gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra aynı kentte, 65 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.Il décède dans la même ville à l'âge de 55 ans.
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?Elles ont pour vertu d'être bon pour les yeux.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.Chez elle triomphe le trompe-l'œil (make-believe).
Kapıdan çıktıklarında, Doc tekrar gözlerini açar; ölmemiştir.Après leur départ, Doc rouvre les yeux.
Kısa süre sonra 1 Aralık'ta Breda yaşama gözlerini yumdu.Toute la journée du 1er mai, elle poursuit ses recherches en vain.
Rem (レム, Remu) Misa’ya Ölüm Defteri’ni ve şinigami gözlerini veren şinigamidir.Rem (レム, Remu?) est le shinigami qui donne son « carnet de Mort » à Misa.
Puccini 1924'te Brüksel'de, gırtlak kanserinin yolaçtığı krizler sonucunda hayata gözlerini yumar.Puccini meurt à Bruxelles en 1924, des suites cardiaques dues à son cancer de la gorge.
İsmini parlak sarı gözlerinden alır.Ils s'en distinguent par leurs yeux jaune doré.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Après avoir dit cela, il fut élevé pendant qu’ils le regardaient, et une nuée le déroba à leurs yeux.
Gözlerinin üzerinden geçen siyah bir çizgi vardır.Une ligne noire traverse l’œil.
Artık kahve içemeyecek, makarna yiyemeyecek..." derken gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar.Ils n'avaient ni café, ni thé, ni alcools d'aucune sorte ». est le compagnon de route toujours présent.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Ses yeux seront grands ouverts pour surveiller ça.
Kuzgun ise ren geyiği yavrularının gözlerini yiyerek dolaylı yoldan öldürür.L'oiseau recherche d'abord la nourriture avec ses yeux.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Des messagers ont dû être envoyés aux deux côtés pour leur expliquer ce qu'il en était.
Gözlerini kapat.Cierra los ojos.
Gözlerini aç.Abre los ojos.
Gözlerini kapatma.No cierres los ojos.
Gözlerini aç lütfen.Abre los ojos, por favor.
Gözlerini açtı.Ella abrió los ojos.
Tom Mary'nin gözlerinde korku gördü.Tom vio miedo en los ojos de Mary.
Tom gözlerini kapadı.Tom cerró sus ojos.
Neden gözleriniz bu kadar büyük?¿Por qué tiene unos ojos tan grandes?
Onun gözlerinden yaşlar süzülüyor.Lágrimas cayeron de sus ojos.
Tom gözlerini kapattı.Tom cerró sus ojos.
Onun gözlerine baktım.Le miré a los ojos.
Gözlerini severim.Me gustan tus ojos.
Onun gözlerini seviyorum.Me encantan sus ojos.
Gözlerini iyi aç.Abra bien sus ojos.
Gözlerini kaçırdı.Ella apartó la mirada.
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerinin içine baktılar.Tom y Mary se miraron a los ojos.
Gözlerin ne renk?¿De qué color tienes los ojos?
Otur ve gözlerini kapat.Siéntate y cierra los ojos.
Tom gözlerini kapayıp müziği dinledi.Tom cerró los ojos y escuchó la música.
Gözlerin yıldızlar gibi.Tus ojos son como estrellas.
O onun gözlerine baktı.Le miró a los ojos.
Doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak için gözlerinin içine baktım.Le miré a los ojos para ver si decía la verdad.
Gözlerini kapatma, üşüyorum.No cierres los ojos, que tengo frío.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noche, sueña con Annabel Lee y ve el brillo de sus ojos en las estrellas.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.David se acuesta a su lado, cierra los ojos y va a «ese lugar donde nacen los sueños».
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.Él dice, «Examiné el ojo de esta isla y lo que vi era hermoso».
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.En los palmares se observa e loro calancate (Aratinga acuticaudata).
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Di a las creyentes que bajen sus miradas y sean castas, y que no muestren de sus adornos más que lo que se ve.
Fakat icadını kendi gözlerinle görememiştir.No sabían reconocerlo solo con sus ojos.
Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular.Los anillos concéntricos blancos y negros que rodean los ojos, acentúan la forma redondeada de su rostro.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.El contacto visual es la situación donde dos individuos se miran uno al otro a los ojos al mismo tiempo.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Usa un especie lentes para tapar a sus ojos.
Bunun yanında gözlerinin yanında bir çift daha boynuzu vardır.El jarrón (kalasha), al cual se le representa con un par de ojos pintados por encima de él.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Los dos ejércitos estaban a la vista el uno del otro, frente a frente.
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.De fuera, pues, sólo se le ve el rostro en el que cada guardián que pasa escupe abundantemente.
Gözlerini yum ve beni dinle.Quiero que me escuchen.
Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti.Gracias y desgracias del ojo del culo.
Gözlerini kapat ve bir şey söyle .ABRE LOS OJOS (Dir.
Craze 8 Aralık 1998 gününde kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Craze murió de un ataque cardiaco el 8 de diciembre de 1998.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Murió de tuberculosis en su tercer viaje a Italia en Selasca.
Hatta gözlerinin pörtlek olduğu bile söylenir.También me fascina cómo están colocados los ojos.
Örneğin Layla gözlerini düzeltti.Ernesto les estrecha las manos.
Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus’un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu.Treinta años después, tuvieron que doblarse a la mirada de Bardi.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Hayatının son yıllarında kör olmuş, gözlerini kaybetmiştir.En los últimos años de su vida perdió la vista y padeció de muchas enfermedades.
Ama ne yazık ki gözlerini şarj etmek için muz yemesi gereklidir ve o muzdan nefret eder!Para recargar sus globos oculares debe comer plátanos, los cuales desgraciadamente odia.