gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Él miraba su pared en Arlington, Virginia, y decidió hacerlo.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Er fixierte seine Bürowand in Arlington, Virginia, und entschloß sich, es zu tun.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Fixase cu privirea peretele lui din Arlington, Virginia, şi s-a decis să o facă.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Han stirrade på sin vägg i Arlington, Virginia, och beslöt sig för att göra det.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Han stirrede på sin væg i Arlington, Virginia, og besluttede at gøre det.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Hij staarde naar de muur van zijn kantoor in Arlington, Virginia, en nam zijn besluit.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.버지니아 알링턴의 자기 사무실 벽을 쳐다보고 있다가 그걸 하기로 결심했습니다.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Olhou fixamente para uma parede em Arlington, Virginia, e decidiu fazê-lo.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Uprene pozeral na stenu v Arlingtone, štát Virgínia, a potom sa rozhodol urobiť to.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Wpatrywał się w ścianę w Arlington, i zdecydował się na coś niewyobrażalnego.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Zíral na zeď v Arlingtonu ve státě Virginia, a rozhodl se to udělat.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Κοιτούσε επίμονα τον τοίχο του στο Άρλινγκτον της Βιρτζίνιας, και αποφάσισε να το κάνει.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Он смотрел на стену своего офиса в Арлингтоне, шт. Вирджиния, и решился.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.Той се взираше в стената в Арлингтън, Вирджиния и реши да го направи.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.הוא בהה בקיר משרדו בארלינגטון שבוירג'יניה, והחליט לפעול.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.لقد اخذ يحدق بحائط مكتبه في أرلينجتون، فيرجينيا، وقرر أن يفعلها.
Arlington, Virginia'da gözlerini duvarına dikti ve yapmaya karar verdi.なんと、彼は隣りのオフィスへ行くというのです
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Bárki, aki le van bénulva, használhatja arra, hogy rajzoljon és kommunikáljon a szemével.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Bất kì ai bị liệt có thể dùng thiết bị này để thực sự vẽ hoặc giao tiếp sử dụng chính đôi mắt của họ.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Chiunque è paralizzato ora ha la possibilità di disegnare e comunicare utilizzando solo i suoi occhi.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Cualquier persona con parálisis hoy tiene acceso a dibujar y comunicarse usando sólo sus ojos.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Enhver der er lammet har nu adgang til faktisk at tegne eller kommunikere ved brug af deres øjne.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Hocikto paralyzovaný teraz môže kresliť alebo komunikovať prostredníctvom svojich očí.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Iedereen die verlamd is, heeft nu de kans om te tekenen of communiceren, enkel met de ogen.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Jeder Gelähmte kann nun tatsächlich allein mit seinen Augen kommunizieren oder zeichnen.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Každý, kdo je ochrnutý, má nyní možnost kreslit či komunikovat pomocí svých očí.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Każdy sparaliżowany ma dostęp by rysować, czy komunikować się za pomocą oczu.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Kdorkoli je paraliziran, lahko zdaj dobesedno riše in se sporazumeva le preko oči.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.마비상태인 그 누구라도 단지 그들의 눈을 이용해서 실제로 그리거나 의사소통할 수 있게 된겁니다.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Orice persoană paralizată poate acum să deseneze sau să comunice doar folosindu-şi ochii.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Qualquer um que esteja paralisado agora tem acesso a realmente desenhar ou comunicar usando apenas os olhos.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Tous ceux qui sont paralysés ont accès au dessin et à la communication en utilisant leurs yeux.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Всеки, който е парализиран вече има достъп действително да рисува или общува само с очите си.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Любой парализованный человек теперь может рисовать или общаться, пользуясь только глазами.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Тепер будь-хто паралізований має можливість малювати чи комунікувати, використовуючи тільки свої очі.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.אין בית-חולים שיוכל לומר "לא". לכל מי שמשותק יש כעת גישה
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.اي شخص مشلول اليوم لديه حق الوصول الى العالم لرسم الواقع أو الاتصال به عبر أعينهم فقط
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.目だけで絵を描いたりコミュニケーションできます (拍手)
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Aber die Zimmer waren dunkler und kleiner. Und die ungeraden Zahlen schauten zu uns.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Ale ve skutečnosti byli jejich pokoje tmavé a malé, a oni také zírali jiným do oken přes ulici.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.De a szobák sötétebbek és kisebbek. A páratlan oldal minket bámult.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.De fapt, camerele lor erau mai mici şi mai întunecate şi ei priveau lung, la rândul lor, peste drum.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Maar in feite waren hun kamers kleiner en donkerder en zij staarden ook naar de overkant van de straat.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Y los de las impares miraban a los de enfrente.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Αλλά στην πραγματικότητα τα δωμάτιά τους ήταν πιο σκοτεινά και μικρά και αυτοί κοιτούσαν επίσης στον δρόμο.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.А всъщност стаите им бяха по-малки и тъмни и те също гледаха към отсрещната страна.
Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü... ...sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler.Но комнаты были темными, квартиры - меньшими. И те, что с нечетной стороны, смотрели на тех, кто жил напротив.
Attım gitti. (Kahkaha) Gözlerinizi açın.Privirea sus.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes hitaasti uudelleen silmänsä ja katseli kärsimättömänä hänen jättimäinen asiakas.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes langzaam heropend zijn ogen en keek ongeduldig op zijn gigantische cliënt.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes počasi ponovno odpre oči in pogledal nestrpno na njegovo velikansko stranko.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes se pomalu otevřel oči a podíval se netrpělivě na jeho obrovský klienta.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.Aussi, il faut que tu souris et que tu ouvres bien grand tes yeux.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.Como si acaba de llegar a usted, y decir 'y' mucho. Además, sonriendo y levantando los ojos es mejor.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.Ngoài ra, mỉm cười và nâng đôi mắt của bạn là tốt hơn.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.Também, sorrindo e levantando os olhos é melhor.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.כמו כן, מחייך והרמת עיניך הן טובות יותר.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.أيضا، يبتسم ورفع عينيك هو أفضل.
Ayrıca, gülümseyerek ve gözlerinizi daha iyidir kaldırma.貴方は正しいです。
Bana baktı, ben de gülümsedim ve sonra gözlerine dolan yaşları gördüm.Er sah mich an und ich lächelte, und dann sah ich Tränen in seinen Augen aufsteigen.

İlgili Sayfalar