gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Nhưng phước cho mắt các ngươi , vì thấy được ; phước cho tai các ngươi , vì nghe được !
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Nhưng phước cho mắt các ngươi, vì thấy được; phước cho tai các ngươi, vì nghe được!
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Pero ¡bienaventurados vuestros ojos, porque ven; y vuestros oídos, porque oyen
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Υμων δε οι οφθαλμοι ειναι μακαριοι, διοτι βλεπουσι, και τα ωτα σας, διοτι ακουουσιν.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!А вашите очи са блажени, защото виждат, и ушите ви, защото чуват.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ваши же блаженны очи, что видят, и уши ваши, что слышат,
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ваші ж очі блаженні, бо бачать, і уші ваші, бо чують.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!ואתם אשרי עיניכם כי תראינה ואזניכם כי תשמענה׃
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!ولكن طوبى لعيونكم لانها تبصر. ولآذانكم لانها تسمع.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!但 你 們 的 眼 睛 是 有 福 的 、 因 為 看 見 了 你 們 的 耳 朵 也 是 有 福 的 、 因 為 聽 見 了
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!但 你 們 的 眼睛 是 有 福 的 、 因為 看見 了 你 們 的 耳朵 也 是 有 福 的 、 因為 聽見了
Anahtar sözcügünü ardarda 10 defa veya daha fazla söyledikten sonra gözlerini kapat ve sessiz ol.Jak już powtórzyliście frazę około 10 razy, zamknijcie oczy i wyciszcie się.
Ancak bu akşam, onlar çocuklarının gözlerine ilk defa bakarken, hayatları sonsuza dek değişecek.Pero esta noche, cuando miren a los ojos de sus hijos por primera vez, sus vidas cambiarán para siempre.
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Ale wymusić na kimś ludzką transmutację, uwikłać w coś takiego i odebrać mu wzrok...
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Hän kuitenkin pakotti toisen- -joka ajautui tähän ja menetti näkönsä.
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Men att tvinga nån som inte vill- -att genomgå det och bli blind på kuppen...
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Men at tvinge en, der ikke ønsker - - at gennemleve det og bliver blind undervejs ...
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Obligar a alguien que no quiere hacer una transmutación humana y verse envuelto en esto y perder la vista...
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Αλλά αν δεν θέλει κάποιος να κάνει μεταστοιχείωση, να τον αναγκάσεις για κάτι και να του αφαιρεθούν τα μάτια;
Ancak insan dönüşümü yapmak istemeyen birini bu duruma zorlamak ve gözlerini almak...Но заставить кого-то осуществить трансмутацию человека, втянуть его в это, а потом лишить зрения...
-ANNE!!! Sessiz ol! Eğer gözlerin varsa, buna bak!!!!אמא
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Ci z publiczności, którzy wiedzą, mogą przewrócić oczami i powiedzieć: ta, wiem o tym wszystko.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.여러분 중에 이미 아시는 분들은, 눈을 굴리며 말하겠죠, 응. 아주 잘 알지!
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Para quienes en la audiencia lo sepan, abran sus ojos y digan, yep. Ya lo sé.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pentru cei din public care stiu , va dati ochi peste cap si spuneti , da, stiam despre asta.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Per quelli nel pubblico che gia' sanno, alzate pure gli occhi al cielo e dite SI, so gia' tutto.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Persze vannak akik sokatmondóan pillantanak felém, és azt mondják magukban: "Persze, mindent tudok róla."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pour ceux parmi vous qui savent, vous levez les yeux au ciel et vous dîtes : "mouais. Je connais déjà."
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Pro ty z vás v publiku, kdo vědí, koulejí očima a říkají, jasně, tohle znám.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Quem, na audiência, as conhece, pode revirar os olhos e dizer: "Sim. Eu sei tudo acerca disso".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Za tiste v občinstvu, ki jih poznate, zavijte z očmi in si recite, ja. Vem vse o tem.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Zij in het publiek die dit kennen, zijn niet onder de indruk en zeggen 'ja, daar weet ik alles van'.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Όσοι στο κοινό γνωρίζουν, στρίψτε τη μούρη σας και πείτε: "ναι, τα ξέρω όλα".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Онези сред публиката, които знаят, забелват очи и казват - да бе. Всичко знам за нея.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.Те из вас, кто знает, что это, сейчас закатят глаза и подумают: "Да, я все про них знаю".
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.אלה מכם בקהל שיודעים זאת, אתם מגלגלים את העיניים ואומרים, כן, אני יודע הכל על זה.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.بالنسبة لمن يعرفها من الجمهور، قد تقلبون أعينكم وتقولون، نعم. نعرف كل شيء عنها.
Aranızda bunu bilenler gözlerini devirip, "evet bunun hakkında herşeyi biliyorum" diyebilirler.目を回して たまげたと言うでしょう 面が1つしかない 内側が外側な壺です
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Akik fizikusok Önök között, szinte látom a kételkedést a szemükben.. Még egy kis kitartást kérek.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.An die Physiker unter Ihnen, ich höre wie Sie Ihre Augen verdrehen aber haben Sie Geduld mit mir.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Aquellos de ustedes que sean físicos, oigo sus ojos parpadear, pero aguántenme.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Ceux d'entre vous qui sont physiciens, je vous entends lever les yeux au ciel, mais restez avec moi.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Ik hoor de ogen van natuurkundigen onder jullie al rollen, maar heb even geduld.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın. (Kahkaha)Ouço os olhos dos físicos a revirarem, mas mantenham-se comigo.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın. (Kahkaha)Pe cei dintre voi care sunteti fizicieni, parca va vad cum va dati ochii peste cap, dar fiti atenti.(Rasete)
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.여러분 중에 물리학자이신 분들은 눈을 굴리시며
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Per i fisici tra voi, sento che state alzando gli occhi al cielo, ma portate pazienza.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Słyszę jak fizycy wśród was przewracają oczami, ale wytrzymajcie se mną.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Tisti, ki ste fiziki, slišim vaše zavijanje z očmi, ampak potrpite.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Ti z vás, kdo jsou fyzici, asi koulí očima, ale vydržte.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Όσοι από σας είναι Φυσικοί, σας ακούω που στρίβετε τα μούτρα σας, αλλά κάντε υπομονή.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Онези от вас, които са физици - чувам ви как забелвате очи, но останете и потърпете с мен.
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.Физики, я слышу, как вы начинаете закатывать глаза, но оставайтесь с нами!
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.אני שומע את הפיזיקאים שביניכם מגלגלים את עיניהם,
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.الفيزيائيون منكم، أسمعكم تقلّبون أعيّنكم (استنكاراً)،
Aranızdaki fizikçilerin gözlerini devirdiğini duyabiliyorum ama dayanın.ご勘弁ください (笑)
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.A Arlington, en Virginie, il contempla son mur, puis décida d'y aller.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.A Virginia állambeli Arlingtonban szobájának falát bámulva végre elszánta magát.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Dia menatap dinding di Arlington, Virginia, dan memutuskan untuk melakukannya.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Egli fissò il suo muro ad Arlington, Virginia, e decise di farlo.

İlgili Sayfalar