gözlerinde ile cümle

gözlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekIn zaradi nekega razloga, ga ne morm videti z žalostnim pogledom v očeh. Ampak včasih se smeji...
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekJa jostain syystä, pystyn näkemään hänen surullisen katseensa. Mutta on hetkiä jolloin hän hymyilee.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekOch på något sätt, kan jag se en ledsenhet i hans ögon. Men, det finns gånger då han ler.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekSeine Augen blicken aus irgendeinem Grund meist traurig, aber wenn er mit dir zusammen ist, dann lachen sie.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekSi mai vad si privirea trista din ochii lui, dar sunt momente cand zambeste.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekVì lí do nào đó mà ánh mắt anh ấy lộ rõ vẻ u sầu. Nhưng, có những lúc anh ấy đã cười
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekΚαι για κάποιο λόγο,βλέπω θλίψη στα μάτια του.Αλλά υπάρχουν στιγμές που χαμογελάει.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekПо какой-то причине, я могу видеть, когда ему грустно. Но бывают времена, когда его лицо светится от улыбки.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekמאיזו שהיא סיבה, אני לא יכולה לראות את המבט העצוב בעניים שלו . לפעמים הוא מחייך
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekولسبب ما، ارى الحزن في عينيه، ولكن هناك اوقات كان يبتسم فيها،
Tanzanyalı bir eğitmen. Bu insanların gözlerindeki gururu bir görmelisiniz.Un dresor tanzanian, care transferă meșteșugurile acestor trei tipi mozambicani.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.A jak jsem hrál, zaznamenal jsem velikou změnu v Nathanielových očích.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.À medida que eu tocava percebi que se dava uma profunda mudança nos olhos de Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Dan saat saya memainkannya saya mengerti ada perubahan yang besar terjadi pada mata Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.És ahogy játszottam, megértettem, hogy egy mélyreható változás történt Nathaniel szemében.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Et comme je jouais, j'ai vu qu' un changement profond se produisait dans les yeux Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.연주를 하면서 저는 나타니얼의 눈에서 심오한 변화가 생기고 있음을 알아챘습니다.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Och medan jag spelade insåg jag att en total förändring ägde rum i Nathaniels blick.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Podczas gry zauważyłem dogłębną zmianę w oczach Nathaniela.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Și pe măsură ce cântam am înțeles că o schimbare profundă apărea în ochii lui Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Terwijl ik speelde... zag ik een duidelijke verandering... in de ogen van Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Und während ich spielte, fiel mir auf, dass in Nathaniels Augen eine vollkommene Veränderung vor sich ging.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Và khi tôi chơi tôi thấy có 1 sự thay đổi sâu sắc trong ánh mắt của Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Y mientras tocaba entendí que un profundo cambio estaba ocurriendo en los ojos de Nathaniel.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.Κι όπως έπαιζα, κατάλαβα ότι υπήρχε μια προφανής αλλαγή στα μάτια του Ναθάνιελ.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.А докато свирех, разбрах, че в очите на Натаниел се проявява дълбока промяна.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.И когда я играл, Я заметил разительные изменения в глазах Натаниела.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.І коли я грав, то побачив глибокі зміни у очах Натаніеля.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.ובעודי מנגן הבנתי שחל שינוי משמעותי בעיניו של נתנאל.
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.وأنا أعزف أستطعت أن أعيَّ تغيراً يحدث في عينيّ ناثانيل
Ve çalarken anladım ki, Nathaniel'in gözlerinde oluşan çok derin bir değişim vardı.ナサニエルの目にはっきりした変化が 現れるのがわかりました 私の演奏した音楽が契機となって
Ve hata yaptığında her zaman özür dile. Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.In vedno se opraviči, ko storiš kaj narobe, ampak nikoli se ne opravičuj, ker tvoje oči ne nehajo sijati.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.A já v jeho očích zahlédl zájem.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.E eu pude perceber um certo interesse nos seus olhos.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.E ho visto quello sguardo curioso nei suoi occhi.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.És úgy láttam, hogy egy kis érdeklődés csillan meg a szemében.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Ik zag dat het hem interesseerde.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.In videl sem trohico zanimanja pri njem.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.I zauważyłem, że trochę go to zainteresowało.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Je pouvais déceler une lueur d'intérêt dans ses yeux.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.저는 그의 눈빛에서 흥미를 느낀다는 것을 눈치챌 수 있었죠.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Och jag kunde se ett litet intresse i hans ögon.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Saya sedikit banyak bisa melihat ketertarikan di matanya.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Şi am văzut în ochii lui un oarecare interes.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Und ich konnte in seinem Blick sehen, dass ihn das interessierte.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Và tôi có thể đánh giá qua cái nhìn thoáng qua vào sự quan tâm của anh ta. ©
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Y pude advertir una especie de interés en su mirada.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.Μπορούσα να δω στα μάτια του ένα ενδιαφέρον.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.И аз видях, че в него се породи интерес.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.І я побачив, як іскорка зацікавлення промайнула в його очах.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.ויכולתי לראות את הניצוץ של עניין בעיניו.
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.واستطعت أن أرى بريقا من الاهتمام و التشوق في عينيه
Ve o anda gözlerindeki ilgiyi gördüm.そこで言いました「一緒に来ませんか?
Ve onların gözlerinde Harvard Aşçılık Okulları tarzında bir yer olan우리는 말하자면 미국요리연구원에서 교육과정을 빌려온 셈인데
Ve onların gözlerinde Harvard Aşçılık Okulları tarzında bir yer olanושאלנו את תוכנית הלימודים של המכון הקולינארי של אמריקה,
Ve onların gözlerinde Harvard Aşçılık Okulları tarzında bir yer olanو اقترضنا نوعا ما المنهج الدراسي للمعهد الامريكي لفن الطبخ
Ve onların gözlerinde Harvard Aşçılık Okulları tarzında bir yer olanカリキュラムを拝借して
Ve yemin ederim, geleceği o kadının gözlerinde görebilirsiz.A prisahám, v očiach tej ženy ste mohli vidieť budúcnosť.
Ve yemin ederim, geleceği o kadının gözlerinde görebilirsiz.En ik zweer het je, je kon de toekomst zien in deze vrouw haar ogen.
Ve yemin ederim, geleceği o kadının gözlerinde görebilirsiz.Et je vous jure, je pouvais voir le futur dans les yeux de cette femme.

İlgili Sayfalar