gözlerinde ile cümle

gözlerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Tedaj sname hitro povezo z oči; in kralj Izraelov ga spozna, da je izmed prorokov.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Tedy rychle odhradil tvář svou, a poznal ho král Izraelský, že by z proroků byl.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Toen rukte de profeet het verband van zijn ogen en de koning herkende hem meteen als één van de profeten.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Vtedy rýchle sňal šatku so svojich očí, a izraelský kráľ ho poznal, že je z prorokov.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Он тотчас снял покрывало с глаз своих, и узнал его царь, что он из пророков.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.Тогава той побърза та дигна покривалото от очите си; и Израилевият цар го позна, че беше един от пророците.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.וימהר ויסר את האפר מעל עיניו ויכר אתו מלך ישראל כי מהנבאים הוא׃
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.فبادر ورفع العصابة عن عينيه فعرفه ملك اسرائيل انه من الانبياء.
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.他 急 忙 除 掉 蒙 眼 的 頭 巾 . 以 色 列 王 就 認 出 他 是 一 個 先 知
Peygamber, hemen gözlerindeki sargıyı çıkardı. O zaman İsrail Kralı onun bir peygamber olduğunu anladı.他 急忙 除掉 蒙眼 的 頭巾 . 以色列 王 就 認出 他 是 一 個 先知
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.Estoy tratando de ver a través de tus ojos, no puedo ver.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.Ik probeer te zien door jouw ogen.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum. Kathryn:壁がある!
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.지금 캐스린씨의 눈을 통해 보려는 중이에요. 아직은 아무것도 안보여요.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.אני מנסה לראות דרך העינים שלך. אני לא יכול לראות.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.إنني أحاول أن أبصر من خلال عينيك، فأنا لا أستطيع الرؤية
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Incerc sa vad prin ochii tai.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Próbuje patrzeć przez twoje oczy.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Sto cercando di vedere con i suoi occhi.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Προσπαθώ να δω από τα μάτια σου.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Опитвам се да гледам през очите ти.
Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum.Я пытаюсь смотреть твоими глазами.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.Als Resultat geht sie begeistert und fasziniert von Indien nach Hause.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.Het resultaat zijn sterretjes in haar ogen over India.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.Hun tager derfra med stjerner i øjnene om Indien, som et resultat deraf.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.Kết quả là bà ra về với niềm vui trong ánh mắt về Ấn Độ.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.결과적으로 인도에 대한 좋은 생각이 남게 됩니다.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.Σαν αποτέλεσμα, φεύγει χαρούμενη με αστεράκια στα μάτια της για την Ινδία.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.כתוצאה מזה היא יוצאת משם עם עיניים בורקות ממחשבות על הודו.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.وتعود للمنزل ولديها صورة حالمة عن الهند، كنتيجة.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.こんな現象がどんどん増えています
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Aki strucken vak nem feledkezhetünk meg a drága kincse a látását elvesztett:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Aquele que é cego strucken não podemos esquecer o precioso tesouro da sua visão perdida:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Celui qui est aveugle strucken ne pouvons pas oublier le précieux trésor de sa vue perdue:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Colui che è cieco strucken non si può dimenticare il prezioso tesoro della vista perduta:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Den, der er strucken blind, kan ikke glemme den dyrebare skat af sit syn tabt:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Dia yang buta strucken tidak bisa melupakan harta benda berharga yang hilang penglihatannya:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:El, care este orb strucken nu poate uita preţios tezaur al vederii sale pierdute:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:El que es ciego strucken no podemos olvidar el precioso tesoro de su vista perdida:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Hän on strucken sokea voi unohtaa arvokas aarre näkönsä menettänyt:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Han som är strucken blind kan inte glömma den dyrbara skatt i hans syn förlorade:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Hij die strucken blind kan niet vergeten de kostbare schat van zijn gezichtsvermogen verloren:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Kdo je strucken slepý nemůže zapomenout na drahocenný poklad jeho zrak ztratil:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Kto je strucken slepý nemôže zabudnúť na drahocenný poklad jeho zrak stratil:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Là strucken người mù không thể quên kho tàng quý giá của thị lực của ông bị mất:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:On, ki je strucken slepi, da ne more pozabiti dragoceni zaklad svojega izgubil vid:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:On, który jest strucken ciemną, nie może zapomnieć skarbem wzrok przegrane:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:strucken 눈이 그는 잃어버린 자신의 시력의 귀중한 보물을 잊지 수 없습니다
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Wer Strucken blind ist kann nicht vergessen, den kostbaren Schatz der sein Augenlicht verloren:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Αυτός που είναι strucken τυφλός δεν μπορεί να ξεχάσει τον πολύτιμο θησαυρό της όρασής του Lost:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Той, че е strucken сляп, не може да забрави ценното съкровище на зрението си, изгубен:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:Тот, кто strucken слепой не может забыть драгоценное сокровище потерял зрение:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:כי הוא עיוור strucken לא יכול לשכוח את האוצר היקר של איבד את מאור עיניו:
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:فهل هذا هو أعمى لا ننسى strucken الكنز الثمين فقد بصره :
Strucken kör kayıp gözlerinde değerli bir hazine unutmak değildir:私に公平を渡している愛人を表示する、何が彼女の美しさは、メモとして役立つが、蓄え
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekA z nejakého dôvodu sa nedokážem pozerať na jeho smutné oči. Pretože boli časy keď sa usmieval.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekA z nějakého důvodu, nedokážu sledovat ten smutný pohled v jeho očích. Občas se ale dokáže usmát.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekDan unuk berbagai hal, saya bisa lihat kesedihan di matanya. Walaupun kadang-kadang dia juga tersenyum.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekE per qualche motivo, posso vedere la tristezza nei suoi occhi. Ma, ci sono volte in cui sorride.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekÉs valamiért a szomorúságot a tekintetében. De vannak alkalmak, amikor mosolyog...

İlgili Sayfalar