gözlerine ile cümle
gözlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Die Liebe ist ein Rauch mit dem Rauch der Seufzer rais'd; Being purg'd, ein Feuer Sekt in der Liebenden Augen;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Iubirea este un fum rais'd cu fum de suspine; Fiind purg'd, un incendiu spumante în ochii iubitorilor de ';
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Kærlighed er et røgfrit rais'd med røg af suk, hvis man bliver purg'd, en brand mousserende i elskendes øjne;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Kärleken är en rök rais'd med rök av suckar, bli purg'd en brand mousserande i älskandes ögon;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Láska je dym rais'd sa vztekat vzdychov, byť purg'd, šumivé oheň v očiach milovníkov;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Láska je dým rais'd se vztekat vzdechů, být purg'd, šumivé oheň v očích milovníků;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Liefde is een rook rais'd met de rook van zuchten, Als purg'd, een sprankelende brand in lovers 'ogen;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Ljubezen je dim rais'd z dimno vzdihljajev, Biti purg'd, požar v peneče ljubitelje očeh;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Miłość to dym rais'd z oparów westchnień; Będąc purg'd, ogień w oczach miłośników musujące ";
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;O amor é uma fumaça rais'd com a fumaça dos suspiros; Ser purg'd, um fogo cintilante nos olhos dos amantes;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;사랑은 탄식의 연기와 rais'd 연기되며 purg'd, 애호가 '눈에 반짝 이는 화재가되는;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Rakkaus on savua rais'd kanssa savun Huokausten; Being purg'd, tulipalo kuohuviinin in ystäville silmissä;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;vex'dされている、海は、恋人たちの涙とnourish'd:それは、他には何ですか?狂気最も控えめな、
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Любовта е дим, rais'd с изпарения на въздишките; purg'd, пожар, искрящи в очите на любителите ";
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;Любовь есть дым rais'd с дыма вздохов; Будучи purg'd, Огонь, мерцающий в глазах влюбленных;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;אהבה היא עשן rais'd עם עשן האנחות; להיות purg'd, אש בעיניים נוצצות "אוהבי;
Sevgi, iç geçiriyor, duman rais'd bir duman; purg'd, sanatseverlerin gözlerine köpüklü bir yangın olmak;الحب هو الدخان rais'd مع الدخان من تتنهد ؛ purg'd الكينونة ، شب حريق في عيون فوارة عشاق '؛
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Ahogy felnagyítom a gyereknek a szemét, látható, hogy mi a vakságának az oka.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.A medida que hago zoom en los ojos de este niño, ustedes verán la causa de su ceguera.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Če približam v oči tega otroka, boste videli razlog njegove slepote.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Ingrandendo gli occhi di questo bambino, capirete la causa della sua cecità.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Jakmile se přiblížíte k očím těchto dětí, uvidíte příčinu jejich slepoty.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Khi tôi phóng to phim chụp mắt của bé bạn sẽ thấy được nguồn gốc căn bệnh của bé.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Na zbliżeniu oczu tego dziecka możecie zobaczyć powód jego ślepoty.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Pawan Sinha: en agrandissant sur les yeux de cet enfant vous allez voir la cause de sa cécité.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Pe măsură ce mă apropii de ochii acestui copil, veți vedea din ce cauză a orbit.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Portanto, quando eu foco os olhos desta criança, vocês verão a causa da sua cegueira.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.PS: 이렇게, 아이의 눈을 가까이 들여다 보면, 시각장애의 원인을 볼 수 있습니다.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Tarkentaessani tämän lapsen silmiin voitte nähdä hänen sokeutensa syyn.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Wenn ich die Augen dieses Kindes heranzoome, werden Sie die Ursache seiner Erblindung erkennen.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Zo, als ik inzoom op de ogen van dit kind kun je de oorzaak van zijn blindheid zien.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Καθώς ζουμάρω στα μάτια αυτού του παιδιού, θα δείτε την αιτία της τύφλωσης του.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Зараз камера наблизиться до очей дитини, ви побачите причину його сліпоти.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.И така, като покажа очите на това дете в увеличение, ще видите причината за слепотата му.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.Сейчас камера приблизится к глазам ребёнка, вы увидите причину его слепоты.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.בעודי עושה זום על עיניו של הילד, אתם תראו את הסיבה לעוורונו.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.بافان: إذن وانا أقرب الصورة على أعين هذا الطفل سترون سبب فقدانه للبصر.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.この子どもの眼球を良く見てみると
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum.Bien sûr que je parle en le regardant dans les yeux.
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum. Burnuna bakarak mı konuşacaktım?Δεν γίνεται να μιλάς με κάποιον και να κοιτάς τη μύτη του.
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum. Burnuna bakarak mı konuşacaktım?ليس وكأننا عندما نتحدث الى الناس ننظر الى انوفهم
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum.Természetes, hogy beszéd közben a szemébe néztem.
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!Dios está tocando tus ojos, levanta tus manos, preparate, aquí viene
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!Dio sta toccando i tuoi occhi, alza le mani, preparati, ecco viene
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!Tuhan sedang menyentuh matamu, angkatlah tanganmu dan bersiap - siap, ini dia datang....
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!Ο Θεός αγγίζει τα μάτια σου,απλά σήκωσε ψηλά τα χέρια σου,ετοιμάσου,έρχεται.
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!Бог докосва очите ви, просто си вдигнете ръцете, пригответе се.
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıE' difficile giungere ad un compromesso quando vedo attraverso i tuoi occhi, è solo una prospettiva commune
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıÉ difícil comprometer Quando eu vejo através dos teus olhos, é apenas uma visão comum
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıIk denk dat het kwijt is.
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıIl est difficile de faire des compromis quand je vois à travers vos yeux c'est juste une opinion commune
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanı내가 네 눈을 봤을 때에 타협하기 어렵다는 걸 널리퍼진 통설같은거야
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıТрудно найти компромисс Когда я смотрю в твои глаза. Это просто общественное мнение
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıمن الصعب الوصول إلى حل وصط عندما أنظر خلال عينيك هو رأي شائع
Ve gözlerine baktığımda bakışlarını başka yöne çeviriyorsunEt pourquoi tu tournes la tête quand je te regarde
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.Ceea ce tastezi sunt înregistrări ale ochilor tăi pe măsură ce te uiţi la ochii altora.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.Ce que vous tapez sont les enregistrements de vos yeux tandis que vous fixez les yeux d'autres personnes.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.E ciò che battete sono registrazioni dei vostri occhi come se steste guardando gli occhi di altre persone.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.자신의 눈의 녹화된 이미지를 타자치듯 기록하는 겁니다. 다른 사람의 눈을 바라보는 자신의 눈을 말입니다.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.Und was man tippt, sind die Aufnahmen der Augen, wie sie die Augen anderer Leute betrachten.