gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gözlerinde üçüncü bir perde vardır.Auf seiner Stirn befindet sich ein drittes Auge.
Adını, gözlerini çevreleyen beyaz halkalardan almıştır.Seinen Namen hat er von seinen weißen Flecken rund um die Augen.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.Im Jahr 1900 wurde Hesse wegen seiner Sehschwäche vom Militärdienst befreit.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Beide Bünde hatten zuletzt nur noch aus Erwachsenen (siehe Kreuzpfadfinder) bestanden.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Oedipe selbst sticht sich die Augen aus.
Sloganı "Gözlerinizi ödülden uzak tutun!"'dur.Halte immer genau Ausblick. „Keep your finger out“.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Sie soll dabei die Augen schließen und nicht sprechen.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?) diye bir şarkı söyleyerek bu korkusunu dile getirmiştir.Jch nam in acht ‖ waß die doch sagt; That hin mit augen schlagen.
Gözlerini yum ve beni dinle.Schaut mich an, Schaut mich an.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.Dann werden die Enden durch die so entstandenen Augen gesteckt und dichtgeholt.
Çocuklar içlerinden birisinin gözlerini bağlarlar.Man verband dem Jungen die Augen.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.Hinter den Augen befindet sich eine auffallende Einschnürung.
Çocuğun gözlerini açtılar.Die Augen des Jungen sind geschlossen.
Sizin gözlerinizin önünde şimdi uçacağım.Ihr Auto explodiert vor ihren Augen.
Son restorasyonda gözlerinin ayrıntıları silinmiştir.Die leuchtende Fassung wurde bei der letzten Restaurierung nach Befund erneuert.
Kurbanlarının gözlerini oyuyordu.Ich selbst habe die Opfer gesehen.
Öte yandan sağ taraftaki Auguste Rousselin sola doğru gözlerini dikmiştir.Dabei hat Lavigne ihr Gesicht leicht nach links gedreht.
Gözü kapalı doğan yavrular iki hafta sonra gözlerini açar.Die bei Geburt blinden Jungtiere öffnen ihre Augen nach etwa zwei Wochen.
Kafaları siyah, gözlerinin çevresinde beyaz bir halkaya sahiptirler.Die Männer bedecken mit einem schwarzen Schleier (asenǧed) bis auf die Augenpartie das ganze Gesicht.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Mit den Augen der Liebe.
Ele geçirdiği okçuların parmaklarını kestirip, izcilerin gözlerine mil çektirdi.Von ihm kamen die Befehle an die Daumen, die wiederum die Finger unterrichteten.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Beide können so Blicke in die Welt des jeweils anderen werfen.
Renkleri veya şekilleri ayırt edemeyen farklı gözlerin varlığı.Ihre Facettenaugen vermögen sowohl Formen als auch Farben zu erkennen und zu unterscheiden.
Hafiflik ve barış konumunu hissetmeye başladığınızda sadece gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizi seyredin.Wenn ich die Augen schließe fühle ich deine Liebe und deine Küsse.
5 Mart 1980'de hayata gözlerini yummuştur .Am 5. März wurde sie dort allerdings nur Achte.
Ancak kızları iki yaşında iken 1594'te hayata gözlerini yumdu.Doch das Kind starb schon nach etwa zwei Jahren im Jahr 1594.
Walter koltuğa oturur ve gözlerini kapatır.Eden lässt sich an einen Tisch ketten und die Augen verbinden.
78 yaşında hayata gözlerini yummuştur.Mit seinen 78 Jahren muss er wohl ins Heim?
Bu da büyük olasılıkla, gözlerinin biraz farklı yönlere bakmasına sebep olmuştur.Dadurch betrachtete er seinen Lebensweg mit anderen Augen.
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.Dennoch wirkt er in sich gekehrt, seine Augen werden von seiner Stirn verschattet.
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.Über den Augen und hinter den Ohren befinden sich deutliche weiße Flecken.
Yazar 8 Şubat 1988'de 86 yaşında gözlerini yaşama yumdu.Zuletzt meldete er sich am 20. Juli 1988, im Alter von fast 86 Jahren, zu Wort.
Haberleri duyduğunda gözlerinde yaşlar birikti.Elle fondit en larmes quand elle entendit les nouvelles.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.Maman me regarda avec des larmes dans les yeux.
Bir zamanlar, gece olduğunda merakla gözlerini yıldızlarla dolu gökyüzüne çeviriyordu.Des fois, à la nuit tombée, il levait les yeux vers le ciel étoilé avec curiosité.
Zayıf ışık altında okuma, gözlerin bozulur.Ne lis pas dans une faible lumière, tu t'abîmes les yeux.
Bunu senin gözlerinde görebiliyorum.J'arrive à le voir dans tes yeux.
Kazayı gözlerinle gördün mü?Est-ce que tu as vu l'accident de tes propres yeux ?
Gözlerini kapat oğlum, yakında sakince uyuyacaksın.Ferme les yeux, fils, bientôt tu dormiras tranquillement.
Gözlerini kapattın.Tu as fermé les yeux.
Gözlerinizi kapattınız.Vous avez fermé les yeux.
Gözlerini unutamam.Je ne peux pas oublier tes yeux.
Bence gözlerin çok güzel.Je pense que tes yeux sont très beaux.
Gözleriniz çok güzel.Vos yeux sont très beaux.
Gözlerinizi unutamam.Je ne peux pas oublier vos yeux.
Sonra gözlerini yumarak yüksek sesle üç defa: - La ilahe İllallah, dedi.3 questions leur sont posées : "Qui est ton Seigneur ?
Gözlerinin içi parıldıyordu ve dev bir kedi gibi hırıldıyordu.Ses yeux brillaient ; il semblait ronronner comme un chat géant.
Walter koltuğa oturur ve gözlerini kapatır.Assis sur sa chaise, Alexis ferme les yeux.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Armand rouvrit les yeux.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.En 1900, Hesse fut exempté du service militaire en raison de sa faible vue.
Ancak bir gün Josh sokağın ortasında, Abe'in gözlerinin önünde vurularak öldürülür.Soudain, Josh est abattu devant le magasin sous les yeux de Abe.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .Fermer les yeux et poser ses doigts dessus.
Temmuz 1912 : Monet'in gözlerinde çifte katarakt bulunduğunun teşhis edilmesi.Juillet 1912 : diagnostic d’une double cataracte chez Monet.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Elle semble toujours fermer les yeux.
Gözlerini aç, gelecek senindir.Reprends-les, ils sont à toi.
Gözlerini yum ve beni dinle.Regarde de tous tes yeux, regarde !
Roddenberry 24 Ekim 1991'de, 70 yaşında kalp krizinden hayata gözlerini yummuştur.Roddenberry mourut le 24 octobre 1991 d'une insuffisance cardiaque.
Alt dudağını ileri çıkarmak ve gözlerini (güçlü bir şekilde) döndürmek: İnanmazlık ya da şüphe belirtmektedir.Leur visage ou leur regard est orienté vers le bas, comme pour se repaître des turpitudes qui s'y déroulent.
Renkleri veya şekilleri ayırt edemeyen farklı gözlerin varlığı.L'œil humain permet de distinguer les formes et les couleurs.
Son restorasyonda gözlerinin ayrıntıları silinmiştir.Il perd son œil gauche lors de travaux de rénovation.