gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Ma non ti scusare mai per il modo in cui i tuoi occhi rifiutano di smettere di brillare.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme."Mas nunca peças desculpa "por os teus olhos se recusarem a deixar de brilhar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Nhưng đừng bao giờ xin lỗi cho cách mà mắt con không ngừng sáng lên.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Pero nunca te disculpes por la forma en que tus ojos se niegan dejar de brillar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Tapi jangan pernah meminta maaf karena matamu menolak untuk berhenti bersinar.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Όμως ποτέ μην απολογείσαι για το πώς τα μάτια σου δεν παύουν να λάμπουν.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Але не смій вибачатись, за те, що твої очі відмовляються втрачати свій блиск.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Но никога не се извинявай за начинът, по който очите ти отказват да спрат да блестят.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.Но никогда не извиняйся за то, как беспрестанно светятся твои глаза.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ותמיד התנצלי כאשר את עושה משהו רע. אך לעולם אל תתנצלי על הדרך בה עיניך מסרבות להפסיק לזרוח.
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ولكن لاتعتذري على الاطلاق لانك شغوفة في بشيء ما .. واعينك تلمع من ذلك
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.ㅡ하지만 네 눈에 총기가 흐려지려할 때 그것에 대한 변명은 하지 말았으면 한단다
Ama asla gözlerindeki parıltı sönmek istemediği için özür dileme.目の輝きを失うのを拒むこと あなたの声は小さいけれど 歌うのをやめないで
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Ar înseamnă că nici retina nu captează lumina.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Das bedeutet auch, dass die Netzhaut in euren Augen das Licht auch nicht auffängt.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Eso significaría que la retina del ojo tampoco captaría la luz.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Isso significa que as retinas dos nossos olhos também não estariam a apanhar a luz.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.그러나 그 말은 여러분의 망막도 아무언 빛을 잡지 못한다는 거예요.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Ma questo significa che le retine nei vostri occhi non catturano nemmeno la luce.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Nhưng điều đó cũng có nghĩa là võng mạc của mắt bạn không bắt được ánh sáng.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Oznacza to, że siatkówka oczu także nie łapie światła.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Pourriez-vous voir votre reflet sans un miroir pour arrêter la lumière?
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.To pomeni, da vaša očesna mrežnica tudi ne ujame svetlobe.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.To znamená, že sietnice vo vašich očiach tiež nezachytávajú svetlo.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.А це значить, що сітківка ока також не ловить світло.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.Это означает, что сетчатки ваших глаз тоже не ловят свет.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.אבל זה אומר שהרשתיות בעיניכם לא קולטות אור, גם הן.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.لكن هذا يعني أن الشبكية في عينيك لا تلتقط الضوء أيضاً.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.光を受け取らないことになり きみの脳も
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A nekateri izmed njih reko: Ali ni mogel on, ki je slepemu oči odprl, storiti, da bi tudi ta ne bil umrl?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A niektorí z nich povedali: Či nemohol tento, ktorý otvoril oči slepého, učiniť aj to, aby tento nezomrel?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.A niektórzy z nich mówili: Nie mógłże ten, który otworzył oczy ślepego, uczynić, żeby ten był nie umarł?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.그 중 어떤이는 말하되 소경의 눈을 뜨게 한 이 사람이 그 사람은 죽지 않게 할 수 없었더냐 하더라
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.»Kunde icke han, som öppnade den blindes ögon, ock hava så gjort att denne icke hade dött?»
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Mas alguns deles disseram: Não podia ele, que abriu os olhos ao cego, fazer também que este não morreste?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Men nogen av dem sa: kunde ikke han som har åpnet den blindes øine, også ha gjort at denne ikke var død?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Men nogle af dem sagde: "Kunde ikke han, som åbnede den blindes Øjne, have gjort, at også denne ikke var død?"
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Şi unii din ei au zis: ,,El, care a deschis ochii orbului, nu putea face ca nici omul acesta să nu moară?``
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.А некоторые из них сказали: не мог ли Сей, отверзший очи слепому, сделать, чтобы и этот не умер?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.Деякі ж з них казали: Чи не міг Сей, що відкрив очі слїпому, зробити, щоб і він не вмер ?
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.ומקצתם אמרו הפקח עיני העור הלא יכל לעשות שגם זה לא ימות׃
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.وقال بعض منهم ألم يقدر هذا الذي فتح عيني الاعمى ان يجعل هذا ايضا لا يموت
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.其 中 有 人 說 、 他 既 然 開 了 瞎 子 的 眼 睛 、 豈 不 能 叫 這 人 不 死 麼
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Körün gözlerini açan bu kişi, Lazarın ölümünü de önleyemez miydi?›› dediler.其中 有 人 說 、 他 既然 開 了 瞎子 的 眼睛 、 豈 不 能 叫 這人 不死麼
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Aber selig sind eure Augen, daß sie sehen, und eure Ohren, daß sie hören.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ale oči vaše blahoslavené jsou, že vidí, i uši vaše, že slyší.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ale oczy wasze błogosławione, że widzą, i uszy wasze, że słyszą;
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ale vaše oči sú blahoslavené, že vidia, a vaše uši, že čujú.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!A ti szemeitek pedig boldogok, hogy látnak; és a ti füleitek, hogy hallanak.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Blagor pa vašim očem, da vidijo, in vašim ušesom, da slišijo.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Dar ferice de ochii voştri că văd; şi de urechile voastre că aud!
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Gelukkig hebben jullie ogen die kunnen zien en oren die kunnen horen!
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!그러나 너희 눈은 봄으로 너희 귀는 들음으로 복이 있도다
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Ma beati i vostri occhi perché vedono e i vostri orecchi perché sentono
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Mais heureux sont vos yeux, parce qu`ils voient, et vos oreilles, parce qu`elles entendent!
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Mas bem-aventurados os vossos olhos, porque vêem, e os vossos ouvidos, porque ouvem.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Men saliga äro edra ögon, som se, och edra öron, som höra.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Men salige er eders øine fordi de ser, og eders ører fordi de hører.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Men salige ere eders Øjne, fordi de se, og eders Øren, fordi de høre.
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!Mutta autuaat ovat teidän silmänne, koska ne näkevät, ja teidän korvanne, koska ne kuulevat.

İlgili Sayfalar