gözlerine ile cümle
gözlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Prví prieskumníci si vtierali do očí kokaín, aby utíšili tú bolesť.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.První objevitelé si do očí vtírali kokain, aby bolesti tlumili.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Varhaiset tutkimusmatkailijat hieroivat kokaiinia silmiinsä tukahduttaakseen kivun.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Οι πρώτοι εξερευνητές έβαζαν κοκαΐνη στα μάτια τους για να σταματήσει ο πόνος.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.В началото изследователите търкали кокаин в очите си, за да облекчат болката от нея (светлината).
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Ранние исследователи втирали кокаин в глаза, чтобы заглушить боль.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.החוקרים הראשונים שפשפו קוקאין לעיניהם כדי להפסיק את הכאב.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.وقد كان المستكشفون الاوائل يضعون الكوكائين على أعينهم لتخفيف الآلام الناتجة عن تلك الاضواء
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.痛みを和らげました 氷の重さはすさまじく 大陸全体を
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.A Ježiš, súc pohnutý ľútosťou, dotknul sa ich očí, a hneď prezreli a išli za ním.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.A użaliwszy się ich Jezus, dotknął się oczu ich, a zaraz przejrzały oczy ich; i szli za nim.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Då förbarmade sig Jesus över dem och rörde vid deras ögon, och strax fingo de sin syn och följde honom.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Da ynkedes Jesus inderlig og rørte ved deres øine; og straks fikk de sitt syn igjen, og de fulgte ham.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Ðức Chúa Jêsus động lòng thương xót, bèn rờ đến mắt họ; tức thì hai người thấy được và đi theo Ngài.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Ðức_Chúa_Jêsus động_lòng thương_xót , bèn rờ đến mắt họ ; tức_thì hai người thấy được và đi theo Ngài .
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.E Jesus, movido de compaixão, tocou-lhes os olhos, e imediatamente recuperaram a vista, e o seguiram.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Ému de compassion, Jésus toucha leurs yeux; et aussitôt ils recouvrèrent la vue, et le suivirent.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Entonces Jesús, conmovido dentro de sí, les tocó los ojos; y de inmediato recobraron la vista y le siguieron
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Gesù si commosse, toccò loro gli occhi e subito ricuperarono la vista e lo seguirono
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.I slitovav se nad nimi Ježíš, dotekl se očí jejich, a ihned prohlédly oči jejich. A oni šli za ním.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jezus kreeg medelijden met hen en raakte hun ogen aan. Zij konden onmiddellijk zien en gingen met Hem mee.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jezus pa, ganjen usmiljenja, se dotakne njunih oči. In precej izpregledata, in šla sta za njim.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jézus pedig megszánván õket, illeté az õ szemeiket; és szemeik azonnal megnyíltak; és követék õt.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.예수께서 민망히 여기사 저희 눈을 만지시니 곧 보게 되어 저희가 예수를 좇으니라
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Og Jesus ynkedes inderligt og rørte ved deres Øjne. Og straks bleve de seende, og de fulgte ham.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.А Исус се смили и се допря до очите им; и веднага прогледаха и тръгнаха подире Му.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Вмилосердив ся ж Ісус, і доторкнувсь очей їх, і зараз прозріли очі їх, і пійшли вони слїдом за Ним.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Иисус же, умилосердившись, прикоснулся к глазам их; итотчас прозрели глаза их, и они пошли за Ним.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.ורחמי ישוע נכמרו ויגע בעיניהם ופתאם החלו עיניהם לראות וילכו אחריו׃
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.فتحنن يسوع ولمس اعينهما فللوقت ابصرت اعينهما فتبعاه
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.耶 穌 就 動 了 慈 心 、 把 他 們 的 眼 睛 一 摸 、 他 們 立 刻 看 見 、 就 跟 從 了 耶 穌
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.耶穌 就 動 了 慈心 、 把 他 們的 眼睛 一 摸 、 他 們 立刻 看見 、 就 跟從 了 耶穌
John biraz çekiniyor, gözlerine bakın, çekingenliği sol eline de yansımış.Зверніть увагу, куди дивиться Іван Хреститель. (Ж)Лівою рукою він виражає невпевненість.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cînd li se muia inima, le zîmbeam. şi nu puteau izgoni seninătatea de pe fruntea mea.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cuando me reía con ellos, ¡no lo creían! No dejaban decaer la luz de mi rostro
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Eu lhes sorria quando não tinham confiança; e não desprezavam a luz do meu rosto;
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Ha rájok mosolyogtam, nem bizakodtak el, és arczom derüjét nem sötétíték be.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Je leur souriais quand ils perdaient courage, Et l`on ne pouvait chasser la sérénité de mon front.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Jeźlim żartował z nimi, nie wierzyli, a powagi twarzy mojej nie odrzucali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.그들이 의지 없을 때에 내가 함소하여 동정하면 그들이 나의 얼굴 빛을 무색하게 아니하였었느니라
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Kutersenyum kepada mereka ketika mereka putus asa; air mukaku yang bahagia menambah semangat mereka
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Minä hymyilin heille, kun he olivat toivottomat, ja minun kasvojeni loistaessa eivät he synkiksi jääneet.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Mistrøstige smilte jeg til, mit Åsyns Lys fik de ej til at svinde.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.När de misströstade, log jag emot dem, och mitt ansiktes klarhet kunde de icke förmörka.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Når de var motløse, smilte jeg til dem, og mitt åsyns lys kunde de ikke formørke.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Se a loro sorridevo, non osavano crederlo, né turbavano la serenità del mio volto
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Smial som sa na nich žartujúc, neverili a nedali padnúť svetlu mojej tvári.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng , khi chúng bị ngã_lòng ; Họ chẳng hề làm rối nét_mặt bình tịnh tôi được .
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng, khi chúng bị ngã lòng; Họ chẳng hề làm rối nét mặt bình tịnh tôi được.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Žertoval-li jsem s nimi, nevěřili; pročež u vážnosti mne míti neoblevovali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Εγελων προς αυτους, και δεν επιστευον και την φαιδροτητα του προσωπου μου δεν αφινον να πεση.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Бывало, улыбнусь им – они не верят; и света лица моего они не помрачали.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Усмихвах се на тях, когато бяха в отчаяние; И те не можаха да потъмнеят* светлостта на лицето ми.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.אשחק אלהם לא יאמינו ואור פני לא יפילון׃
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.ان ضحكت عليم لم يصدقوا ونور وجهي لم يعبسوا.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.他 們 不 敢 自 信 、 我 就 向 他 們 含 笑 . 他 們 不 使 我 臉 上 的 光 改 變
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.他 們 不 敢 自信 、 我 就 向 他們含笑 . 他 們 不 使 我 臉上 的 光 改變
Kızılötesini görüp, gözlerine odaklanabilecekler. ve mikro-odaklanmayı başaracaklar,Infrarot zu sehen und die Augen zu fokussieren, Sie werden mikrofokusieren können.
Kızılötesini görüp, gözlerine odaklanabilecekler. ve mikro-odaklanmayı başaracaklar,적외선을 보고, 초점도 조절할 수 있게 되겠죠. 눈에 "접사모드"가 생기는겁니다.
Kızılötesini görüp, gözlerine odaklanabilecekler. ve mikro-odaklanmayı başaracaklar,Ze zullen een microfocus kunnen instellen.