒りを買うので
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;A szerelem egy füst rais'd a füst a sóhajok, lévén purg'd, tűz pezsgő a szerelmesek szemében;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Cinta adalah asap rais'd dengan uap dari mendesah, Menjadi purg'd, api berkilauan di mata pecinta ';

İlgili Sayfalar